Kariyerimde İz Bırakanlar: Cem Çelebiler

Yıl 1999. Üniversite 3. sınıf bitmiş. Yazın gerçekten staj yapacağım, bilgisayar mühendisliğinde öğrendiklerimi gerçek hayatta uygulayacağım, profesyonel hayatı öğreneceğim bir şirket arıyorum. Internetten bulduğum NetOne (Şimdiki adı Turk.Net) isimli şirkete CV’mi göndermiştim. Görüşmeye çağırdılar. Şirket bir ISP (internet sağlayıcısı), yeri Mecidiyeköy girişinde Ercan Han’da.

Hayatımın ilk profesyonel iş görüşmesi, bir toplantı odasına aldılar. Sarı saçlı biraz kilolu Samuel adında oturaklı bir bey içeri girdi. Şöyle ayaküstü bir tanıştık. Elinde CV’ime bakarak birkaç soru sordu diye hatırlıyorum. Sonra odadan çıktı. İçeri ondan çok daha genç birisi girdi. Kendisini Cem Çelebiler olarak tanıttı. (İçimden herhalde Samuel Bey beni çok tıfıl buldu. Yerine bir çalışanını gönderdi diye düşündüm)

Türkçesi yurtdışından yeni geldiğini gösteren izler taşıyordu. Bir öğrenci CVsi ne kadar dolu olabilirdi ki? Önceki stajda neler yaptığımı sordu. GPS teknolojileriyle uğraştığımı anlattım. Bölümde aldığım dersleri sordu. Data Structures, database systems, yaptığım projeleri, kod yazdığım dilleri konuştuk.

Görüşme bitti, teşekkür ederek biz sana geri dönüş yaparız dedi. Aradan bir zaman geçti, NetOne’dan telefon geldi. Bana iş teklif ediyorlardı. Rakam önemli değildi, yeter ki teknoloji öğreneyim, yazılım yapabileyim. Kabul ettim.

İlk gün şirkete gittim. Bankodaki bayana işe başlamak üzere geldiğimi söyledim. Giriş işlemlerimi bitirdikten sonra Cem Çelebiler’i nerede bulabilirim diye sordum. Bana sol koridoru takip edin, ortadaki odada bulabilirsin diye tarif etti. Koridor boyunca 3 oda vardı. Cem’in odasını buldum. Gayet sıcak karşıladı. Odasındaki beyaz tahtada hemen yaptıkları işi çizerek özetlediğini hatırlıyorum. Odadan çıktım. Kafam biraz karışmıştı, bankodaki bayana Cem Çelebiler’in şirketteki pozisyonu nedir? diye sordum. Kendisi NetOne’ın Genel Müdürü dedi..

Az önce sıradan sayılabilecek odasından çıktığım, masasında isminin dahi yazmadığı, odasının girişinde kocaman genel müdür tabelası olmayan bir Genel Müdür?!

Zamanla öğreniyorum ki Türkiye’nin ilk uydudan araç takip şirketi Satko’nun kurucusu Mehmet Çelebiler’in oğluymuş Cem. Koridorda 3 odada sırayla: Nedim Çelebiler (Satko Gen. Müd) , Cem Çelebiler ve Mehmet Çelebiler (Satko’nun kurucusu) varmış.

Benimle görüşüp odadan çıkan Samuel, Cem Çelebiler’e bağlı bir müdürmüş :) Cem ise şirketin Genel Müdürüymüş. Görüşmede bunu söyleme ihtiyacı hissetmemişti.

Şans bu ya; kariyerimin ilk basamaklarına Türkiye’nin yetiştirdiği, Türkiye’nin teknoloji altyapısına büyük katkıda bulunan bir ailenin şirketinde başladım. Cem Çelebiler de benim ilk patronumdu. Staj bitti, part-time çalışmaya devam ettim NetOne’da. Haftanın 3 günü çalışıyor, aynı zamanda bölümü okuyordum.

Cem Çelebiler’den çok şey öğrendim. Belli başlılarını şöyle sıralayabilirim:

  • Alçak gönüllülük (Ailecek böyle olduklarına şahidim)
  • İşe odaklanma (etraftaki gürültüden etkilenmeden çalışabilme)
  • Zamanı son ana kadar kullanma (Diyelim mesai bitimine yarım saat var. Bir sorun, bu kadar kısa zamanda çözülmez anlayışı yoktu)
  • Yaptığı işi ciddiye alma
  • Çalışanla birlikte oturup başbaşa debug yapmaktan geri durmamak (o zaman 60 kişilik şirketin genel müdürüydü)