Doruklardan düşmek üzerine

“toprak seviklerimizi aldığı için mi böyle güzel kokar

Turgut Uyar”


Gökyüzüne çıkarın beni

Atın oralardan

Hayal etmişliklerimle birlikte

Gökleri göreyim ölmeden önce

Bir kuş nefesinde özgürce


O çaresizlikle

Düşerken uçmayı öğrenirim belki

Belki elektrik tellerine tutunurum

Bir denize bırakırım kendimi

Ayağım suya değer

Ölmekten kurtulurum


Gökyüzüne çıkarın beni

Tomris’in gözlerini görürüm belki

Ve o gözlere bakan sevda(lı)ları


Çocukluğuma giderim bir ihtimal

Zamanla eşdeğer uçamayıp

Geri düşerim

Büyüyüşlerime dokunurum


Öleyazarken ölümden kurtulup

Kaderdi derim

Hep öyle açıklamadı mı yoldan dönenler

Benim için de kuş oldu uçtu derler


Bir ses duyulur sonra

Bir bomba patlar

Bir insan ölür

Tüm insanlık ölür

Kuş oluşuma sevinirim


Bir de şimşek çakar

Yağmuru seven ben

Gelirken çıkardığı sesten ürkerken

Şimşekten düşen güvercini görürüm

O ölü güvercini


İnsan gibi mi ölmeli

Kuş gibi mi

Şimşek daha mı korkunç ki insandan?


Ölmekse sonu her yolun

Ne olarak ölmek niye önemli

Hem insan kuş öldürmedi mi hiç?


Öleceksek eğer

Gökyüzüne çıkarın beni

Ne elektrik tellerine yanaşırım

Ne düşünürüm Tomris’in kimi sevdiğini


Denize düşeyim deyip

Balık olup da yaşama ihtimalinden korkup

Vazgeçerim


Toprak arar gözüm

Toprağa düşmeli insan

Toprağa düşmeli kuş


Ve ne olduğumdan bağımsız

Düşerim yere


Hatırlar mısınız komşu teyzeyi

İki vakte kadar toprağı miras görmüştü bana hani

Görüyorum topraktan yükselirken gökyüzüne

Arkamdan ağlıyor şimdi

Kuş misali erken göçtü diye.

Sahi kuşlar erken mi ölür?

Like what you read? Give Aysegul Kula a round of applause.

From a quick cheer to a standing ovation, clap to show how much you enjoyed this story.