Kim Event’çi olabilir ?


Bu soruyu yanıtlamaya çalışırken önce biraz sektörden bahsedeceğim daha sonra ise detaya inip cevap vermeye çalışacağım. Umarım sizler için de faydalı olur.
Event’in iki çok önemli ayağı vardır. Birincisi saha, ikinci ise planlama.
Maalesef ülkemizde event üzerine akademik eğitim veren bir kurum yok. İlla ki birkaç sertifika programı bulabilirsiniz ancak event öyle 2 gün bir programa katılıp öğrenilebilecek bir şey değil. Dolayısıyla sektöre baktığımızda beyaz yakalı event profesyonellerinin birçoğu part-time işlerden ve saha süpervizörlüğünden gelen kişiler. Örnek olarak kendimi vermem gerekirse 2006 itibariyle part-time işlerde çalışmaya başladım. İnşaat mühendisliği bitirdim ancak event sektöründe çalışmak istediğim için kendime bu mesleği seçtim ve kendimi bu konuda geliştirdim. Bir akademik eğitim programı olmadığı için de sektörde üniversite mezunu olmayan kişiler de fırsat bulup çalışabiliyor, hatta bir handikap olarak kendini part-time işlere çok kaptıran gençler üniversiteyi bir kenara bırakıyor ve eventçi olmaya çalışıyor. Birçok örneğini yakın çevremizde gördük.
Bu sektörde o yüzden hala birçok fırsat var ve donanımlı insan kaynağı maalesef oldukça az. Benim tavsiyem bir gün iyi bir eventçi olmak istiyorsanız şayet mutlaka öğrencilik yıllarında part-time işlerde çalışın. Bu işlerde biraz kendinizi göstermeye başladığınızda size süpervizörlük işleri de gelmeye başlayacak. Süpervizörlük bu işte kendinizi deneyeceğiniz en iyi kademelerden biridir. Süpervizörlük yaparken event yöneticinizle mutlaka sıkı ilişkiler kurun ve onun tecrübelerinden faydalanmaya çalışın. Her şeyi sormayın ancak önemli noktalarda yönlendirmeleri alın ve mutlaka bu yönlendirmeleri uygulayın. Ekibi nasıl motive edeceğinizi düşünün ve herkesin iyi bir şekilde çalıştığından emin olun.
Süpervizörlükte ofis işine en yakın kısım raporlamadır. Event raporlaması diğer pazarlama aktivitelerine baktığınızda biraz daha kolaydır. Eventin eğlenceli ve yüksek katılımlı geçtiğini gösteren fotoğraflar. İçeride bir oyun varsa bu oyunu kaç kişinin oynadığı, promosyon varsa kaç tane dağıtıldığı vs. gibi verebileceğiniz bütün dataları toplayın ve raporlayın. Bu ileride ofiste çalışmaya başladığınızda size güzel alışkanlıklar bırakacaktır.
Ofise geçmeye uygun bir fırsat yakaladığınızda mutlaka bunu değerlendirin. Event sektöründe özellikle dönemsel personel kavramı oldukça yaygındır. Çünkü event sektörünün yoğun olduğu belli sezonlar vardır ve ihtiyaç duyulan insan kaynağı bu dönemlerde dönemsel personellerle karşılanır. Her şirket için diyemem ancak benim gördüğüm sektörde birçok şirket bu şekilde çalışıyor. Proje bazlı personel alımı yapıyorlar.
Eventte ofis demek planlama demek, bütçe demek ve operasyon demek oluyor. Oturduğunuz o masadan sahada binlerce kişiyi kontrol etmeniz demek veya çıkacağınız road showda başınıza gelecek birçok aksaklığı öngörerek bunların önlemlerini almaya başlamanız demek. Yani event aslında öngörü ve planlama işidir diyebilirim. Ne kadar çok şeyi öngörürseniz sahada o kadar çok rahat edersiniz.
Planlama dışında en önemli kısım anlık kriz yönetimleri. Event canlı olarak akan dev bir prodüksiyondur. Film çekimindeki prodüksiyonda her sahneyi onlarca kez çekebilirsiniz ancak sahadaki eventte katılımcının deneyimi her seferinde kusursuz olmalıdır. Bunu sağlamak bence film çekmekten oldukça zordur.
Sene 2016 ve iyi bir eventçi aynı zamanda sosyal medyayı iyi takip eden biri olmalıdır. Eventler ancak sosyal medya aracılığı ile milyonlara ulaşabilir. Bu da aslında eventin çehresini sosyal medyanın yükselişiyle biraz olsun değiştirmiştir. İyi bir event tasarladığınızı sosyal medyada tüketilebilecek bir içerik çıkarıp çıkarmadığını sorgulayarak sonucuna ulaşabilirsiniz.
Ayrıca yazılım ve mekatronikten de anlamalısınız. Burada “anlamalısınız” derken oturup kod yazmaktan veya devreleri birbirine bağlamaktan bahsetmiyorum. En azından yazılım algoritmaları hakkında bilginizin olması ve en azından hangi devrelerin ne işe yarayacağını öğrenmeniz önünüze gelecek mekatronik içeren projelerde yönetme kabiliyetinizi arttıracaktır.
Artık piyasadan da biraz takip ediyorsanız şayet deneyimsel pazarlama biraz daha popüler bir terim haline geldi. Aslında deneyimsel pazarlamanın en büyük ayağını yine event oluşturuyor. Ancak burada interaktif işler ve entegre çözümler devreye giriyor. Yani artık sosyal medyacı da eventi biraz bilmeli, eventçi de sosyal medyayı biraz tanımalı ayrıca eventçinin yaptığı iş sadece standı üretip, bir sunucu koyup ortaya alana gel gel yapmak değil, standı yaşayan bir organizmaya çevirecek nitelikte olmalı.


Bugün bir arkadaşım en yüksek stres seviyesine sahip işler hakkında bir paylaşım yaptı. Event Organizatörlüğü dünyanın en stresli beşinci mesleği olarak listede yer alıyordu. Çok fazla multi tasking yapıp, birden fazla iş kalemiyle aynı anda ilgilenip üstüne üstlük de işinizin içinde insan faktörü de olduğunu düşünürseniz şayet oldukça çok bilinmeyenli bir meslek haline geliyor. Ancak tabii ki bu işi yaparken ulaşacağınız tatminler de bir o kadar işi çekici hale getiriyor.
Bu mesleği profesyonel olarak yapmak istiyorsanız şayet mutlaka sahada deneyimlemenizi ve bunu da yapabiliyorsanız öğrenciyken yapmanızı şiddetle öneririm.