Erkeklere Yer Yok

Ekran görüntüsü: Netflix.

“Ölümümü gördüm, böyle değil.”

Godless, dizi ve film izleme ivmesini kaybeden ben için 2017'nin en güzel sürprizi oldu. Daha önce Hell On Wheels, Deadwood gibi Western olarak sınıflandırılabilecek alternatif dizileri sevdiğim için Godless benim için güzel bir hediyeydi.

Netflix’in bu mini-dizi projesi, daha sonra bahsedeceğim La Belle kasabasının hikayesini anlatmakta.

Roy Goode ve Frank Griffin. Fotoğraf: imdb.com

Amerikan iç savaşından sonra New Mexico tarafındaki ufak kasabalarda geçen hikayede, Frank Griffin isimli bir çete liderinin yaşantısı mini-dizinin odaklandığı ana hikayelerden birisi. Frank Griffin ve yaklaşık 30 atlı adamı çeşitli haydutluklar yaparak bölgede ün sahibi olmuşlardır.

Frank Griffin, ailesini Batı’ya göç ederken kaybetmiş bir çocuk. Sonradan öğrendiğimize göre sert bir Mormon tarafından yetiştirilmiş biri ki bu onu en nihayetinde “ahlaki sınırları” kendisinin belirlediği ilkeli bir hayduta dönüştürmüş.

Jeff Daniels etkisi

The Newsroom’da başrol olarak haber sunan Jeff Daniels, Godless’ta ana karakterlerden biri olan Frank Giffin’e hayat veriyor. Griffin karakteri tıpkı The Nesroom’un Will McAvoy’u gibi konuşuyor. Ayrıca bu konuşma sırasında da aynı şekilde bir mimiksizlik durumu söz konusu.

İki karakter arasındaki bariz fark ise Griffin karakterinin, Mormon prototipine de uygun olarak tüm yüzü kaplayan uzunca bir sakala sahip olması.

Frank Griffin Fotoğraf: imdb.com

Film, Griffin ve adamlarının bir cerrahı gece yarısında muayenehanesini “ziyaret” etmesiyle başlıyor. Kolunun kesilmesini talep eden Griffin, yediği kurşunun etkisiyle sol kolunu acayip bir soğukkanlılıkla kestiriyor.

Jeff Daniels’ın serin kanlı, kolay tepki vermeyen, verdiğindeyse hakkını tam anlamıyla veren bir karakteri canlandırıyor olması, dizinin atmosferine çok yakışmış.

Griffin karakteri, ölümle her burun buruna girişinde, ölümünü gördüğünü ölümünün o kişinin elinden olmadığını söylemekte. O da final için giderek büyüyen bir gizemi peşinden sürüklemekte.

Kızılderililerle birlikte yaşayan kızıl kadın

La Belle kasabasının dışında bir çiftlikte Kızılderili Iyovi ve kendi oğlu Truckee ile yaşayan Alice Fletcher da çeşitli gizemlere sahip bir karakter. Zaten her şey Roy Goode’un yaralı bir halde at üstünde kapısının önüne gelmesiyle başlıyor.

Duygusal olarak Şerif McNue ve Roy arasında kalan, bir sürü ata sahip olan ve kasabadaki kadınlar tarafından dışlanan güçlü bir karakter olan Alice’in amacının ne olduğu belirsiz. Bir Boston’a gitme safsatası olsa da aradığı çok daha farklı bir şey var gibi hissediriyor.

Alice Fletcher. Ekran Görüntüsü: Netflix

Alice karakteri, çiftlik arazisinde sürekli kuyu kazan, atları yetiştirmeyi düşünen biri. Bu şekilde düşünüldüğünde o çiftlikte ömrünü geçirmeye yönelik hareketler sergilemektedir ve belki de kendi bile başka bir yere gideceğine inanmamaktadır.

Yeteneklerini kaybeden “kör” Şerif

Şerif Bill McNue kasabada sürekli hakaretlere uğrayan, kasaba ahalisin eylemleriyle dışlanan biri. Kötü uğur getirdiği söylenen Alice ile süregelen örtük ilişkisi kasabanın kadınları tarafından dışlanmasının ana nedenlerinden biri olarak yorumlanabilir.

Şerif Bill McLue. Fotoğraf: imdb.com

Bill McNue eski bir dostunun isteğiyle Frank Griffin’in peşine düşer ve bu arayışında körlüğünü giderecek bir gözlüğe de kavuşur.

Vahşi Batı’da duygusal ilişki karmaşası

Erkek yoğunluğunun hayli düştüğü La Belle’de, eski bir fahişe olan ve bizim gördüğümüz zaman diliminde çocuklar için öğretmenlik yapan Callie ve Şerif McNue’nun kardeşi Mary-Agnes arasında lezbiyen-duygusal bir ilişki vardır. Dominant bir karakter olan Mary-Agnes ile Magdelena’nın “eski şırfıntısı” Callie’nin gelecek için planlar yaptığına şahit oluyoruz.

Callie Dunne’dan bir söz. Ekran Görüntüsü: Netflix.

Bir ilginç ilişki de, Şerif Yardımcısı Whitey Winn ile La Belle’nin yakınındaki siyahi kampı Blackdom’da yaşayan Louise arasında “keman dersi” bahanesiyle süren bir ilişki vardır. La Belle ahalisi bu ilişkiden haberdar değilken cesaretli Whitey’e siyahi Blackdom ahalisi pek de iyi gözle bakmamaktadır.

Diğer karakterler

Kasabada, kocasından kaçan ve onun tuttuğu bir dedektifin bir fotoğrafla kendisine aşık olduğu çekici bir Alman kadın, eski belediye reisinin otel sahibi dul eşi, barda takılan birkaç erkek. Tüm bunlar içinde Grigg isimli başka bir kasabada konuşlu gazeteci belki de en ilginç olanı.

Şöyle ki; Grigg, Bay Griffin tarafından ziyaret edilip onun dikte ettiği bir röportajı yayımlar. Ardından ise, ziyaret ettiği kasabada Bay Ward olarak bilinen, Roy’un gerçek adını tahmin eder.

Basın: Abartmayı sever

Ardından, Grigg, kasabanın sadece kadınlardan oluştuğunu, Roy Goode’u kasabada barındırdıklarını, birçok gerçeği de çarpıtarak ve abartarak yayımlar.

Griffin ve adamları artık kasabaya doğru yol almaktadır. Sadece kadınlardan oluşan bir kasabayı hedef olarak Griffin’e gösteren Grigg, daha sonra büyük çatışmaya tanık olabilmek için La Belle’e döner.

Ana hikaye: Goode-Griffin çatışması

Kendine göre ahlaki ilkeler belirleyen ve bu yönde yaşamaya devam eden, iyi kitap okumuş ve etrafındakilere vaazlar veren bir karakter olarak görünüyor. Goode’u da esasında, yalnız ve kendine yetemeyen bir çocukken bulan, ve kendi oğlu gibi çetesinin içinde yetiştiren Griffin’di.

Roy Goode. Fotoğraf: imdb.com

Aralarında çıkan çatışma sonrasında, -bir tür iktidar ve kuşak çatışması- Griffin’i bir baskın sırasında yakalayıp tüm ganimeti alan Goode, bir çatışmada tüfeğinin şansından yararlanıyor.

Bu yararlanma sonrasında kolundan yaralanan Griffin ise ekibini geri çekiyor. Kaçan Goode ise kendini Alice’in çiftliğinde vurularak buluyor.

Ardından ise, Griffin ve adamları girdikleri Creede isimli kasabada, yaşayan her şeyi öldürüp, Roy Goode’a ekmek veren herkesi mahvedeceklerini duyuruyor.

Kanunsuzluk Atmosferi

“Vahşi Batı”, kanun adamlarının tam sözünün geçmemesi, ordunun tehlikeli kasabalardan genelde uzak durması gibi etkenler, kasabalarda gücü ele geçirenlerin istediğini yaptığı bir ortamı gözler önüne seriyor. Günümüzde tüm popüler western anlatılarında bu durum bizlere böyle aksettiriliyor.

Alice Fletcher. Ekran görüntüsü: Netflix

Nihayetinde Godless da ismiyle müsemma -Allahsızlar-, kanun tanımaz hatta kuralları kendi koyar bir zihniyeti temsil etmekte. Griffin ve adamları, kötülükte sınır tanımayabilecek, adaleti kendi sağlamaya çalışacak ve karşısındakine ne olursa olsun boyun eğmeyecek bir karaktere sahip. Sonuçta Griffin ölümünü gördüğünü iddia eden ve o anı hissedebileceğini düşünen bir cesaret timsali.

Açgözlü gümüşçüler

Kasabadaki kadınların erkek düşkünlüğü, havaya uçan kasaba madeninin tekrar satışı. Büyük marka Quicksilver’ın buna talip olup kasabaya erkek gönderme vaadi.

Tüm dengeleri bozan bir mevzu da bu. Kasabada kadınlar öyle ya da böyle bir iktidar sağlamıştır ama erkek varlığının olmaması kasabadaki kadınların çoğunu rahatsız etmektedir.

Callie Dunne’dan bir replik. Ekran görüntüsü: Netflix.

Nihayetinde, işi gücü fingirdeşmek olan yarım düzine adam, Griffin’in ayak seslerini duyunca topuklamayı seçiyor. Hem de hırsızlıkla beraber. Hayvan hırsızlığı o dönem o coğrafya için insanı ipe götürebilecek bir suç.

Feminen iktidarın merkezi: La Belle

Kasaba La Belle, sadece kadınların yaşadığı, -erkekler var ancak hem sayıları az hem de iktidarları-, Feminen bir iktidarın kurulduğu ancak bundan çok hazzedilmeyen bir ortam.

Patlama sonucu havaya uçan madende yaşamını yitiren 83 La Belle madencisi. Bu acıyı yaşayan kadınların bir şekilde hayatlarına devam ediyor oluşu hayli ilginç. Bugünden bakıldığında, “Vahşi Batı” gibi tartışmasız dominant bir şekilde maskülen bir alanın kadınlar tarafından işgali kulağa ve izlerken gözlere hayli ilginç geliyor.

Godless’ın tanıtım videosu

Kasabadaki kadınlar ve kasaba dışında yaşayan Alice ve Iyovy’nin ve hatta Roy’un anneliğini yapan rahibe Lucy’nin de gayet “maskülen”, yani erkeklerin yaptığı işleri de çekinmeden yapabilen karakterler olduğunu izlerken fark ediyoruz.

Vahşi Batı’da sadece cinsel ilişki ve ev işleri ile bazen de figüran olarak kullanılan kadınlar, Godless’ta ilginç ve gerçekçi bir biçimde ayaklarının üzerinde durmayı deniyor.

Demirden ve tuğladan yapılmış cehennem

Blackdom’da kısa bir mola yani büyükçe bir çatışma yaşayan Griffin ve adamları, yönünü La Belle’e çevirir.

Şerif McLue dışarıda, Roy ise çoktan California yönüne yol almaktadır. Whitey ve cesur kadınlar, Griffin ve 30 azılı atlı adamına karşı koyacaktır.

Godless’ın bir başka tanıtımı

Vardıkları karar neticesinde çatışmayı dar bir alana sıkıştırmak, yanmayacak bir binaya yani La Belle’deki demir ve tuğladan yapılma otele taşırlar. Her kadın bir pencere, ellerinde silahlar ve çatışma başlar.

Cehennem içinde ateş etmeyen çatışmayan ama oradan da ayrılmayan Griffin’i Şerif ve Roy’un çatışmaya katışması rahatsız eder. Çok fazla kayıp yanan binalar ve kalan birkaç sağ.

İki iyi nişancı La Belle’de otel üstünde Griffin çetesini bekliyor. Fotoğraf: imdb.com

Küçük bir hesaplaşma, öngörülemeyen gelecek ve Vahşi Batı’nın ilginç gerçeği. İyiler de bazen kazanır. Tanrının varlığını unutanların çoğunlukta olduğu bir yerde bile.