Kelebek Etkisi

Sosyal medyada, özellikle çok takipçisi olan hesapların nefret dolu/olumsuz/hakaret içerikli yorumlara maruz kaldığını ve hatta bu durumu hukuksal boyutlara taşıdıklarını biliyoruz. Peki, ruh sağlığı yerinde olan ve hayatında sahip olduğu şeylerle mutlu olmayı öğrenmiş bir birey neden tanımadığı birine sanal bir ekran üzerinden hakaret içerikli yorumlar yapar? Neden bu kadar nefret doluyuz? Ben bu soruların cevabını veremiyorum. Oysa, birini mutlu etmek o kadar kolay ki. Adeta bir kelebek etkisi gibi, nasıl bir güzellikler zincirine dahil olacağınızı tahmin bile edemezsiniz. Tanımadığınız birine yazdığınız tek bir güzel cümlenin hem onun gününü, hem sizin gününüzü güzelleştirdiğini hissedebilmeniz ve yüzünüzde/karşı tarafın yüzünde bir tebessüme sebep olabilmeniz paha biçilemez bir duygu. Yeterince olumsuzluk ve sevgisizlik var gerçek dünyada, sen kendi dünyanda buna izin verme. Mutlu etmek ve mutlu olmak inan bana sandığın gibi, metalarla ya da eşyalara sahip olmakla, mutluluğu kafaya takmakla ya da onu arayıp durmakla olmuyor. Sadece tanımadığın birini mutlu et bugün, içinden geldiği için ona güzel bir cümle yaz. O sanal ekrana bir kez gülümseyerek bakan bir insan olmasını sağla. İnsanları tanımadan ne kadar da sevebileceğini göster kendine. Başkalarına da bu dünyada hala sevgi olduğunu, karşılıksız ve ön yargısız birbirini sevebilen insanlar olduğunu göster.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.