Pep-Terim Sentezi

Zaman zaman yerli hocaları neden hiç kendilerini geliştirmedikleri konusunda eleştiririz.Avrupa arenasında hezimete uğramalarına rağmen ülke içinde kazanmak onlara yeter kimi zaman.
Peki çoğu konuda karşımıza çıkan “doğu-batı sentezi” neden futbolda da olmasın.
Evet bunu son dönemlerde Abdullah Avcı Başakşehir ile yaptı,Aykut Kocaman’ın oyun tarzı Simeone ile benzetildi,Erol Bulut ve Okan Buruk için geleceğin yerli yıldız hocaları diye sık sık dile getirildi.
Peki yıllar önce şimdiki gegenpressing tipinde daha prototipi diyebileceğimiz bir oyun oynatan hatta belkide bu sayede İtalya yolunu tutan bir isim ‘Fatih Terim’ neden bu yeniliklere ayak uydurmasın.
Üstelik elinde belkide hiç aklına gelmediği bir imkan varken.
Bugün Galatasaray için başlıca sorun beklerin temposuzluğu,topu hantal kullanan bir orta saha yapısı ve Babel dışında bir hücum düşüncesinin olmayışı desek yanlış olmaz herhalde.
O zaman daha geçen seneye kadar stoperlerinin ayağı pek düzgün olmadığı için bekleri üzerinden oyun kuran ve temposu düşsede tekniği,pas becerisi ve belki de hali hazırda bir savunma gücü olan bu bekler ile neden bir Pep oyunu oynanmasın!

Hücumda bekleri oraya göndermeye çalışmak Nagatomo ve Mariano bu kadar tempo sorunu yaşarken oldukça güç.Bunun yerine dripling kabiliyeti olan bir Feghouli ve Lemina hatta bu sezon orta bölgede fark yaratarak dikkatleri üstüne çeken Ömer Bayram belki fizik gücünü kendi seviyesine çekebilirse Seri orta sahadan hücuma katılıp ön tarafı çoğaltabilirler.Arkalarında emniyet sibobu görevi görecek olan iki bek hem pas kalitesi konusunda iyi bir tercih olacak hem de geriye dönüşlerde 60 m. koşmak zorunda kalmayacaklar.
Kenarlarda topu tutabilecek ve gol katkısı yüksek bir Babel ve düşük tempolu pas oyununda kontra tehdidi olabilecek bir Emre Mor(Mental açıdan düzelmiş olarak tabi) fiziksel bir düşüş yaşamış ve şu anlık ‘müzmin sakat’ olarak görülen Falcao iyi bir alan açıcı ve her zaman stoperler için bir tehdit olarak büyük fayda sağlayabilir.
Gelelim Savunmaya!!

Hali hazırda Galatasaray hücumlarının %41 gibi büyük bir bölümü sol kanattan gerçekleşiyor.Babel üzerine kurulu bir oyunu değiştirmek için aceleci davranmak daha kötü sonuçlara da yol açabilir.Defans kurgusunda daha çok 4–4–2 diamond gibi görünmek,kontra şanslarında ilk pası tutabilecek bir Falcao(ya da Andone) ve tek pasıyla pozisyona girebilecek bir Emre Mor arkalarında bu üçlü içinde belki de ayağı ve oyun görüşü en iyi olan isim Babel ile geçiş oyunlarında büyük avantaj sağlayabilir.Yanı sıra iki stoperin arasına girebilecek ve bu tip takımların yegane sorunlarından biri olan hava toplarında avantaj sağlayabilecek bir Nzonzi geriden çıkışlarda büyük rol oynayacaktır.
Erol Bulut gibi -ki şuan takımı lig lideri- orta alan presi uygulayan,oyunun %45 gibi koca bir bölümünü ikinci alanda geçiren,stoperlere değil daha çok defansın önündeki orta sahalara baskı yapan takımlara karşı ise hücuma çıkışın bir diğer adresi driplingci orta sahalar!!
— Driplingci orta sahalar üzerine olan yazıma buradan ulaşabilirsiniz —
Bu sezonun en çok fark yaratan isimlerinden olan Ömer şuan ki sistemde bunu yapan tek isim.Lakin Terim istediği taktirde Feghouli,Seri ve Lemina’dan da bu veri çok net alabilir.
Herkes Bir Yana O Ne Olacak
Evet tabi ki Belhanda’dan bahsediyorum.
Onun için driplingci bir orta saha diyemezsiniz belki,Nzonzi ile dönüşümlü oynar dersek de fazla abartmış oluruz gibi.
O zaman geçen sezon takım için katalizör görevi gören,iki ceza sahası arasında oyunu yönlendirmek için mekik dokuyan,mental sorunları ile sürekli gündeme gelen..
Yani iyi veya kötü ama artık onun geleceğinin takımla uyuşmadığı bir durumda ve Belhanda devre arası gitmesi gereken ilk isim.
