Google Algoritması Nedir?

Bambi
Bambi
Nov 25, 2019 · 4 min read

Adından sıkça söz edilen ve dijital dünyada belki de hakkında en fazla şehir efsanesinin bulunduğu konuların odağında yer alan meşhur Google Algoritması, SEO ile amatör yahut profesyonel olarak ilgilenen herkesin dilinde olan kavramların başında yer alıyor. Penguen 2.1 güncellemesinin ardından adından daha da sık söz edilen Google algoritması, web sitelerinin Google Arama Motoru üzerinden yapılan aramalarda hangi sırada yer alacağını yani bir nevi dijital dünyadaki kaderini belirliyor. Her güncelleme algoritmada farklı alanlarda kapsamlı veya küçük yenilikleri de beraberinde getirdiğinden, Google’ın algoritma güncellemesine gitmesi web sitelerinin arama sonuçlarındaki sıralarının da ciddi biçimde değişmesine neden olabiliyor. Nitekim son algoritma güncellemesi öncesinde hedeflediği kelimelerde tatmin edici sıralamalarda yer alan çoğu web sitesi, Penguen 2.1 algoritmasıyla birlikte onlarca sayfa düştü. Madalyonun diğer tarafında ise istediği kelimelerde yapılan Google sorgularında kendine ancak üçüncü sayfa sonrasında yer bulabilen web siteleri yer alıyor ki, bu sitelerin de bazıları güncelleme sonrasında hızlı bir yükselişle hayalini kurduğu ilk sayfaya yerleşti. Yani kısacası her yeni algoritma güncellemesi, bir önceki dönemde SEO çalışmalarının merkezinde yer alan unsurların önemini ve içeriğini değiştirir. Bunun webmasterlar, firma sahipleri ve tüm dijital pazarlamacılar açısından önem arz eden kısmı ise güncelin takip edilmesinin ve “değişim bir parçası olmanın” bir zorunluluk olduğudur. Değişime ayak uydurmayan web siteleri zaten takip edilmesi zor bir hızla değişim geçiren dijital dünyada “çağdışı” kalarak, SEO ile hayal ettiği başarıyı asla yakalayamayacaktır. Peki, algoritma dendiğinde tam olarak ne anlaşılması gerekiyor?

Kompleks Yapısıyla Google Algoritması

Yüzlerce sayfa ve on binlerce satır uzunluğundaki dev bir matematik formülünün zihinlerde belirlemesine neden olan “Google Algoritması” terimi, ilk bakışta matematik biliminin en uç noktasında yer alan bir formül gibi görünür. Ancak aslında algoritma denilen, Google tarafından tamamen kendi istediği zamanlarda “belirli bir bölümü açıklanan” tek parça kod dizinlerinden başka bir şey değildir. Tüm yapının bütün kodlarının açıklanması gibi bir durum söz konusu olmadığı gibi, dünyanın en büyük firmalarından olan Google’ın kendi bünyesinde çalışanlar dahi bu dev projede sadece “kendi departmanını ilgilendiren” bölümler hakkında bilgi sahibidir. Yani bir başka değişle, Google’ın kendi içindeki uzmanların dahi büyük bir bölümü bu muazzam derece kompleks yapının tamamıyla ilgili bilgi sahibi değildir. Bu sebeple bazılarının zannettiği gibi matematiksel bir ifadede yer alan çarpanların öğrenilmesi ve bu nihai değeri arttıran çarpan elemanlarının daha yüksek değerler almasını sağlayacak mucizevi SEO yöntemleri bulunmamaktadır. Nitekim Penguen 2.1 güncellemesi ardından SEO forumlarında ve büyük oranda SEO odaklı Google Plus topluluklarında binlerce uzman, yeni güncellemeyle nelerin değiştiğiyle ilgili hiçbir fikrinin olmadığını ifade etti. Geçen zamanla birlikte yapılan SEO çalışmalarının etkinliğinin ölçülmesi ve şüphesiz ünlü Matt Cutts gibi kişilerin açıklamalarını referans alarak algoritma güncellemesinin perde arkası “yavaş yavaş” öğreniliyor.

Google Algoritmasının Çalışma Mantığı

Bu bahsi geçen algoritmanın çalışma mantığında “çok yalın ve mümkün olduğunca kısa” bir biçimde bahsetmek gerekirse; web sitelerinin indexinin alınması ile birlikte tüm internetin bir veri girdisine (data input) dönüştürülmesi sonrasında tüm bu girdi algoritmanın ellerine teslim ediliyor ve algoritmada üzerine düşeni yaparak bu veriyi işliyor. Web sitelerinin index bilgilerini bir veri girdisi olarak yorumlayan algoritma ise arama motoru sonuçlarını meydana getiren veri çıktıları (data output) oluşturuyor. Bu bağlamda arama sonuçlarının yapılandırılmasına algoritmanın veri girdileri olarak değerlendirdiği site indexleri çok ama çok büyük bir önem arz ediyor. Bu veri girdilerini algoritmanın kavramsal olarak nasıl değerlendirdiği ve hangi matematik esaslarına dayanarak ne biçimde yorumladığı ise çok fazla kişinin bilmediği bir konu olmaya devam ediyor. Zaten teknik anlamda tüm bu kompleks sürecin madde madde ve detaylı bir ifadeyle açıklanması için değil bir makale, oldukça kalın “birkaç ciltlik” kitap yazılması gerekir. Dijital dünyadaki tüm web sitelerinden gelen yüz milyarlarca veri paketinin algoritma tarafından işlenerek veri çıktısına yani arama sonuçlarına dönüştürülmesi içinse son derece gelişmiş bir altyapı gerekiyor. Zaten Google onlarca devasa veri merkezi kurmasına karşın durmaksızın bu merkezlere yenilerini ekliyor. Dünya üzerindeki en gelişmiş fiber optik altyapı ağına sahip olan bu veri merkezleri, küçük bir kasaba görünümüyle oldukça geniş bir alan işgal ediyor. Tüm internete ve birbirine Google teknolojisinin ulaştığı son nokta olarak ifade edilen bu kompleks fiber optik ağla bağlanan veri merkezleri, veri girdilerinin mümkün olan en hızlı şekilde işlenmesi için durmaksızın çalışıyor. Algoritmanın veri paketlerini işlerken değerlendirdiği faktörler ise onlarca farklı unsura dayalı…

Algoritmanın Web Sitelerini Değerlendirmesi

Google’ın bu kavraması dahi son derece güç olan kompleks sistemi, web sitelerini onlarca farklı unsura bakarak değerlendiriyor. Web sitesinin teknik altyapısı, tasarımı, link inşası, sosyal medyadaki etkinliği, internet kullanıcılarının siteyle etkileşimi, Google+ hesapları üzerindeki etkinlik, sitenin aldığı güvenlik önemleri, içerik yayıncısının güvenilirliği, yayınlanan içeriğin niteliği ve daha da onlarca farklı unsur tüm bu veri çıktısının inşa edilmesine etki ediyor. Algoritma güncellemeleri ile bu etken unsurların arasına yenileri dahil olabilirken, mevcut etken faktörlerin önem derecesi de çok büyük oranda değişebiliyor. Bunun için geçmişte SEO çalışmalarında tek bir yöne odaklanan web siteleri, tek bir algoritma güncellemesinin ardından bu unsurun arama sonuçlarının iyileştirilmesindeki etkinliğinin düşmesi ile birlikte adeta tepetaklak olabiliyor. Örneğin; geçmişte neredeyse tüm webmasterların SEO çalışmalarının odağına koyduğu backlinkler, tek bir algoritma güncellemesi ile birlikte “SEO mantığının büyük değişim geçirmesiyle birlikte” web sitesine yarardan çok zarar verebiliyor. Page Rank takıntılı webmasterların suni yollardan link almaya olan düşkünlüğü dahi tek bir algoritma güncellemesi ile başlarına bela olabiliyor. Bu tür durumlarda Google aramalarında istediği kelimelerin ilk sayfada yer alan web siteleri bir gün içerisinde “ilk 50 sayfada” dahi bulunamayabiliyor. Yani kısacası web sitesinin Google sıralamalarındaki yerinde yeller esiyor…

Google Önderliğindeki Dijital Değişim

İnternet dünyasının açık ara tekeli haline gelen Google’ın sürekli olarak güncellemeye gitmesi, SEO çalışmalarıyla Google Arama Motorunda yüksek sıralarda yer almak isteyen herkesin güncel gelişmeleri mümkün olduğunca yakından takip etmesini gerektiriyor. Google’ın algoritma güncellemesine yılda birkaç defa gittiği kendini “SEO uzmanı” olarak nitelendirilenlerin dahi kesin olduğunu zannettiği bir bilgi olsa da, aslında Google algoritmasını sürekli güncelliyor. Öyle ki, bizzat Google tarafından yapılan açıklama ile 2012 yılında algoritmanın 665 kez güncellendiği görülüyor. Küçük yekpare kod dizinlerinde yapılan değişimlerden blok halinde yapılan kod güncellemelerine Google, aslında çoğu insan farkında olmasa da algoritmasını durmaksızın güncellemeye devam ediyor. Değişmeyen tek şeyin sadece ve sadece “değişimin kendisi” olduğu, söz konusu dijital dünya olduğunda da geçerliliğini koruyor…

Kaynak: https://med.gen.tr/google-algoritmalari-onceden-tahmin-edilebilir-mi/

    Bambi

    Written by

    Bambi

    Welcome to a place where words matter. On Medium, smart voices and original ideas take center stage - with no ads in sight. Watch
    Follow all the topics you care about, and we’ll deliver the best stories for you to your homepage and inbox. Explore
    Get unlimited access to the best stories on Medium — and support writers while you’re at it. Just $5/month. Upgrade