50'sinden Sonra….

Sosyal medya canavarıysanız, karşınıza sık sık çıkmıştır. 50’sinden sonra yapmanız gerekenler, keşke 20 yaşındayken bilseydimler, 40 yaş ve getirdikleri, 30’undan sonra biz, vs., vs. Bir sürü makale. Ne yapmamız gerektiği, o yaşın getirdikleri, artık farkına varmamız gerekenler.

Bazen düşünüyorum. Neden kendimizi yaşlarla, yıllarla kısıtlıyoruz?

20 yaşındayken olgun olamaz mıyız?

30’unda ne istediğimizi bilmemiz mi gerekiyor illaki?

Ya da 70 yaşına yaklaşırken mutlu, canlı ve sportif olmamız yakışıksız mı kaçar? Renkli giyinemez miyiz?

— — — — — –

Doğru yılların getirdiği bazı tecrübeler var. Her dönemin başka başka sorunları, neşeleri, hedefleri, hayalleri var.

İlk 30 sene çevreminizin ne düşündüğü ile çok ilgiliyiz mesela.

Mezun olmak,

Doğru insanı seçmek,

İyi bir işe girmek,

Aile kurmak,

Tüm bunları yaparken de hayallerinin peşinden gitmek….

Çevremde çizilmiş sınırların dışına çıkmış insanlarım var.

Çalışmamayı seçen, evlenmeyen, 20 sene sonra boşanan, seyahet eden, uluslararası kariyerini bırakıp kurabiye yapan, ya da yoğa eğitmeni olan, hiç çocuk sahibi olmayan, kendini dansa veren, aldığı yüksek maaşları bir kalemde kenara iten, Bodrum’a yerleşen…..

Kızım 16 yaşında. Ne olmak istediği ile ilgili kafası karışık. Önümüzdeki sene gireceği bölümü seçmesi lazım.

Ben İşletme okudum. 35’inden sonra da Teknoloji masterı yaptım. Şimdi de yazıyorum. Babası Endüstri Mühendisi ama ticaret yapıyor.

Kafasının karışık olması normal değil mi?

Hayalimiz nedir? Ne olmak istiyoruz? Seçtiğimiz, olmak istediğimiz şeyi okuyarak öğrenebiliyor muyuz?

Çevremiz bu konuda bizi nasıl etkiliyor? Neleri alkışlıyorlar, nelere burun kıvırıyorlar?

Benim zamanımda sinema ya da tiyatroyla ilgilenmek alkışlanmazdı mesela. Şimdi bakıyorum, televizyonda gencecik yaşında tonla para kazanan yıldızlar var.

Sevdiğin işi yap ki, hayat boyu çalışmayasın.

demişler.

Peki sevdiğimiz iş ne? 17 yaşında sevdiğimizi, 20, 30 hatta 40 yaşında da severek yapabilecek miyiz?

17 yaşındaki benle, 30’undaki ben aynı kişi mi?

Aile, arkadaşlar, akrabalar seçimlerimizde ne kadar etkili?

Biz aslında ne istiyoruz?

Son dönem moda kitaplar, Beynin Gücü, Bilinçaltının Etkisi, Ne istersen Yapabilirsin, İçimizdeki Güç, vs. vs.

Her taraftan ne istersek onu olabileceğimizi fısıldayan sesler.

Bir yandan da mahalle baskısı:

“Aaa, arkadaşın ne güzel bir iş yapıyor; çok da yükseldi.”

“Bilmem kimin torunu da Genetik Mühendisliği okuyor, hemen iş buldu.”

“Keşke boşanmasaydın ortada düzgün adam yok.”

“Neden işini bıraktın? Ne güzel garantili para. O kadar da emek vermiştin.”

“Biliyor musun, komşum bir yılda tam 24 kilo verdi” vs. vs.

Ne zaman kendi isteklerimizi yapacağız?

Ne zaman başkalarının bizi etiketlemelerine izin vermeyeceğiz?

Ne zaman istediğimizi yeyip, istediğimizi giyip, istediğimiz gibi yaşayacağız?

Ne zaman kimseyi takmadan hayallerimizin peşinde gideceğiz?

Ne zaman sadece para, mevki peşinde koşmak yerine, işe yarar, üretici bir iş yapacağız?

Ne zaman sadece ayaklarımızı uzatıp dinlenebileceğiz?

Ne zaman yaş, yıl, ortam baskısına kapılmadan yeniden yeni şeylere başlayabileceğiz?

Ne zaman “hadi bakalım” diyeceğiz?

Hiçbir şey için geç kalınmış değildir.

Biliyorum 50’den sonra yapmamız gerekenler deyince, benden madde madde açıklama beklediniz.

Ha 50 olmuşsunuz, ha 70, ha 30… Ne fark eder?

20 sindeki benle şimdiki ben aynı değilim ki. Eminim siz de değilsiniz.

Size söylemek istediğim

Hayatın provası yok.

Ortalama ömrün 80 yıl olduğunu varsayarsak,

80 yıl
29,200 gün
1,752,000 saniye

Ben 45 yaşındayım. Bu hesaba göre 16,425 günüm geçmiş. 12,775 gün kalmış.

90’ına kadar yaşasam bile bu yaşadığım kadarı daha var. Yani kişisel kasamda tam tamına 16,425 günüm daha var. 1/3 ünün uyuyarak geçtiğini de hesaba katarsak, yaşanacak zaman kısıtlı. 10,950 gün. Son 10 sene istediğim performansı göstermeyeceğimi düşünürsem ise 8,517 yaşanacak saatim var.

O zamannnn

Her anın değerli olduğunu bilin.

Bugün başlamak istediğiniz o şeye başlamak için doğru gün.

Kırmızı şapka, leoparlı ceket giymek istiyorsanız giyin.

Judoya başlamak istiyorsanız da başlayın.

Çocuk mu yapmak istiyorsunuz, yapın.

Çocuk yapmak istemiyorsanız da, yapmayın.

İşinizden ayrılmak mı istiyorsunuz, hodri meydan.

Kitap mı yazmak istiyorsunuz, hergün yazmak için oturun.

Büyük ya da küçük hedefler… Farketmez.

Bugün hayatınızın geri kalanının ilk günü.

Şikayet etmeyi bırakın, harekete geçin.

Yaşlara, yıllara takılmayın.

Kendinizi iyi hissetiğiniz ortamlara girin. Arkadaşlarla buluşma, doğada yürüyüş, eğitim, vs.vs.

Kendinizi iyi hissetiğiniz şeyleri yapın. Spor, dans, gezme, okuma, vs.

80 yıl üzerinden matematiği yapın bakalım. Sizin ne kadar zamanınız kalmış?

Bahar Anahmias, the optimist or pessimist

Bir Kahve Molası

Yapamam — Tavuk Suyuna Çorba Kitabından

Hayat Kötüye Gittiğinde Yapmanız Gerekenler

Hemen Şu Anda Hayatınızdan Çıkarmanız Gerekenler

40’lı Yaşlar ve Mutluluk