Türkiye’ ye gelen turist profilleri

Bugünlerde Rehberlikte 25. senemi tamamladım. 4 dilden Turizm Bakanlığı kokartına sahip olduğum için (İngilizce-almanca-ispanyolca-italyanca) bu 25 sene içerisinde Türkiye’yi çeşitli ülkelerden gelen yabancı turistlere servis verdim. Edindiğim şahsi tecrübelerime göre YABANCI turistlerinin, benim bakış açımdan profillerini sizlerle paylaşmak istiyorum.

Örneğin;

Almanlar; Seyahat acentelerinden En ucuz fiyatı alırlar çünkü; Erken rezervasyon yaparlar, çok kişi gelirler, çok da iyi alışveriş yaparlar. Ekstra turların birçoğuna katılırlar, iyi bahşiş bırakırlar, Açık büfe de yiyecekleri kadar tabaklarına yemek alırlar, Öğlenleri sadece 1 bira ama akşamları burunları kızarana kadar içerler, ama asla çevreyi rahatsız etmezler.çok disiplinlilerdir, Otobüsüne, uçağına tam zamanında gelirler, Erken kalkar, erken yatarlar. Sadece toplu halde iken ama sadece Alman ve Almanca konuşan ülkelerin turistleri ile eğlenirler, Otelde kırmızı musluktan soğuk su akarsa bir de mavi musluğu deneyeyim demezler “sıcak su yok” diyerek lobiye inerler. Rehberlerle ve diğer otel çalışanları ile hep bir mesafe içindedirler. Ama şikayetlerini hemen ve direkt olarak bildirirler. Avusturyalılar, isviçreliler, Hollandalılar, isveçliler, Danimarkalılar, Norveçliler de ; aşağı yukarı Almanlarla aynı özelliklere sahiptirler.

Ruslar; Tatil turlarını (SEJOUR-Deniz-Kum-Güneş) ve herşey dahil otelleri tercih ederler. çok iyi alışveriş yaptıkları söylenemez. Halı almazlar, sadece kuyuma ve deriye düşkündürler, ekstra turlara pek katılmazlar, ya hiç bahşiş bırakmazlar yada abartılı bahşiş bırakırlar, disiplinlilerdir, Otobüsüne uçağına zamanında gelirler, Açık büfede 4–5 ring yaparlar, sabah yüzlerini yıkamadan bar kuyruğuna girenler azınlıkta değildir. Çok içince başta karılarına karşı saygısızlaşırlar. Çok büyük bir hata yoksa herşeyden memnun ayrılırlar.Ufak tefek aksilikleri sorun yapmazlar., Beyaz Rusya, Ukraynalılar da aşağı yukarı Ruslara aynı özelliklere sahiptirler

Japonlar; Kültür turlarını (Anadolu) tercih ederler, çok iyi alışveriş yaparlar. Ören yerlerinde, anlatım süreniz kadar fotoğraf molası vermeniz gerekir. Halı’ya düşkündürler., Ancak son zamanlarda sadece “hanut” a çalışan acenteler yüzünden kazıklanan japonlar bu alışverişten de vazgeçme aşamasındalar. Ekstra turlar dahil olarak paket program alırlar, standart bahşiş bırakırlar (memnun olsa da olmasa da herkes aynı rakkamı verir), disiplinlilerdir, Otobüsüne de uçağına zamanında gelirler, 07:00 uyandırma, 7:30 kahvaltı, 8:00'da hareket dediğinizde nedeni bilinmez ama kalem kağıt çıkarıp bunları tek tek yazarlar. Otel Kapıları içeri doğru açılmıyor ise onlar da almanlar gibi “kapı açılmıyor” diyerek rehbere şikayet ederler, rehber gelir, anahtarı dışarı yöne çevirerek kapıyı açar. Ama farketmez, aynı müşteri ertesi gün rehberi arayıp “yine kapı açılmıyor” diye şikayet edebilir. Az yemek yerler, seçicidirler, içkiden kaçınırlar. Pek sarhoş olanını da görmedim. Gerçek şikayetlerini asla yüzünüze söylemezler, ülkelerine döndükten sonra asgari 2 sayfa şikayet döşenirler. Malezyalılar hariç, diğer uzakdoğulular da; aşağı yukarı japonlarla aynı özelliklere sahiptirler.

İspanyollar; Kültür turlarını (Anadolu-İstanbul) tercih ederler. çok az alışveriş yaparlar, bunlar da daha çok hediyelik eşyaya yöneliktir. Ören yerlerinde anlatırken bazıları sizi “kitapla” takip eder. Öyle ki; her cümlenin sonunda başıyla sizi onaylamasını beklersiniz. Sizi severlerse iyi bahşiş bırakırlar, disiplinsizlerdir, Otobüsüne de uçağına zamanında gelmezler, Öğlen yemeğine 14:00 den önce, akşam yemeğine de 22:00 den önce oturtmaya kalkarsanız problem yaşarsınız. Şarapsız (kırmızı) yaşayamazlar, Sarhoşlukları tatlıdır. Çok iyi dostluklar kurulur. Bazen havaalanında ayrılırken karşılıklı “ağlaştığımız” olmuştur.

İtalyanlar İspanyolların biraz daha gürültülüsü, Portekizliler de biraz daha sessizi, Latin Amerikalılar da daha zengini, alışveriş yapanı olmak üzere; aşağı yukarı ispanyollarla aynı özelliklere sahiptirler.

İngilizler; Gençleri sejour (Kum-deniz-güneş-eğlence-Bodrum), yaşlıları 5* otelleri, kültür ve Kurvaziyer (Gemi) turlarını tercih ederler. İyi alışveriş yapmazlar. Pek bahşiş bırakmazlar disiplinlilerdir, Otobüsüne de uçağına zamanında gelirler, Yemekle pek araları yoktur, Seçim de yapmazlar. Yaşlıları şarap, gençleri kusana kadar bira içerler. Gençleri, geç yatar (gün ağardıktan sonra), geç kalkarlar. Sarhoş olurlarsa küstahlaşır ve çevreyi rahatsız ederler. Şikayetlerini sadece kendi rehberlerine iletirler. İskoçlar, İrlandalılar da; aşağı yukarı İngilizlerle aynı özelliklere sahiptirler. Ama daha sakinleri ve “hadli” lileridirler.

Araplar; İstanbul ve Kaplıca (Bursa-Yalova) turlarını tercih ederler. Çok iyi (hesapsız) alışveriş yaparlar ama sadece kuyumcuda. Suyuna giderseniz “habibi” (arapça arkadaş demektir) size iyi bahşiş bırakır. Disiplin “0” dır, 1 saat gecikir, bişi olmamış gibi gelir otobüse oturur. Çok yemek yerler, genelde de et yerler, Hatta dışarıda görüp aldıkları yemeği Otobüste hatta 5* otelde odaya getirip yerde sofra kurup yerler,. Tüm Araplar da; aşağı yukarı aynı özelliklere sahiptirler. Lübnanlılar hariç.

Amerikalılar; Kurvaziyer (Gemi) turlarını veya 5* otelleri tercih ederler, çok iyi alışveriş yaparlar. Halı’ya, antikaya düşkündürler., extra turlar dahil olarak paket program alırlar., İyi bahşiş bırakırlar (memnun olsa da olmasa da herkes aynı rakkamı verir), disiplinlildirler, Otobüsüne de uçağına da zamanında gelirler, Kaliteli ama az yemek yerler, seçicidirler, Yemek te şarap ve Lobi de viski içerler. Pek sarhoş olanını da görmedim. Şikayetlerini kendi rehberlerine iletirler. Kanadalılar, Avusturalyalılar, Yeni Zellandalılar da; aşağı yukarı Amerikalılarla aynı özelliklere sahiptirler. Avusturalyalılar, Yeni Zellandalılar ın genç kesimi son 6–7 senedir Çanakkale savaşı anma törenleri için yoğun olarak ülkemize gelmektedirler. İngilizler kadar içerler, ancak sınırlarını bilirler.

israilliler; İsrail’den gelen yahudi gruplarının, Türkiye’den tanıdığımız yahudilerle huy-suy olarak hiçbir alakası yoktur. İlk seneler Kumar turizmine ağırlık veren, “cankıt” (kumarcılar) olarak da adlandırılan İsrailli grupları “komşu” lara kaptırdığımızdan beri, “normal turistler” olarak önceleri İstanbul’a, şu sıralar ise Antalya ve özellikle Marmaris’e ağırlık verdiler. Paralarının hesabını iyi bilirler, Extra turları Türkiye’ye gelmeden “daha ucuza” kendi acentelerinden almaya yada kendileri yapmaya çalışırlar, Herşey dahil otele gitmedilerse asla otelde yemez ve içmezler, dışarıdan getirirler. Mini barda teneke “cola” nın dibini pergel ucu ile delip, Kolayı içip sonradan su ile dolduranlara bile rastlanır. Sizin götürdüğünüz “hanut” lu yerlerden değil, dışarıdan alışveriş yaparlar. Hem de iyi alışveriş yaparlar. Bahşiş Yoktur.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.