Yatırım Almanın Sihri Nedir?

2011 yılında Klarna’nın Almanya Ülke Müdürlüğü’nü yaparken Tahsin ile tanıştık. Tahsin, kendi şirketi ile Klarna, PayPal, ClickandBuy gibi şirketlere yazılım hizmeti veriyordu ve beraber çalışıyorduk. O dönemlerde Türkiye girişimcilik ve teknoloji alanında inanılmaz bir yükselişteydi. eBay Gittigidiyor’a, Naspers Markafoni’ye, Amazon Çiçeksepeti’ne yatırım yapıyordu ve herkes Türkiye’ye bakıyordu, tıpkı bizim gibi.

Tahsin ve ben ödeme sistemlerinden geldiğimiz için Türkiye’de bu alanda fırsat olup olmadığını araştırmaya başladık. Bankaların üye iş yerlerine dokundukları ödeme sistemleri tarafında ciddi açıklar olduğunu gördük ve böylece iyzico fikrini oluşturduk.

Girişimci olma isteğimiz ne kadar büyük olsa da konfor alanımız da bir o kadar büyüktü. İyi şirketlerde çalışıyor, güzel işler yapıyorduk. Girişim fikrimiz ile başka insanları da heyecanlandırabilir miyiz diye düşünürken, eski çalıştığım şirket olan Firstdata’da daha önceden Orta ve Güney Avrupa Başkanı olarak görev yapan Stefan Klestil’i aradım. Aynı heyecanı hissettirmiş olmalıyız ki, iyzico serüvenimiz başlamış oldu.

13 slaytlık bir sunumla 1,4 milyon dolar yatırım sözü aldıktan sonra İstanbul’a geldik, iyzico’yu kurduk ve 2013 Mayıs ayında ilk yatırım turumuzu tamamladık.

http://webrazzi.com/2013/06/20/iyzi-payments-seri-a-yatirim/

2017’de, arkamızda bıraktığımız dört yılda toplam yedi yatırımcı grubundan toplam 24 milyon dolar yatırım aldık. Üstelik tüm bu yatırımlar ülkemizde; Gezi Parkı, 17–25 Aralık ve 15 Temmuz olaylarının olduğu senelerde gerçekleşti.

https://techcrunch.com/2014/08/26/iyzico/

https://techcrunch.com/2015/05/26/iyzico-series-b/

https://techcrunch.com/2017/04/03/iyzico-a-turkish-online-payments-company-and-potential-stripe-competitor-closes-15m-series-c/

“Yatırım alma süreci aslında flört etmek gibi. Bu doğrultuda yatırım sözleşmesi de evlenmek oluyor.” demişti Klarna’nın CEO’su. Yatırım almakla ilgili duyduğum en güzel benzetme :)

Yatırım almak için dikkat edilmesi gereken konular benim açımdan şöyle:

Yatırımcılar ile yatırıma ihtiyacınız olmadığı zamanda konuşmaya başlayın.

Bu sizin yatırımcı görüşmelerinde daha “rahat” olmanızı sağlar. Paranızın bitmesine yakın bir dönemde yatırım aramaya başlarsanız bunu yatırımcılara yansıtırsınız ve ipleri onların eline vermiş olursunuz. Oysa bu sürece erken başladığınız zaman, şirketiniz büyürken yatırımcılar sizi kaçırmak istemedikleri için zaten yatırım teklifinde bulunacaklardır.

Yatırımcılara doğru kişiler üzerinden ulaşın.

Linkedin’de ortak tanıdıklarınız aracılığıyla onlarla iletişime geçmeyin. Bu ve benzeri bir şekilde onlara ulaştığınız zaman yatırımcılar tarafında kötü bir intiba bırakmış oluyorsunuz. Yatırımcılar ile mevcutta yatırım yaptıkları şirket kurucuları üzerinden iletişime geçerseniz bir toplantıya davet edilmenizi sağlayabilirsiniz.

İlgili olan yatırımcılara aylık güncelleme maili gönderin.

İleride “evlenmek” istediğiniz yatırımcılara 4–6 haftada bir güncelleme maili atın ve şirketinizin gidişatını, önemli KPI’ların gelişimini ve bu süreçte neleri başardığınızı belirtin. Yatırımcı tarafında anlattığınız planı uyguladığınızı gösterirseniz aranızda bir güven oluşur. Her gönderdiğiniz mailden sonra (işler iyi gidiyorsa tabii); “Süper! Bir kahve içip tüm gelişmeleri konuşalım mı?” gibi geri dönüşler alacaksınız. Bu doğru yolda olduğunuzu gösterir.

Yatırım alma kararını verin ve süreci başlatıp yönetin.

Sadece yatırım almış olmak için yatırım almayın. Datalarınıza bakın, eğer işinizi para ile daha hızlı büyütebileceğinize inanıyorsanız; ne kadar paraya ihtiyacınız olduğu, bunu nereye harcayacağınız ve bu yatırımın şirketinizi nereye götüreceği konusunda iyi hazırlanın. Eğer düşüncelerinize ve söylediklerinize kendiniz inanıyorsanız yatırımcıları da ikna edebilirsiniz. Sayılarınıza hakim olun. Sürecin ne zaman başlayacağına ve ne zaman tüm bunları tamamlayacağınıza siz karar verip yönetin. Bu girişimciler için en zor işlerden biridir, onun için bu süreci kendiniz yönetmek istemiyorsanız ekibinizden birine ya da dışarıdan bir finans uzmanına yetki verin. Kiminle “evlendiğinize” dikkat edin. Mutlaka yatırımcılarınızın referanslarını kontrol edin.

Yatırım yapmak isteyen ne kadar yatırımcı varsa, değerlenmeniz o kadar yükselir.

Bir Startup’ın nasıl değerlendirileceğine dair yüzlerce yazı var. Bence şirketin değerini belirleyen en önemli şey, bu şirkete yatırım yapmak isteyen kaç şirketin olduğu. Bir örnek vermek gerekirse; son aldığımız yatırımda 15 Temmuz sabahı beş farklı yatırımcıdan ön protokol almıştık, ama aynı günün akşamı bu sayı ikiye düştü. Bununla birlikte şirket değerlenmemizde %20 ile %30 arasında kayıp yaşadık. Değerlenmenize çok fazla takılmayın. En önemli olan nokta; doğru zamanda, yeterli miktarda parayı doğru yatırımcıdan alabilmek. Bunu elde edebilirseniz başarıya bir adım daha yaklaşmış olursunuz.

Yurt dışında yaptığım değişik yatırımcı görüşmelerinde şunları duyuyorum: Global yatırımcılar Türkiye pazarı ile hala ilgileniyor ve hatta değişik, yeni “Emerging Market” fonları oluşuyor. Ama ilk adımı sizin atmanız gerekiyor. Günümüzde yurt dışından yatırım almak kolay mı? Hayır. Fakat iyi bir ekipseniz, doğru probleme odaklandıysanız ve planınızı doğru uyguluyorsanız, yukarıdaki konulara dikkat ediyorsanız yatırım almanız mümkün.

Bol şans!

not: ilk yatırımcı sunumumuza buradan ulaşabilirsiniz

https://www.slideshare.net/iyzico/austria-pitch-deck