Birileri bizi izliyor dedik inanmadınız, bakın ne oldu?

https://www.freepik.com/free-photo/white-notebook-black-data-firewall_1150276.htm

Son zamanlarda Facebook’un yaşadığı bir ihlal konusu var. Kullanıcı verileri ile ilgili yaşanan skandal nedeni ile Facebook ciddi bir ceza ile karşı karşıya. Cambridge Analytica’nın elde ettiği 50 milyon kullanıcıya ait bilgilerden bahsediliyor. Öncelikle bazı izinleri okumadan, dikkat etmeden kendi elimizle onaylıyor ve birçok veriyi kendi onayımız ile uygulamalara teslim ediyoruz. Bu konuda da pek bilgili değiliz açıkçası. Süper bir uygulama gelmiş hemen indirelim. Ee? Uygulamayı indirdiğinizde ilk yüklemede bazı izinlerin istendiği bir ekranla karşılaşırız. Bu izinler, konum, data kullanımı, telefon rehberi gibi birçok dalda olabiliyor. Genelde de neyin izninin istendiğine bakmadan onaylayıp hemen uygulamayı kullanma kısmına geçiyoruz.

Özellikle Facebook olayından sonra birçok yetkili hangi uygulamanın ne gibi izinlere sahip olduğunu, hangi bilgilerimizin kimlerin elinde olduğunu açıklayan şeylerden bahsetti. Özellikle Dylan Curran abimizin bir tweet dizisi oldukça hoşuma gitti. O diziyi elimden geldiğince Türkçe’ye çevirmeye ve yorumlamaya çalışacağım.

1- https://www.google.com/maps/timeline?pb

Bu linkte Google’ın zaman çizelgesini göreceksiniz. Yani konum geçmişinize bağlı olarak, en çok ziyaret ettiğiniz ve bulunduğunuz tüm yerler bu linkte mevcut. Hatta daha detaylı olarak nerelere, ne zaman, hangi yolları kullanarak gittiğinize dair birçok bilgi var. Yani Google “konumuma izin ver” dediğiniz için her anınızı kayıt altına alıyor. Hatta ne kadarı yürüyüş ne kadarı araç ile yapılmış gibi bilgiler de var. Bu tür veriler üzerinde çalışma yapmayı seviyorsanız ya da bu verileri görmekten hoşlanıyorsanız güzel bir çalışma.

2- https://myactivity.google.com/myactivity

Google, yaptığınız tüm aramaları kayıt altına alıyor ve hangisine girmişsin, hangisine bakıp çıkmışsın, saat kaçta, hangi tarayıcıdan ve hangi işletim sisteminden girmişsin gibi bilgiler bulunuyor. Bu bilgiler hem bilgisayarınızdan hem de telefon ya da tabletinizden çekiliyor. Tabi kimi zaman daha önce ziyaret ettiğiniz bir internet sitesinin ismini unuttuğunuzda “geçmiş” işe yarıyor. Oradan bulup tekrardan girebiliyoruz bu sitelere. Fakat bu siteler de kayıt altına alınıyor. Reklam gösterimi konularında faydalı bir bilgi. Hani o e-ticaret sitelerinden ayakkabı baktıktan sonra maç özeti izlemek için girdiğiniz sitede bir sürü ayakkabı reklamı çıkıyor ya…

3- https://adssettings.google.com/authenticated

Google, reklamlar için bir profil oluşturuyor. Bu profil bilgilerinde sizin konumunuz, yaşınız, cinsiyetiniz, hobileriniz, kariyeriniz, ilgi alanlarınız, ilişki durumunuz, yaklaşık kilonuz ve geliriniz gibi birçok veri mevcut. Bu veriler tam olarak bize uygun reklamların gösterimi için toplanıp işlenen verilerden oluşuyor. Bu bilgileri değiştirmek ya da tamamen kaldırmak sizin elinizde. Hangi şirketin size davranışsal reklam gösterip göstermediğini öğrenmek için de http://www.youronlinechoices.com/tr/reklam-tercihleriniz üzerinden bir kontrol gerçekleştirebilirsiniz. Fakat bazı şirketlerin bu bilgiyi vermediğini söyleyebilirim. Ya da bilgilere erişim sağlanamıyor da olabilir.

4- https://myaccount.google.com/permissions

Hangi uygulamalara ne gibi konularda izin verdiğinizi görmek için linke bakabilirsiniz. Bunlar uygulama ya da eklenti şeklinde olabilir. Örneğin Google Chrome’da kullandığım eklentilerden bir tanesi Gmail hesabıma erişime sahip. Yani maillerimi yeni bir sekmeye ya da uygulamaya girmeden bu eklenti sayesinde hızlıca takip edebiliyorum. Tabi bu işlem için bir izin gerekiyor doğal olarak. Hangi uygulamada ya da eklentide nelere izin verdiğimizi tekrar tekrar kontrol etmekte fayda var.

5- https://www.youtube.com/feed/history/search_history

Arama geçmişi Youtube için de geçerli tabi. Neleri izlemişsiniz kısmına “geçmiş” sekmesinden de bakabiliyorsunuz fakat bu linkten neleri arattığınız konusunu detaylı bir şekilde görebilirsiniz. Bu bilgiler sayesinde de yine neleri sevdiğiniz, nelere ilgi duyduğunuz, neleri izlemek istediğiniz gibi konularda Google’ın bilgisi oluyor. 3. maddede belirttiğim profilleme konusunda bu aramaların da faydası var.

6- https://takeout.google.com/settings/takeout

Google tüm verilerinizi indirmenize de olanak sağlıyor. Bu bilgiler içerisinde kısayola eklediğiniz siteler, emailler, kişiler, Google Drive dosyaları, Youtube videolarınız, telefonunuzla çekilen fotoğraf ve videolar, takviminiz, konum geçmişiniz, Google Books aracılığı ile satın alınan kitaplar, dahil olduğunuz Google Groups bilgileri, hangi telefonlara sahip olduğunuz gibi binlerce bilgi var.

7- Facebook da benzer şekilde verilerinizi indirmeye olanak tanıyor. Bu bilgiler içerisinde mesajlaşmalarınız, gönderip aldığınız dosyalar… Her şey mevcut. İlgi duyduğunuz ya da duyabileceğiniz konular da bulunuyor. Yine reklam profilleme için oldukça önemli bilgiler. Her uygulamada olduğu gibi Facebook da hangi cihazdan, hangi tarayıcıdan, hangi saatte, nereden giriş yaptığınız gibi bilgileri de tutuyor. Facebook dışında hangi uygulamaya Facebook ile bağlandıysanız da bilgiler var.

8- Bilgisayarınızda Windows 10 yüklü ise 16 farklı kategoride gizlilik ayarları bulunuyor. Bu ayarlarda konumunuz, hangi uygulamaları yüklediğiniz, ne zaman kullandığınız, mikrofon ve kameraya erişim, kişileriniz, e-posta hesaplarınız, takviminiz, indirme geçmişiniz, hangi oyunları oynadığınız, tarayıcı geçmişi gibi birçok bilgi ve ayar var.

Yani kullandığınız işletim sisteminden, telefonunuzda ya da bilgisayarınızda yüklü olan uygulamalara kadar her şey belirli seviyede bilgi tutuyor. Bu bilgilerin tutulmasının son kullanıcı (yani bizler) için özellikle reklam gösterimi konusunda büyük rolü olduğu net bir şekilde belli. Durduk yere karşılaştığımız reklamlarda “aa az önce ben buna bakmıştım”, “daha dün araba bakıyordum”, “e biz bunu az önce konuşmadık mı” gibi söylemlerle şaşırmamıza sebebiyet verenler tamamen bu bilgiler. Ne zaman nerelere gittiğiniz, hangi hobilere sahip olduğunuz, hangi yemek türlerinden hoşlandığınız, yaşınız, cinsiyetiniz, kısacası her türlü özellikten faydalanılarak kullanıcılara daha anlamlı reklamların gösterilmesi için veya çeşitli kampanyalarda elde kullanıcı havuzunun bulunması için bu bilgiler oldukça önemli.

Bu bilgilerin çoğunu kendimiz bilerek ve isteyerek ilgili yerlere veriyoruz. Ben vermedim demeyin gizlilik ayarlarınızı kontrol edin. Uygulama yüklerken neye izin verdiğinize daha dikkatli bakın. Facebook Messenger indirip kullanırken telefon rehberime erişim izni ver dedikten sonra “e bunlar benim rehberime nasıl ulaştı? kesin heklendim” gibi bahaneler üretmeyin. Tabi bir de bunun yapılan “yanlışlıklar” kısmı var. Toplanan tüm bu bilgilerin dağıtılmayacağı, 3. kişiler ile paylaşılmayacağı konusunda bir yazı kesinlikle bulunuyor. O okumadığımız ve koşulları kabul ediyoruma tıkladığımız koca yazıda yazıyor. Zaten böyle bir yazı olmayan bir yere bilginizi vermişseniz de geçmiş olsun. O bilgileri satıp parayı da çatır çatır yediler ve yemeye de devam edecekler. Fakat Facebook gibi şirketlerin gizlilik politikaları konusunda daha temkinli davrandıklarını biliyoruz. Temkinlerinin dışında da bazı “yanlışlıklar” olabiliyormuş. Cambridge Analytica’nın kişisel bilgileri 2014 yılında elde etmiş olmasının önüne geçemedikleri hakkında bir özür yayınlayan Mark Zuckerberg’i de epey zorlu günler bekliyor gibi görünse de bu bilgilerin ABD başkanlık seçimlerindeki kampanyalarda kullanılması, bazı istihbarat teşkilatlarına teslim edilmesi gibi konuları göz önünde bulundurursak, geçici bir süre kitlelerin tepkisini çekip hisselerin düşüşünden ileri gitmeyen bir sıkıntı yaşayacağını da söyleyebiliriz sanırım.

SON SÖZ : Gözünüzü seveyim biraz ayarlar sekmesine, güvenlik sekmesine girmeyi öğrenin. Bazı bilgileri vermemeyi seçebileceğinizi, bazı verileri saklayabileceğinizi unutmayın. (“Bazı” verileri…)