Belki Şehre Bir Teknopark Gelir…

Başta sosyal medya olmak üzere teknoloji tabanlı işletme sahiplerinin, kurumsal şirket yöneticilerinin, akademisyen ve girişimcileri takip eden kişilerin de kolaylıkla fark edebileceği gibi girişimcilik, Ar-Ge, inovasyon, katma değerli teknoloji gibi kavramların kullanım oranı her geçen gün artış göstermekte. Özellikle girişimcilik ekosisteminde yatırım haberlerinin artışı ve bununla beraber ortaya çıkan “Start-up Ekosistemini Nasıl Canlandırırız?” temalı sohbet ve tartışmalar da bahsi geçen artışın önemli etkenleri arasında.

Girişimcilik denilince aklımıza gelen kavramların başında elbette Teknopark var. Daha evvel Teknopark kavramının ne anlama geldiğini ve kimler için hangi şartlarda uygun olduğunu detaylıca yazmıştım. Bu kez, “Teknopark’ı olan illerin girişimcilik performanslarını” analiz etmek ve gerçekten Teknopark kavramının iller bazında ne tür bir etki yarattığını en objektif haliyle göstermek amacıyla bu yazıyı hazırladım.

Bu yazıda “TÜBİTAK 1512 BİGG (Bireysel Genç Girişimcilik) Destek Programı istatistikleri ile ülkemizdeki Teknoparkların lokasyon bazlı dağılımları göz önüne alınmış ve tamamen bu veriler üzerinden çıkarımlarda bulunulmuştur.

Peki neden böyle bir yazıya ihtiyaç duydum?

Sanayi Bakanlığı’nın web sitesinde yer alan tanıma göre Teknoparklar:

“yeni veya ileri teknolojide mal ve hizmet üretmek isteyen girişimcilerin, araştırmacı ve akademisyenlerin sınaî ve ticari faaliyetlerini üniversitelerin yanında veya yakınında yürütebilmelerine ve bu üniversitelerden yararlanabilmelerine imkan vermek için kurulmuş akademik, sosyal ve kültürel sitelerdir.”

Yine aynı sitede Teknoparkların;

  • Hedefleri: “Girişimciliği ve yenilikçiliği teşvik etmek ve desteklemek”
  • Misyonu:İleri teknoloji ve ihracata yönelik katma değeri yüksek, yenilikçi, ileri teknoloji ürünleri üretme potansiyeli olan yeni şirketlerin kurulmasını teşvik etmek”

olarak tanımlanmış. Yani Teknopark’lardan yana en önemli beklenti “şirketlere vergi avantajları sağlaması” değil; aksine “girişimciliği özendirmesi ve girişimlerin gelişimi sağlaması ve bu amaçla da destek mekanizması görevi görmesi” olarak ifade edilmiş.

Buna ek olarak; 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunun 5.maddesinde teknoparkların “bölgeye ait planlama ve projelendirmenin yapılması, gerekli alt yapı ve üst yapı hizmetleri ile Bölge için gerekli her türlü hizmetlerin yürütülmesi, kuluçka merkezi ve teknoloji transfer ofislerinin kurulması, AR-GE veya tasarım projelerinin değerlendirilmesi ve projesi uygun görülen girişimcilere yönetmelikle belirlenecek usul ve esaslara göre Bölge içerisinde yer tahsis edilmesi ile yükümlü olduğu” belirtilmektedir.

Kısacası Teknoparkların, bulundukları şehirlerde girişimcilik potansiyeli yaratmaları ve var olan potansiyeli destekleyici rol üstlenmesi isteniyor. Bu doğrultuda, ülkemizdeki 43 farklı şehirde toplam 63 teknopark var (Ankara’da 8, İstanbul’da 7, İzmir’de 4 ve Konya’da 2 tane, geri kalan şehirlerde 1'er tane). Hali hazırda ise bu teknoparkların 39 tanesi aktif olarak çalışmakta, yani bünyesinde Ar-Ge odaklı çalışmalar yapan teknoloji şirketi bulundurmaktadır.

Teknoparkların performansları ise 2011 yılından bu yana “Finansman, Teşvikler ve Altyapı”, “Ar-Ge ve Kuluçka Faaliyetleri”, “Teknoloji Transferi ve İşbirliği Faaliyetleri” gibi 9 farklı parametre dikkate alınarak “TGB Performans Endeksi” başlıklı raporda karşılaştırmalı olarak yayınlanmaktadır.

2011'den bu yana TGB Endeksinin ilk 10'unda yer alan Teknoparklar:

Source: https://twitter.com/ProjeMetre/status/801374721745022976

Aktif teknoparkların sıralandığı ve elimizdeki en güncel data olan “2015 yılı TGB Performans Endeksi”ne ve endeksle alakalı detaylara şu linkten erişebilirsiniz:

http://btgm.sanayi.gov.tr/userfiles/file/tgb%20performans%20endeksi/(5.5)%20TGB-Sonu%C3%A7lar%20(2015).pdf

TÜBİTAK 1512 BİGG (Bireysel Genç Girişimcilik) Destek programına gelecek olursak:

TÜBİTAK 2012–2015 yılları arasında “en az lisans son sınıf öğrencisi” ve “lisans, yüksek lisans veya doktora mezuniyetinin üzerinden en az fazla 5 yıl geçmiş” bireylerin teknoloji tabanlı iş fikirlerini hayata geçirmeleri için 1512 Aşamalı Girişimcilik Destek Programı adında bir program yürüttü ve bu program kapsamındaki bireylere maksimum 100.000 TL hibe desteği verdi.

Bu süre zarfında girişimciler, her yıl Nisan-Mayıs aylarında TÜBİTAK’ın internet sitesi üzerinden iş fikirlerini gönderirler, ön değerlendirmeyi geçen girişimcilerden iş planları istenir ve neticede iş planı gönderen girişimciler Ankara’ya panele çağrılırdı. Her yıl “iş fikri gönderen girişimcilerin” %17'si 100.000 Bin TL’lik hibe desteğini almaya hak kazanırdı.

TÜBİTAK, 2015 yılında ise bu programı “1512 BİGG (Bireysel Genç Girişimcilik) Destekleme Programı” adıyla tamamen değiştirdi ve hibe miktarını 150.000 TL’ye yükseltti. Ayrıca program kapsamında “iş fikirlerinin toplanması, değerlendirilmesi, girişimcilerin eğitilmesi ve ön kuluçka desteklerinin verilmesi ile iş planlarının yazılması” için ülke genelinde 17 kuruluşu yetkilendirdi ve girişimcilerden bireysel başvuru almadı.

Kısacası girişimciler önce İş Fikirleri ile uygulayıcı kuruluşlara başvurdular, ön değerlendirmeyi geçen girişimciler ön kuluçka sürecinin ardından İş Planlarını yazdılar ve uygulayıcı kuruluş tarafından başarılı bulunanlar Ankara’daki TÜBİTAK BİGG Panellerinde projelerini savunma imkanı buldular.

Geçen yılki BİGG sürecini “bir uygulayıcı kuruluş temsilcisi ağzından” dinlemek isterseniz Sabancı Üniversitesi’nden Naci Kahraman’ın yazısını okuyabilirsiniz (tıklayın).

1512 BİGG Programı kapsamında ülke genelinden 1354 girişimciden İş Fikri toplandı, bunların 551 tanesi İş Planına dönüştü ve neticede 220 girişimci hibe almaya hak kazandı.

Şu aşamada elimizde “iller bazında Teknopark listesi” ve “TÜBİTAK 1512 BİGG Programı istatistikleri” var. O halde bunları yorumlayalım.

a) Elimizdeki verilere göre, TÜBİTAK 1512 BİGG Programı kapsamında ülkemizdeki;

  • 23 ilden hiç İş Fikri başvurusu olmamış — yani hiç girişimci çıkmamış — (ki bu illerin 2'sinde Teknopark var — Bolu ve Yozgat)
  • 16 ilden yalnızca 1'er girişimci İş Fikrini sunmuş. (6'sında Teknopark var — Tokat, Düzce, Van, Burdur, Edirne ve Hatay)
  • 10 ve daha fazla İş Fikri başvurusu yapılan (girişimcisi çıkaran) şehir sayısı ise yalnızca 15 (bu illerin hepsinde teknopark var)

Ülkemizde en çok iş fikri başvurusu gerçekleşen (girişimci çıkan) iller listesinin ilk 3 sırasında ise Ankara (375), İstanbul (367) ve İzmir (181) yer alıyor.

b) Elimizdeki verilere göre, TÜBİTAK 1512 BİGG Programı kapsamında ülkemizdeki;

  • 39 ilden hiç İş Planı çıkmamış — yani BİGG’de ön değerlendirmeyi geçebilen kimse olmamış(ki bu şehirlerin 9'unda teknopark var — Bolu, Yozgat, Burdur, Edirne, Hatay, Kırıkkale, Şanlıurfa ve Kütahya)
  • 23 ilden yalnızca 1'er girişimciden İş Planı çıkmış (ki bu illerin 16'sında Teknopark var — Tokat, Düzce, Van, Çanakkale, Sakarya, Afyon, Çorum, Kahramanmaraş, Karaman, Erzurum, Denizli, Malatya, Tekirdağ, Diyarbakır, Mersin ve Isparta)
  • 10 ve daha fazla İş Planı (girişimci) çıkan şehir sayısı ise yalnızca 10 (hepsinde teknopark var)

Ülkemizde en çok İş Planı başvuru yapılan (girişimci çıkan) iller listesinin ilk 3 sırasında ise Ankara (164), İstanbul (154) ve İzmir (69) yer alıyor.

c) Elimizdeki verilere göre, TÜBİTAK 1512 BİGG Programı kapsamında ülkemizdeki;

  • 57 ilden hiç bir girişimci 1512 desteği alamamış (ki bu illerin 21 tanesinde teknopark var — Bolu, Yozgat, Burdur, Edirne, Hatay, Kırıkkale, Kütahya, Sivas, Şanlıurfa, Düzce, Van, Afyon, Çorum, Kahramanmaraş, Karaman, Erzurum, Denizli, Diyarbakır, Gaziantep, Samsun, Adana)
  • 12 ilden ise yalnızca 1'er girişimci 1512 desteğini almış (ki bu illerden yalnızca Bitlis ve Tunceli’de teknopark bulunmuyor).
  • 10 ve daha fazla sayıda girişimcinin 1512 desteği alabildiği şehir sayısı ise yalnızca 3 (hepsinde teknopark var). Bu şehirler Ankara (68), İstanbul (62) ve İzmir (32) şeklinde sıralanıyor.

Özetlemek gerekirse;

  • Teknopark’ı olan 2 şehirden hiç İş Fikri başvurusu olmamış.
  • Teknopark’ı olan 9 şehirden hiç İş Planı çıkmamış.
  • Teknopark’ı olan 21 şehirden hiç birinden 1512 BİGG desteği alan girişimci çıkmamış (maalesef)
Teknopark’ı olmayan şehirlerden teknogirişim çıkmıyor ama teknoparkı olan illerin de yarısından çoğu teknogirişimci yetiştiremiyor. Yani teknoparkın olması “yıkıcı bir etki yapamıyor”.

Yukarıdaki tüm bu datalar, çoğu teknoparkın (özellikle de Anadolu kentlerindekilerin) “kendisinden beklenen faaliyetleri yerine getirmediğini” gösteriyor. Gerek kuruluş sürecinde mevzuatlarda yer verilen tanımlar gerekse toplum nezdinde kendilerine yüklenen misyonların aksine teknoparklar, bulundukları bölgelerde girişimcilik ekosisteminin oluşmasına veya var olan ekosistemin gelişmesine, potansiyel girişimcilerin (teknoloji tabanlı iş fikri sahibi girişimcileri baz alıyorum) eğitilmesi, yönlendirilmesi ve iş fikrinden pazara giden yoldaki ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kalıyor.

Tüm bunlara ek olarak “yüksek kira ücretlerini (çoğu döviz bazlıdır)” de düşündüğümüzde teknoparkların, maalesef girişimcilerden ziyade daha çok “hali hazırda şirketleşmiş ve yeterli büyüklüğe ulaşmış KOBİ’lere” destek verir konumda olduklarını söyleyebilirim. Buna ek olarak teknoparkların genelinde “yalnızca ofis imkanı sunulması” ve “start-up’ları / KOBİ’leri destekleyici herhangi bir kurum içi mekanizmanın yer almaması” sebebiyle, teknopark içinde yer alan kişi ve kurumların da gelişimi sınırlı kalmakta. Dolayısıyla “teknoparklar sadece kişi ve kurumlara vergisel muafiyetler sağlamak için mi var?” sorusunu daha yüksek sesle sormak ve bu sorunun yanıtlarını irdelemek zorundayız.

Pekala, çözüm nedir?

Aslında birden fazla çözümü var ama en acil ihtiyacımız olan: teknoparklar bünyesinde hem şirketleşme aşamasında / yeni şirketleşmiş girişimleri hem de belirli büyüklüğe ulaşmış işletmelerin eğitim, mentorluk, yatırımcı ilişkileri ve iş geliştirme konularında destek alabileceği yapılar inşa etmek ve bunları yönetmek.

Örneğin İTÜ GATE gibi, örneğin CYBERPARK CAP gibi, örneğin ODTÜ T-Jump, örneğin İTÜ Çekirdek gibi programları hayata geçirmek ve doğru kişilerden oluşan bir ekiple bu programları uygulamak.

Henüz ülkemiz teknoparklarından sayıları bir elin parmaklarını geçmeyecek kadarı (ve çoğunlukla İstanbul, Ankara ve İzmir’dekiler) “kendilerinden bekleneni” yapıyor. Umarım bu sayı artar ve umarım bu teknoparklar İstanbul ve Ankara dışındaki illerde faaliyet gösterenler olur. Aksi halde teknoparklarımız “vergi cenneti” muamelesi görmekten ileri gidemeyecekler.

Buraya kadar yazdıklarımı okuduğunuz ve “Teknopark” kavramını sorgulamak adına kendinize veya etrafınıza en az 1 soru sorduğunuz için çok teşekkürler.

Görüşlerinizi lütfen bana yazın, bu metni zenginleştirelim.

Sevgiler.