Globale Giden Yolda Hibe ve Teşvikler
Son zamanlarda “girişimcilikle alakalı herhangi bir şeyin” konuşulduğu herhangi bir etkinliğe katıldıysanız, muhtemelen “start-up’lar global pazarları hedeflemeli” söylemlerini de sıkça duymuşsunuzdur. Her ne kadar nüfusu 80 Milyon (belki daha fazla) bir ülke olsak da, neticede insanımızın satın alım gücü ve en önemlisi de satın alma alışkanlıkları (SaaS yazılımı kapı kapı dolaşarak satmak zorunda kalan girişimciler tanıyorum) itibariyle yalnızca yerel pazarlarda iş yapan girişim ve start-up’ların kavuşabilecekleri sınırlı bir büyüklük söz konusu. Dolayısıyla “Türkiye dışındaki pazarlarda da var olabilmek”, yurdum start-up’ları için önemini gittikçe arttıran bir unsur haline geldi.

“Global pazarlara nasıl erişilir?” ya da “global bir start-up olmak için neler yapmak gerekir?” gibi sorulara yanıt verebilecek bir uzmanlığa sahip değilim. Dolayısıyla tek ve muhtemelen en iyi bildiğim konu, yani “globale giderken faydalanabileceğiniz ulusal ve uluslararası hibe fonları ve teşvikler” hakkında konuşacağım ve bu konuda bilinmesi gerekenleri fazla detaya girmeden ama en bilinmesi gereken kısımlarını ön plana çıkaracak şekilde anlatacağım. Biraz uzun bir yolculuk olacak, hadi başlayalım!
Faaliyetlerine Türkiye’de başlayıp ihracat yaparak, ekibinin bir kısmını veya merkezini yurt dışına taşıyarak ya da birden fazla ülkede yerleşik ofis açarak “globale açılmayı başarmış” çoğu start-up’ın bu süreçte uyguladığı ulusal ve uluslararası hibe ve teşviklerden faydalanma stratejisini
- Teşvik alıp (çoğunlukla personel) maliyetlerini azaltmak
- Hibe destekli projeler yapmak
- Proje bazlı olmayan giderlere ilişkin hibe programlarına başvuru yapmak
şeklinde özetleyebiliriz.
Bu strateji globale açılmak isteyen start-up’lar için de bir nevi reçete veya yol haritası olarak tanımlanabilir.
Yukarıda bahsettiğim stratejilere ilişkin detayları, adım adım ayrı başlıklar altında anlatacağım.
1- TEŞVİKLER:
Hali hazırda teknoloji start-up’larının en çok tercih ettiği ve muhtemelen diğer tüm teşviklere oranla en çok katma değer sağlayan 2 ayrı teşvik uygulamasından bahsedeceğim:
a) 4691 Sayılı Yasanın (Teknopark Kanunu) Sağladığı Teşvikler
Mevcut durumda globale açılmış yerli start-up’ların çoğununun (her 10 start-up’tan 9'unun muhtemelen) herhangi bir teknoparkta ofisi var. Teknoparkta ofis açmak, sağladığı “personel maliyeti” ve “kurumlar vergisi muafiyeti” itibariyle özellikle çok sayıda yazılım personeli olan ve kendi geliştirdiği ürünleri ticarileştiren (satışını gerçekleştiren) start-up’lar için çok ciddi avantajlar sağlamaktadır.
Örneğin; teknoparkta ofisi olan bir start-up, 5.000 TL net maaş alan bir yazılımcı için “teknopark dışında ofisi olan bir şirkete göre” yıllık ortalama 23.000 TL maliyet avantajına sahip olur.
b) 5746 Sayılı Yasanın (Ar-Ge Merkezi ve Tasarım Merkezi) Sağladığı Teşvikler
Ülkemizin 2023 vizyonu ve hedefleri doğrultusunda son yıllarda gittikçe yaygınlaşan Ar-Ge Merkezi ve Tasarım Merkezi kavramları, globale açılan start-up’lar ve teknoloji şirketleri tarafından da son dönemlerde yaygın olarak tercih edilmeye başlandı. Her iki kavramı da kısaca açıklamak gerekirse;
- Ar-Ge Merkezi “en az 15 tam zamanlı Ar-Ge personeli olan ve Ar-Ge çalışmaları yürüten yapılar”
- Tasarım Merkezi “en az 10 tam zamanlı tasarım personeli olan ve tasarım çalışmaları yürüten yapılar
olarak tanımlanabilir. Bu yazıyı hazırladığım gün (12 Ağustos 2017) itibariyle ülkemizde 598 Ar-Ge Merkezi, 76 Tasarım Merkezi bulunmaktaydı.
Teknoloji şirketleri, faaliyet gösterdikleri alan ve uzmanlıkları ile personel sayıları ve niteliklerine göre Ar-Ge Merkezi veya Tasarım Merkezi olarak tescil edilebilirler ve bu durumda, merkezde çalışan personelleri ve ticarileşen ürünlerine ilişkin olarak;
- SGK İşveren Primi Muafiyeti (%50)
- Gelir Vergisi Muafiyeti (%80–90)
- Damga Vergisi Muafiyeti (%100)
- Kurumlar Vergisi Muafiyeti (%50)
- Ar-Ge İndirimi (%100)
olmak üzere bir takım muafiyet ve avantajlardan faydalanma hakkına sahip olurlar.
Ar-Ge Merkezi ve Tasarım Merkezi kavramları ile başvuru ve tescil süreçleri hakkındaki detaylar için Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın hazırladığı AGTM Portal’ını inceleyebilirsiniz.
2- HİBE FONLARI:
Teknoloji start-up’larının faydalanabileceği tüm ulusal ve uluslararası hibe fonlarını, 4 ana başlıkta sınıflandırmak mümkün.

Tüm fonları anlatmak için çok uzun yazılar yazmam gerekiyor ancak globale açılan teknoloji start-up’larının en çok Ar-Ge Fonlarından faydalandığını düşündüğümüzde buna gerek de kalmıyor.
Özellikle ülkemizin 2023 vizyonu doğrultusunda kapsamları, sayıları ve verdiği hibe miktarları sürekli artan Ar-Ge fonları, teknoloji start-up’ları için daha çok uzun süre ilk tercih sebebi olmaya devam edecek.
Söz konusu Ar-Ge projelerine yönelik hibe desteği sağlayan programlar olunca;“işveren maliyeti üzerinden” destek vermesi, proje başvuru, değerlendirme ve yönetim süreçlerinde sağladığı kolaylık ve esneklikler ve en önemlisi aynı anda 1'den fazla proje için hibe desteği alabilme imkanı itibariyle start-up’ların en çok başvuru yaptığı kurum TÜBİTAK olmakta.
TÜBİTAK dışında ulusal ölçekte Ar-Ge hibe desteği 5 farklı kamu kurumu daha var:

TÜBİTAK nezdindeki Ar-Ge hibe fonlarını tek bir görselde toplamak gerekirse:

TÜBİTAK desteklerine ilişkin olarak bilinmesi gereken tüm detayları, daha evvel anlatmıştım. Dolayısıyla bu yazıda tekrar aynı konuları anlatmayacağım.
Ancak TÜBİTAK Ar-Ge destekleri hakkında bilinmesi gereken en önemlisi husus; TÜBİTAK destekli proje sahibi start-up’lar, proje süresince 5746 sayılı yasa kapsamındaki tüm teşviklerden faydalanabiliyorlar. Kısacası TÜBİTAK projesi yaptığınız süre zarfında teknoparkta olmadan teknoparkta sağlanan muafiyetlerden faydalanbiliyorsunuz. Muazzam bir fırsat!
KOSGEB tarafında ise start-up’lar genelde Ar-Ge İnovasyon Destek Programını tercih ediliyorlar. Gerek aynı anda yalnızca 1 proje yürütmenize izin vermesi gerekse başvuru ve en önemlisi de proje yönetim sürecinde yaşattığı (çoğunlukla da KOSGEB uzmanlarından kaynaklanıyor) zorluklar itibariyle başvuru yaparken en az 2 kere düşünmenizde yarar var.

KOSGEB Ar-Ge İnovasyon Destek Programı hakkında daha fazla bilgi edinmek isterseniz, KOSGEB’in web sayfasını inceleyebilirsiniz.
TÜBİTAK ve KOSGEB dışında hibe veren diğer kamu kurumlarının sunduğu imkanlar ve detaylar için ilgili web sitelerini ziyaret etmenizi tavsiye ediyorum. Bu konulara bu yazıda yer vermeyeceğim.
Ulusal Ar-Ge Hibe Desteklerinin dışında, start-up’ların faydalanabileceği çok sayıda uluslararası hibe destek programı bulunmakta olup bahsi geçen programlar içerisinde start-up’lar için başvuru yapmalarını en çok tavsiye edeceğim 3 program var:
- HORIZON 2020
- Eureka
- Eurostars
HORIZON 2020, 2014 yılından bu yana yürütülen ve toplamda 71 Milyar Euro civarında bütçesi olan bir hibe programı. Program kapsamında üniversitelerin, araştırma kurumlarının, kamu kurumlarının ve özel sektör temsilcilerinin başvuruda bulunabileceği 6 farklı alt program ve her bir programın 10'larca alt başlığı ve her bir başlığa ait proje çağrıları var.

Horizon 2020 programı, çağrı bazlı ilerliyor. Yani yılın belirli dönemlerinde belirli alt program başlıkları kapsamında açılan proje çağrıları ile ilgili kurumlardan proje başvuruları toplanıyor. Bahsi geçen başvuru sürecinde dikkat edilmesi hususlar (konsorsiyum kurulup kurulmayacağı, hangi ülkeden kurumların başvuru yapabileceği, projelerden beklenen özellikler, bütçe sınırlamaları vs) çağrı metinlerinde yer alıyor.
Başvuru sürecinde istenen proje dosyasının detaylı oluşu, neredeyse tüm çağrılarda konsorsiyum kurularak başvuru yapılması şartlı ve en önemlisi de beklenen proje niteliği itibariyle Horizon 2020 programına başvuru yapmak isteyen kurumların bu konuda mutlaka profesyonel destek almalarını öneriyorum.
Horizon 2020 kapsamında start-up’ların herhangi bir şekilde konsorsiyum kurmak zorunda kalmadan doğrudan başvuru yapabileceği bir program var: SME Instrument (KOBİ Aracı)
Prototip seviyesinde ürünü / teknolojisi olan (Teknoloji Olgunluk Seviyesi en az 6 olmalı) start-up’lar;
- SME Instrument Phase-1 başlığı altında; bahsi geçen ürün / teknolojinin AB sınırları içerisindeki ticarileşebilme potansiyelini test etmeye yönelik pazar araştırması çalışmaları için 50.000 Euro,
- SME Instrument Phase-2 başlığı altında; pazar araştırması çalışmaları yapılmış ürünün / teknolojinin AB pazarına sunulması için gereken Ar-Ge ve mühendislik çalışmalarının gerçekleştirilmesi için 1,5-,2,5 Milyon Euro
hibe desteği alabilirler.

SME Instrument programı da yine çağrı bazlı ilerliyor ve her yıl 4 ayrı başvuru dönemi var. Avrupa genelinden (özellikle İspanya, italya ve İrlanda) çok fazla başvuru yapılması ve sunulan bütçenin kısıtlı olması bakımından SME Instrument programı kapsamında başvuran her 100 KOBİ’den en fazla 3 tanesi destek alabiliyor. Kısacası oldukça rekabetçi bir program.
Şu ana kadar ülkemizden 17 farklı kurum, 19 defa SME Instrument programı kapsamında hibe desteği almaya hak kazandı.

SME Instrument programı kapsamındaki tüm çağrılara buradan ulaşabilirsiniz.
Horizon 2020 dışında start-up’ların en çok fayda sağlayabileceği uluslararası programlar Eureka ve Eurostars’tır.
Eureka; KOBİ’lerin ve start-up’ların uluslararası işbirlikleri kurmalarını sağlamak amacıyla devletler arası işbirliklerine dayanan ve ticarileşebilirliği yüksek Ar-Ge projelerinin finanse edilmesini amaçlayan uluslararası bir programdır.
AB üyesi ve/veya asosiye ülkelerden en az 2 kurumun işbirliği yaparak kurdukları ortaklık neticesinde hazırlanan ortak proje dökümanı öncelikle Eureka’nın ilgili kümesinin ya da çağrıya katılan üye ülkelerin oluşturduğu uluslararası bilimsel degerlendirme komisyonuna sunulur ve projenin Ar-Ge niteliğine dair onay alınınca her kurum, kendi ülkesindeki fon sağlayıcı kuruma hibe başvurusunda bulunur. Bahsi geçen kurum ülkemizde TÜBİTAK’tır ve TÜBİTAK 1509 Uluslararası Ar-Ge Projeleri Destekleme Programı kapsamında Eureka programına başvuran yerli KOBİ ve start-up’lara hibe desteği sağlanır.
Eureka programına başvuru için herhangi bir çağrı dönemi ve kısıt bulunmamaktadır.

Eurostars programı ise; içinde bulunan yıldan bir önceki yıla ait mali bilançosunda beyan ettiği “Ar-Ge Harcaması” miktarının “Net Satış Hasılatı” tutarına oranı %10'un üzerinde olan KOBİ ve start-up’ların başvuru yapabildiği ve sunulan projelerin en fazla 3 sene içerisinde tamamlanması ve en fazla 2 sene içerisinde de ticarileşmesi istenen uluslararası bir Ar-Ge destek programıdır.
Eureka’da olduğu gibi Eurostars’da da AB üyesi veya asosiye ülkelerden en az 2 kurum tarafından kurulan konsorsiyumlarla öncelikle Brüksel’e, oradan onay alınca da kurumların kendi ülkelerindeki hibe sağlayıcı kuruluşlara başvurması gerekmektedir. Ülkemizde bu kurum TÜBİTAK’tır ve tüm süreçler yine TEYDEB 1509 programı kapsamında yürütülmektedir.

3- PROJE BAZLI OLMAYAN HİBE DESTEKLERİ
Şu ana kadar çoğunlukla “bir proje dosyası hazırlamak ve ilgili değerlendirme süreçlerinde başarılı olmak kaydıyla” faydalanılabilen hibe programlarından bahsettim. Bundan sonraki süreçte kısaca “proje bazlı olmayan” hibe programlarına değineceğim.
3.1 KOSGEB Teknopazar Desteği
TÜBİTAK veya KOSGEB Ar-Ge Destek Programları kapsamında gerçekleştirdikleri projeleri başarıyla tamamlayan proje sahiplerine, bahsi geçen projeye konu olan ürünün ticarileştirme ve pazarlama sürecinde kullanılmak üzere 150.000 TL hibe desteği vermektedir. Bahsi geçen desteğin 50.000 TL’si Yurt İçi, 100.000 TL’si ise Yurt Dışı operasyonlarında kullanılabilmektedir.

3.2 KOSGEB Bireysel ve Organizasyonel Hızlandırıcı Destek Programı
Kurumların bireysel olarak yurt dışındaki hızlandırıcı programlara katılımlarına ilişkin olarak yapacakları harcamalar ile en az 5 KOBİ’den oluşan ve yurt dışına ticari amaçlı heyet organizasyonu gerçekleştiren grupların harcamalarına ilişkin hibe desteği sağlanan programdır.
Bireysel Hızlandırıcı Destek Programı kapsamında, KOSGEB’in belirlediği hızlandırıcı programlarına kabul alan KOBİ’lerin, hızlandırıcı program süresince;
- Ofis kirası
- Eğitim, danışmanlık ve mentorluk
- Ulaşım ve konaklama
- Hukuk ve yönetimsel giderleri
program başına %80 oranında ve maksimum 15.000 Dolar üst limit ile desteklenir.
Bu programdan faydalanmak isteyen KOBİ’lerin / start-up’ların daha evvel KOSGEB veya TÜBİTAK destekli en az 1 Ar-Ge projesi bitirmiş olması gerekmektedir.
Organizasyonel Hızlandırıcı Destek Programı kapsamında; tamamı KOSGEB üyesi en az 5 en fazla 10 KOBİ’den oluşan ticari heyetlerin maksimum 10 güne kadarki yurt dışı seyahat ve etkinlik organizasyonları işletme başına 15.000 Dolar, etkinlik başına toplam 60.000 Dolar üst limitiyle %80 oranında desteklenir.
Bu programın uygulanabilmesi için; 1 Lider Kuruluş (KOSGEB’e kayıtlı olması şartıyla) tarafından hazırlanan yurt dışı tur programına ilişkin detaylar bir dosya halinde KOSGEB’e sunulur ve KOSGEB’in destek kararı vermesi neticesinde KOBİ’ler, bu turda yer almak istediklerine dair KOSGEB’e başvuruda bulunurlar. KOBİ’lerin tura katılımlarına ilişkin;
- Eğitim, danışmanlık ve mentorluk
- Ulaşım ve konaklama
- Etkinlik alanı kirası
giderleri hibe desteği kapsamındadır.
Organizasyonel Hızlandırıcı Destek Programına senede 6 defa başvuru yapılabilmektedir.

3.3 Ekonomi Bakanlığı Döviz Kazandırıcı Hizmetler Destekleme Programı
Hali hazırda globale açılmak isteyen start-up’lar için bence en faydalı olan ancak en az bilinen, dolayısıyla da en az başvuru yapılan program olan Döviz Kazandırıcı Hizmetler Programı, 2015 yılından bu yana yürütülmekte olup eğitim, sağlık, film ve bilişim sektörlerindeki işletmelerin, yurt dışı operasyonlarına ilişkin çeşitli giderlerine yönelik hibe desteği verilmektedir.



Ekonomi Bakanlığı Döviz Kazandırıcı Hizmetler programından yararlanmak isteyen işletmelerin, aşağıdaki şartlardan en az 1 tanesini sağlaması gerekir:
- Yurt dışındaki birimin TR merkezli şirketin şubesi olması
- Yurt dışındaki birimin hissedarları arasında TR merkezli şirketin de olması
- Yurt dışındaki birimin hissedarları arasında TR merkezli şirketin ortaklarının da yer alması (ortakların toplam hissesinin %51 ve üzeri olması)
Ekonomi Bakanlığı Döviz Kazandırıcı Hizmetler Programında bazı programlar “ön başvuru” yani “harcama öncesi onaya tabi”; bazı programlar ise “doğrudan başvuru” yani “harcama öncesi herhangi bir onay gerektirmeyen ve harcama sonrası doğrudan başvuru” süreçlerine sahiptir. Dolayısıyla hangi programa başvuru yapılacaksa, o programın detayları ve başvuru prosedürlerinin detaylıca araştırılması gerekmektedir.

Görüldüğü gibi oldukça fazla sayıda hibe ve teşvik programına sahibiz ancak hangi programa başvuru yaparsanız yapın, bilmeniz gereken en önemli şey şudur:
“Fona / hibe desteğine güvenerek harcama yapmayın; her şartta harcama yapacağınız kalemler için fon / hibe programlarına başvurmayı deneyin”
Yukarıda anlattığım tüm programlar hakkında bire bir ve kurumsal danışmanlık destekleri vermekteyim. Sorularınız ve danışmanlık talepleriniz için bana yazabilirsiniz.
Buraya kadar okuduysanız özel bir teşekkürü hak ediyorsunuz demektir :)
Sevgiler.
