Joker’in Gülme Hastalığı
Psödobulbar Etkisi
Joker filmini izlememiş ve izlememeyi tercih edecek olabilirsiniz. Yine de Kemal Sunal’ın başrolünü oynadığı ve Kartal Tibet’in yönettiği ‘Gülen Adam’ filmine rastlamışsınızdır diye düşünüyorum. Hani her üzüldüğünde durup durup kahkaha atarak gülen Kemal Sunal’ın olduğu film.
O filmde veya bu filmde, üzücü bir olay sonrası ağlamasını beklediğimiz başrol oyuncusu duruma hiç uygun olmayan bir anda, basıyor kahkahayı. Bu durum nasıl hissettiğinizle paralel olmayan atak da denilebilecek, kontrol edilemeyen aşırı gülme, aşırı ağlama veya öfke krizleri şeklinde gerçekleşebiliyor. Bazen duruma uygun düşmeyen, abartılı yüz mimikleri şeklinde de gözlemlenebiliyor.
Sıklığı kişiden kişiye göre değişen psödobulbar etkisi, kimilerinde günde pek çok kez kimilerindeyse ayda birkaç kez gözlemlenebiliyor. Kısaca PBA da denilen psödobulbar etkisinin beynin duyguları kontrol etmeye yarayan prefrontal korteks kısmındaki bir hasardan kaynaklandığı düşünülüyor. PBA bazı mod hastalıklarıyla, epilepsiyle ya da depresyon, bipolar gibi psikopatolojilerle karıştırılması kolay olduğundan nörolojik tahlillerin, ayrıntılı gözlemlerin ve EEG yapılması gerekebiliyor.
PBA’sı olan kişiler ne yazık ki toplum içinde etiketlenebildiklerinden toplum içinde utanma veya ileride gerçekleşebilme ihtimali olan bir PBA atağından endişelenme gibi olumsuz duygusal yükleri de sırtlanmak durumunda kalıyorlar. Bu sebeple PBA’nın toplumda bilinmesi veya en azından kişinin yakın çevresi tarafından durumla ilgili bilgilerin edinilmesi duygusal anlamda kişinin desteklenmesine yardımcı olacaktır.
Joker filminde de dikkat çeken ve işin merkezinde yer alan asıl durumsa, önceleri devlet desteğiyle bir sosyal hizmet görevlisiyle görüşme fırsatı bulan ve ilaçlarına ücretsiz ulaşan başrol, devlet politikasındaki bazı değişikliklerden sonra her şeyden mahrum bırakılıyor ve kaderine terkediliyor.
