Mor İnek Notlarım

Şu her yerde duyduğumuz “Mor İnek” kitabı..Yazar Seth Godin. Basım yılı 2002.

Kitap, pazarlamada kullanılan “P” ler ile başlamış. Ürün(Product), Fiyat(Pricing), Promosyon(Promotion), Konumlandırma(Positioning), Bilinirlik(Publicity), Ambalaj(Packaging), Kulaktan kulağa yayılma(Pass-along), İzin(Permission). Yeni “P” ise Purple Cow ( Mor İnek ).

*Yazar reklam yapmayı bırakın da artık yenilikçiliğe yoğunlaşın öğüdünü kitabın her yerinde vurguluyor ve buna Mor İnek diyor.

*Büyük şirketler; eski müşteriyi elde tutmak, yenisini kazanmaktan ucuzdur der.

*İnsanlar son derece seçiciler her şeyi beğendiremiyorsunuz. Ürününüzü belirlediğiniz fiyattan alabilecek kadar parası olan bir kitle yoksa pazarınız yok demektir. Birinin telefonuna ya da e-posta adresine sahip olmanız, onların sizi dinlemek istedikleri anlamına gelmez. İnsanların sorunları artık çok daha karmaşık(yıl 2002J ).Tüketiciler sizi görmezden geliyor bu nedenle onlara ulaşmak iyice zorlaştı. Memnun müşteriler, memnuniyetlerini eş dostla daha az paylaşıyor.

*Eski Kural: Güvenli, sıradan ürünler yarat, onları ustalıkla pazarla. Yeni Kural: Farklı ürünler yarat, doğru insanlar arar bulur.

*Risk almanın güvenli olduğunu göstermek, muhteşem şeyler yapmanız için cesaret vermektir.

*Teknolojinizi kullanıp müşteriler için daha iyi ürünler geliştirmek yerine müşterinizi, ürünlerinizi daha rahat verimli olacak şekilde kullanmaya teşvik etmelisiniz.

*Ömrünü tamamlamak üzere olan bir ürüne para harcamaktansa karınızı yeni bir şeyler yaratmak için kullanın.

*Ürünleri ilk alanlar yenilikçiler, bunlar piyasaya yeni ne çıkarsa almak isteyenler. İlk benimseyenler, üründen gerçek anlamda yararlanacak kişilerdir. Yeni ürün ve hizmetler peşinden koşarlar. Bu kitle hem büyüktür hem de para harcamaya hazırdır. Erken ve Geç çoğunluk, tanıdıklarından ürün hakkında yorumları dinlerler ve kendileri de denemeye karar verirler. Bu büyük ve kar getirici kesimin sizi dinlemeye zamanı yoktur. Yenilikçilere kulak asmazlar. Geriden gelenler, bu kesime uyum sağlayanlar da denebilir. Kullandıkları eşya ömrünü tamamlamadan yeni ürün almazlar. Tek şansınız, değişimden, yeni ürünlerden hoşlanan, piyasaya çıkaracağınız ürünleri merakla bekleyen kesime satış yapmak. Sonra ürününüz ile alakalı haberlerin yayılmasını beklersiniz. Ürününüz ilk benimseyecek kesime cazip gelecek bir tasarıma sahip olmalı. Ayrıca sohbetlerde konu edilecek kadar basit olmalı.

*Herkese reklam yapmak faydasızdır. İlgi duyan birine reklam yapmak tabiki faydalıdır ama sizi dinleyen kişi, dostlarına sizden bahsetme ihtimali olan bir Hapşırıkçı ise işte o zaman gerçek manada fayda sağlarsınız.

*Müşterilerinizden farklı olmaya çalışın. En karlı grubu bulun. Hapşırma ihtimali yüksek grupla yakınlaşın. Bu iki gruba yönelik çalışmalar yapın ödüller vs..

*Herkese hitap etmeyen bir ürünün reklamını herkese ulaştırmanın anlamı yok. Korkunç bütçeli reklamlar hızla etkisini göstermek zorundadır. İkinci bir şansınız olmayacak.

*Doğrudan pazarlama yapanlar ölçüm yapmanın başarının altın anahtarı olduğuna inanırlar. Kitle pazarlamacıları ise farklı düşünür. Ölçüm yapmak neyin ters gittiğini itiraf etmek demektir. Ölçüm yapan şirketler, tüketicilere sundukları ürün ya da hizmetleri göz açıp kapayıncaya kadar iyileştirebilirler. Bu da onların kulaktan kulağa yayılmasını kolaylaştırır.

*Vaka incelemesi: KİVİ; Zespri, eski adı gooseberry olan meyveye kivi dedi ve bunu ağzının tadını bilen, üst düzey süper marketlere sattı ve meyvenin bir fenomene dönüşmesini izledi.

*İlk Mor İnek’in getirileri azaldığında hemen yenisini icat edebileceğiniz bir ortam yaratmalısınız. Girişimcide yeni bir adım atmama isteği doğar. Karı cebe indirip yeni yatırım yapmaktan sakınanlar çoktur. Yeni bir deneme demek, onca ter dökerek elde ettiğiniz kazanımları riske atmak demektir çünkü.

*Elde edilen karı yeni, daha büyük, daha çarpıcı bir dizi yenilik için harcamalısınız. Ve Ürününüzün bir hikayesi mutlaka olsun. Ürün hikayesi pazarlama da tutar.

*Farklı olmanın zıttı “Çok iyi”dir. Farklı, çarpıcı, ilginç fikirlerin yayılması çok daha kolaydır.

*İyi bir ürünün arkasında muhteşem bir ambalaj vardır. İyi bir ürün Dikkat çekici, sohbet konusu olmaya layık ve birçok insanın gözünde para verip satın alınmaya değerdir.

*PARODİ PARADOKSU: Bir paradide boy gösterirseniz kendinize has bir yanınız, makaraya sarılacak bir özelliğiniz var demektir. Şirketlerin çoğu kışkırtıcı olmaktan, gülünç görünmekten çok çekinir. Cesaretli olun.

*Ürününüzün koleksiyonluk bir versiyonunu yapın.

*Yeni bir ürün çıkaracak kadar paramız yok bari yeni bir slogan bulalım, Mevcut müşterimiz bu ürüne kızabilir daha radikal bir şey yapalım. Bu tavizler, hiçbir şey yapmamaktan her zaman için kötüdür. Pazarlama bölümünün sadece iş olsun diye sürekli bir şeyler yapmaya çalışması her şeyden kötüdür. Yeni ürün geliştirmeye ara verin ve eski unutulmaz klasikleri yeniden sunun. O arada dinlenen tasarımcılarınız daha güzel çalışmalara imza atarlar.

*Pazarınız ne kadar büyük ve değişime karşı ne kadar dirençliyse, müşterileriniz ne kadar meşgulse, Mor İnek’e duyulan ihtiyaç o kadar büyüktür.

*Japonlar da Otaku: iyi eleştiriler almış yeni bir sulu noodle restoranı denemek için şehrin bir ucuna gitme isteğidir, birinin yeni dijital lokomotifi ile ilgili her şeyi öğrenip hobi arkadaşınla paylaşma isteğidir. Temel gereksinimleri karşılayan bir şirket gelişemez. Otaku sahibi tüketiciler hapşırıkçılardır. Ürününüzü tanımak için zaman ayırır, deneme riskine girer, eşe dosta ondan bahseder. Akıllı şirketler otakusu bol pazarları hedefler. Ürünler farklı farklı olsa da hapşırıkçılar ve ilk benimseyen kesim hiç değişmez.

*Ürünlerinize yeni bir bakış açısı getirin. Dökmesi kolay bir boya kutusu yapılması gibi..

*Mor İnek ürünlerini ortaya çıkaran, taktikler ya da planlar değil, şirketlerin ürünlerini farklı kılacak sivrilikleri( bilerek ya da tesadüfen ) keşfetmekte kullandıkları süreçlerdir.

*Slogan bir metindir. Ve bu metin hapşırıkçı tarafından sohbetlerde kullanılır. Mesajı karmaşıklaştıracak hiçbir faktör olmamalıdır. Mesela Pisa Kulesi. Eğiktir. Basit ve net olun. Mesajdaki duruluk ve sadelik, onun daha bir çarpıcı ve ilginç olmasını sağlar.

*Para harcama isteği duyan kişilere bir şeyler satmak daha kolaydır.

*İlk seferde etkilediğiniz insanlardan müsaade alın ve bu müsaade bir sonraki Mor İnek’ inizi onlara duyurmak için. Hapşırıkçılarla yakın olun ve onların kitlelere ulaşmasını sağlayacak ihtiyaç duyacakları araçları ve hikayeyi sağlayın. Yatırıma devam edin. Aynı kitle için yeni bir İnek yaratın. Tekrar tekrar başarısızlığı tadın.

*Pazarlamacılık bitti artık hepimiz tasarımcıyız.

*Mühendisleriniz ve müşterileriniz ile kafa kafaya verin. Her şeyi yapabilme fırsatları olduğunu söyleyin ve neler yaparlardı öğrenin. Başarısızlıktan çekinmeden deneyebilecekleri en cesur şey ne olurdu.

*Acı ama gerçek! Dükkanınızı hapşırıkçılara değil de geniş kitlelere hitap edecek şekle getirirseniz kısa sürede zengin olursunuz.

*Hedef: otaku sahibi, kolayca ulaşılabilen küçük bir hapşırıkçı grubu için karşı konulmaz olmak.

*Kişiye özel her şey insanın kendisini de özel hissetmesini sağlıyor.

*Sınırlarınızı keşfedin. Gözünüzü “en”lere dikin. En ucuz, en soğuk, en hızlı…

*Mümkün olan en küçük pazarı düşünün ve sıradışılığıyla o pazarı alt üst edecek bir ürün tanımlayın. Bu ilk adım olacak.

*Uçlarda olduğu düşünülen bir rakip belirleyin ve onu geçmeye çalışın.

*Sektörünüzde henüz yapılmamış ne var, araştırın, bulun ve onları yapın.

  • GEORGE ORWELL: Sıkıcı Olma. Güvenli Olan Risklidir. Şimdi Tasarımın Sözü Geçer. Çok İyi Olan Kötüdür.

Gelişime ve öğrenmeye doyamadığımız hayatlarda karşılaşmak dileğiyle. Kendinize iyi bakın :)

Bana Twitter’dan @bencagatay ile diğer blog yazılarıma www.cagatayyilmaz.com ‘dan ulaşabilirsiniz.

Beğendiyseniz aşağıdaki kalbe tıklayarak sevgimize bir kalple destek olun :)