Seks ikiye ayrılır: Hormonlu & Hormonsuz

Herkesin seks yaptığı aşikar. Türkiye’de bile. Hatta belki de en acayibi Türkiye’de. Peki neden bu kadar testesteron erkek burnundan soluyarak dolaşıyor? Ve bu kadar kadın, çaresizlikten barbara cartland okuyup, dizi izliyor? Elbet bir sebebi var; çünkü kimse tatmin olmuyor.

Evliler ayda 1–2, hadi en iyimserinden haftada 1 sevişiyor. Adı üstünde, partnerler cepte olunca o sevişmenin tadı tuzu olmuyor, olsa da iki taraf da tatmin olmuyor.

Çiftler de evlilerden farklı değil. Sayıya değil neticeye bakalım; ilişki bir kaç seneden uzunsa kadın da erkek de sevişmeyi bir rutine çevirmiş ve pazar kahvaltısı kadar resmileştirmiş oluyor. Bitse de gitsek noktasına gelmiş taraf genelde erkekken, kadın “daha karpuz kesecektik” beklentisinde yarım kalmış arzu şelalesi formunu ancak bir kaç sevişme daha devam ettirip, köşesine çekiliyor.

Çocuklu evli çiftlerde durum mağlum: Çocuğa hamile kalma ile başlayan soğukluk, doğumdu, lohusaydı, emzirmeydi derken 2 seneyi bulabiliyor. Bu süreçte kadın çocukla bir çeşit aşk ilişkisi yaşadığı için görece tatmin iken, erkek ne çocuktan ne karıdan umduğunu bulamayıp, gözlerini dışarı çevirebiliyor. Pek çok boşanmanın tam da çocuk 4 yaşlarına geldiği sırada patlak vermesi de biraz bu yüzden.

Freelance takılan kadın ve erkek bekarlar, düzenli bir seks hayatları olmadığı için yoğunluk olarak az olsa da diğerlerine göre en tatminkar cinsel hayata sahip kısmı oluşturuyor. Ancak burda da Türkiye gerçekleri devreye giriyor. Freelance takılan bir erkek, geleneğinde olduğu gibi vur kaç taktiği ile avlanıyor. Bunlar genellikle o gece düşürülen avın tüketilmesi ve hızla uzaklaşılması şeklinde bir davranış modeli sergiliyorlar. Çünkü seksin hemen ardından erkekte salgılanan hormon adrenalin. Kadınlar da aynısını yapımaya çalışıyorlar. Çoğunlukla…. Karşılıklı beğeniyle dahi olsa bu görüşmenin 2. hatta 3. kere tekrarlanması durumunda kadın ve erkek arasında olaya verilen tepkide farklılıklar başlıyor. Nasıl mı?

  • İlk görüşmede herkes eşit, seks yaşandı, bitti, evlere dağılındı.
  • Seksin hemen ardından, erkek adrenalin salgılıyor demiştik ya, ortamdan uzuyor. Kadın ise karşı tarafa empati, sempati ve her türlü bağlılık hissini arttıracak oksitosin salgılıyor.
  • Diyelim ki ikinci görüşme yaşandı. Erkek için durum aynen, seks, rock’n roll ve adrenalin şeklinde tezahür ediyor. Kadın ise, muhtemelen o arada başkası ile de birlikte olmadığı için 2. kere aynı adamla yatarak oksitosin karesi kıvamına erişiyor.
  • Bundan sonra kritik 3. görüşme kaldı. Seks ardından, adamı anlatmaya gerek yok, kadın aynı kişiyle 3. kere yatarak oksitosin ve empatinin dibine vuruyor. (oksitosin küpü :-) Freelance diye başladığı cinsel ilişki bir anda gözüne uzun dönemli ilişki gibi gelmeye başlıyor. Ondan sonra işte erkeklerin sürekli şikayet ettiği şey oluyor: Beni neden aramadın, sevgili olalım, hadi bana çiçek al diyalektiği!
  • Nadiren de olsa, kadın tarafı araya başka ilişkiler sokarak kendi beynini hackleyebiliyor. Bu durumda 3. veya 4. görüşme, hatta 10. farketmiyor. Oksitosin işe yaramıyor, kadın da bağlılık duyguları oluşturmaktan yırtıyor. Ancak bu cinsel merkezli ilişki bir şekilde kadın bağımlılık oluşturmadan 6. hatta 7. sevişmeleri gördü ise, bu sefer erkek aynı mızıldanmalara girebiliyor. Dün gece whatsup’ta aktiftin?, sabah neden mesajlarıma geç cevap verdin? şu fotoğraflarını beğenen dallama kim? neden facebook’taki ilişki durumunu güncellemiyorsun, sevgili değil miyiz? düzeneği de erkekteki diyalektik. Yani erkek daha sevmeye başlamadan, henüz hiç bir şeyden emin değilken bile, kontrol ve kıskançlık güdülerini pıtırcık şeklinde ortaya döküyor. (Kıskanılmayı sevimli bir şey olarak görüp, bununla övünen kadınlara kendilerini 300 yıl önceye ışınlamalarını öneriyoruz)

Tek gecelik ilişki adı üstünde tek gecelik ilişki. Dolayısı ile böyle kalması iki taraf için de en hayırlısı.

Aslında ne oluyorsa hormonlarımızla oluyor. Hormonlu seks bol göz yaşı, ihanet, hayalkırıklığı; Hormonsuz seks ise kontrolü kimseye kaptırmadan oyunda kalabilme yeteneği bahşediyor.

Seks yapmak için girilen onca rol, tavır, süslenme, tavlama / avlama sanatları üzerine yatağa gelindiğinde, yine de bakıyoruz ki erkek boşalamamış. Kadının boşalıp boşalmadığı belli değil (hiç belli olmaz ki)

Bolca kafa karışıklığı ve fiziksel efora rağmen tatmin edilmemiş yetişkinlerin seks ortamı dışardan baktığında şaşırtıcı bir şekile aktif ve dinamik duruyor, o kısmı da yazmadan geçemeyeceğim. Old school seksin rafa kaldırılıp, sanki herkesin Henry Miller romanlarından fırlamış karakterler gibi fantazi ve çoklu deneyimlerle partiden partiye koştuğu seks aktiviteleri var artık. Hobi gibi, seks ile uğraşan adamlar, ereksiyon ya da cinsel birleşme dışında yöntemlerle ilahi orgazmı arayan çiftler, gruplar, kadınlar, erkekler. Cinsel birleşmenin eyleminin az, seks kontentinin çok olduğu zamanlardayız!

Thanks to internet, bdsm ve domination’ı teenager’ken öğrenen bir nesil yetiştirdik. Her türlü cinsel meraklarını internetten ve pornodan öğrenen bu nesil, sevişmeyi de gerçekten öyle bişiy sanıyor. Daha da ilginci, henüz 25 yaşını görmemiş ama seksten bıkmış ya da artık heyecanını kaybetmiş gençlerimiz var. Bizim kuşağın orta yaştan sonra yaşamaya cesaret ettiği pek çok deneyim, zamanın gençleri için yaşandı bitti.

Hormonlu ya da değil, seks yaparken tatmin olmayı öğrenmemiz gerekiyor. Sadece kadınlar değil hayır, hatta özellikle erkekler.

Erkekler akıllarındaki dirty şeyleri yapmak için dirty kızlar bulmayı bekliyorlar. Sevgilileri, karıları böyle şeyler için fazla temiz kabul ediyorlar. Neticede kendi sevgilisinden sıkılıp, onu terkeden ve dirty şeylerine dönenler de yine kendileri oluyor. Büyük bir muamma.

Erkeklerin seksle yaşadıkları bu çelişkileri çözmeleri gerekiyor. Çözmedikleri müddetçe, akıllarına gelen ne kadar ekstreme şeyi deneseler de uzun vadeli bir çözüm bulamayacaklar. 10–15 seneye kadar “old school” sevişen, normal bir şekilde cinsel birleşme yaşayan kimse kalmayacak böyle giderse.