
Girişimcilikle ilgilenen, hedeflerine ulaşmak için motivasyon arayan veya sadece insanların hikayelerini öğrenmeyi seven biri olabilirsiniz; belki de bunların hiçbiri değilsiniz. Kim olursanız olun bugüne kadar mutlaka alanında başarı yakalamış en az bir insanın hikayesini öğrendiniz. Bu hikaye(ler) size ilham vermiş, sizi umutlandırmış veya tam tersi, umutlarınızı kırmış olabilir. Oysaki okuduğunuz başarı hikayelerinin sizin hayatınız açısından doğrudan faydalı veya zararlı olması mümkün değil. Neden pek çok başarı hikayesinin size yardım etmek için tasarlanmadığını kısaca açıklayacağım. Bu tarz yüzlerce hikaye okumuş ve zamanla bu hikayelere karşı gerçekçi bir bakış kazanmış biri olarak, bu yazının tüm başarı hikayelerine ve kendi hikayenize de hiç olmadığınız kadar gerçekçi yaklaşmanızı sağlamasını umuyorum.
Okuduğunuz başarı hikayeleri, başka insanlar tarafından çoktan gerçekleştirildi. Siz de bu hikayedeki adımları birebir takip edip sıradaki Mark Zuckerberg olmak istiyorsanız üzücü bir gerçekle yüzleşmelisiniz: “sıradaki Mark Zuckerberg” diye bir şey yok. Sadece bir Mark Zuckerberg var ve Facebook çoktan kuruldu. Aynı yolu aynı adımlarla takip ederek siz de başarılı olabileceğinizi düşünüyor olabilirsiniz, maalesef yanılıyorsunuz. Başarı, taklit kabul eden bir kavram değil. Birinin kopyası olmak başarı kabul edilmiyor, İşiniz ünlüleri taklit ederek gösteri yapmak bile olsa, bunu yaratıcı ve farklı bir şekilde sunmazsanız kimse sizi izlemiyor. İşte bu yüzden, hangi alanda olursa olsun, sizin başarmanız gereken şey daha önce yapılmamış olmalı. Bunu da sizden önce yürüyenlerin ayak izlerine basarak yapamazsınız. O izler sizin gitmeniz gereken yere ulaşmayacak, hatta sizden öncekilerin gittiği yere bile ulaşamayacak artık. Çünkü dünden bugüne bile pek çok şey değişti. O yol bir başkasını ulaşması gereken yere ulaştırdı ve onun yolu oldu. Orası artık sizin yolunuz olamaz. Kısacası, siz kendi başarınızı yakalamak için başka bir yoldan ilerlemelisiniz.
Başarı hikayeleri göründükleri kadar gerçek değiller. Bu yüzden onlara başarı hikayeleri yerine başarı masalları desek çok daha doğru olacak. Hayatta karşılaşılan pek çok zorluk, üzerinden zaman geçtiğinde unutulur. İşte bu yüzden, kendi hikayelerini paylaşan insanlar yaşadıkları zorlukların bir çoğunu hatırlamaz ve biz okuyucular da o zorlukları asla öğrenemeyiz. Bu da bizi yanıltarak başarı yolunda az zorlukla karşılaşacağımızı düşünmemize sebep olur. İnsanların kendi başarı yollarında çektikleri sıkıntıları öğrenmediğimiz için bu zorluklardan hikayenin kahramanının nasıl kurtulduğunu da öğrenemeyiz. Oysaki bu hikayelerde bize faydası olacak en önemli şeylerden biri insanların karşılaştıkları küçük problemleri nasıl çözdükleri ve ilerde büyük bir krize dönüşmesini nasıl engelledikleridir. Ne yazık ki öğrenmemiz gereken bu küçük problemler de insanların kendi hikayelerinde en çok unuttukları kısımdır.
Bu gibi hikayelerde gerçekte yaşanan bazı zorlukların eksik olmasının bir diğer sebebi de hikayesini paylaşanların geçmişteki defterleri yeniden açmak istememesidir. Başarı yakalayan, hedeflerinin bazılarına ulaşan, hikayesini dinlemek isteyen bir kitleye ulaşabilen biri neden geçmişte ona kötü davranmış, işini zorlaştırmış insanlarla yeniden uğraşsın? Bu yüzden hikayesini anlatan insanlar, eskiden kendilerine zorluk çıkarmış kişileri anlatmaktan kaçınırlar. Bunun çok bariz bir örneği başarı hikayelerinin pek çoğunda (tabii bu konuda dürüst olan az bir kesim de var) kişilerin aileleriyle yaşadıkları sorunları anlatmayışlarıdır. Aile ilişkilerinde sıkıntı yaşayan pek çok başarılı insan var, fakat bu konulardan bahsetmek duygusal açıdan zor olduğu kadar kişinin tepki çekmesine de sebep olabiliyor. İşte bu yüzden unutmamalıyız ki geçmişteki defterleri açmaktan ve yeniden zor durumda kalmaktan kaçınıldığı için gerçek hikayede yaşanan önemli bazı şeyleri asla bilemeyeceksiniz.
Bu hikayeleri okuyup “Bu mucize benim hayatımda da olsaydı, ben de başarılı olurdum” diye düşünüyorsanız, başarı hikayelerinin size neden gerçekten yardımcı olamadığını ilk elden tecrübe ediyorsunuz demektir. Okuduğunuz hikayedeki olayların sizin hayatınızda da aynı şekilde gerçekleşmesini bekliyor ve bunu başarılı olmanızın koşulu olarak görüyorsanız, kendi hikayenizin güzelliklerini, kendi şanslarınızı, kendi zorluklarınızı, ve kendi güçlü yanlarınızı gözden kaçıracaksınız.
Son olarak tüm bu anlattığım durumun farkına vararak başarı hikayelerinin neden size yardımcı olamadığını anlamanız, onların sizin için faydalı olmaya başlamasına sebep olacaktır. Çünkü artık odaklanmanız gereken şeyin bu başarı masallarında yaratılan mükemmel hayat algısı olmadığını, bu masallarda anlatılmayan daha pek çok şeyin aslında yaşandığını biliyorsunuz. Bunların genelinde odaklanmanız gereken ilk şey kurguda şans eseri oluşan olaylar değil, başarılı olan kişinin sahip olduğu beceriler ve kendi sahip olmadığı beceriler için nasıl çözümler bulduğu olmalıdır. Bu noktadan sonrası, sizin kendi hikayenize destek verecektir. Peki siz bugün kendi başarı hikayenizin neresindesiniz?
Selin Ceydeli’ye ve Ata Engin’e düzenlemedeki katkıları için teşekkürler.
