Elektromanyetik Radyasyona Maruz Kalmanın Psikolojik Etkileri

Betül Görken
Sep 6, 2018 · 3 min read

Elektromanyetik radyasyon kaçışın neredeyse imkansız olduğu hatta bunun günbegün artarak insanların sağlığını olumsuz etkilediği tartışmasız kabul görüyor. Temeldeki ihtiyaçları karşılamaya yönelik çamaşır makinesi, buzdolabının yanı sıra özelikle kullanımı artan cep telefonlarına paralel olarak artan baz istasyonları bu tehlikenin en büyüğünü oluşturuyor.

Türkiye’de 2001 yılında çıkarılan yönetmelikle vericilerin kurulumu ve sonraki süreçler BTK sorumluluğundaydı. O dönemi takip eden yıllarda yaşam alanlarının çok yakınlarına kurulan baz istasyonları halkın tepkisiyle karşılaştı ve sağlığından olan insanlar mahkemelere bu istasyonların kaldırılması için başvurdular. Her ne kadar aksi kararlar mahkemece verilmiş olsa da gece gizlice kurulan ya da baca içlerine saklanan baz istasyonları yine de yapıldı.

Özellikle yüksek frekansta elektromanyetik alana sahip GSM vericilerinin kurulumu ve işletilmesine dair Uluslararası İyonlaştırmayan Radyasyondan korunma komisyonu (ICNIRP) üst sınırlarını kullanarak BTK yönetmelikleri yeniden düzenlese de bazı Avrupa ülkeleri bu güvenli sınırların bile daha aşağısını üst sınır olarak belirlemiştir.

Güvenli sınır tartışmaya oldukça açıktır çünkü sağlıklı insanlar baz alınarak oluşturulmuştur. Bazı sağlık problemleri yaşayanlar, direnci düşük olanlar, en önemlisi çocuklar bundan daha da olumsuz etkilenebilmektedir. Kronik olarak uzun yıllar boyunca maruz kalınan bu etki yıllar geçtikçe vücutta birikim oluşturmaktadır çünkü organizma radyasyondan dolayı aldığı hasarı gideremeden tekrar radyasyona maruz kalmaktadır.

Elektromanyetik radyasyonun etkisi başta kanser, dolaşım ve sindirim sistemi rahatsızlıkları,kan basıncı, baş ağrısı,kalp damar rahatsızlıkları, dna sentezi üzerindeki çok bilinen etkileri vardır. Özellikle cep telefonlarının insan vücudunda geçerken emilip tutulmasının sonucunda oluşan ısı Parkinson ve Alzheimer, MS gibi sinir hastalıkların oluşumuna etki etmektedir. Bunlar bizim en çok bildiğimiz etkiler olmakla beraber bunun yanı sıra depresyon, anksiyete, dikkat ve algı üzerinde de olumsuz etkileri saptanmıştır. Bu konuyla ilgili Wijngaarden ve arkadaşlarının 2000 yılında yayımladıkları makale işin ciddiyetini belirtmektedir. ‘Elektrik İşçileri Arasında Elektromanyetik Alana Maruz Kalma ve İntihar’ başlıklı makalede manyetik alana fazla maruz kalan işçilerin intihara bağlı ölüm sebebinin arttığı sonucunu göstermiştir. Bunun biyolojik temelinde ise yüksek frekanslı radyasyona uzun süre maruz kalmanın, anksiyete ve depresyon ile ilişkili serotoninin 5-HT (5-hipoksitritamin) prekürsöründe azalmaya neden olması yatmaktadır.

Buna ek olarak 2011 yılında Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesinin sürekli iyonizan ışınlara maruz kalan radyoloji ünitesi çalışanlarında anksiyete ve depresyon düzeylerinde bir değişikliğin olup olmadığının ortaya konulması amacıyla 19’u kadın 19’u erkek toplam 38 kişiden aldığı veriler ile yayımladığı ‘Radyoloji Çalışanlarında Depresyon ve Anksiyete Düzeyleri’ araştırmasında da meslekte geçirilen görev süresinin artmasıyla çalışanların depresyon ve anksiyete düzeyleri arasında anlamlı pozitif bir korelasyon bulunmuştur. Yaşın artmasıyla da yine anlamlı pozitif bir korelasyon bulunmuşken cinsiyet ise anlamlı bir fark oluşturmamıştır. Bu çalışma yeni olması ve sonuçların çarpıcılığı açısından oldukça önemlidir.

(B. Yıldırım, Ş. Özkahraman. Radyoloji Çalışanlarında Depresyon ve Anksiyete Düzeyleri.S.D.Ü. Sağlık Bilimleri Enstitüsü Dergisi Cilt 2/ Sayı 3/ 2011)

Bu durumda elektromanyetik radyasyonun psikolojik düzeyde etkisi en az sinir sistemi kadar etkilidir. Bundan korunmak her ne kadar zor olsa da kullanılmadığı zaman elektronik aletlerin fişlerinin çekilmesi, teknolojik ürünlerin kullanımının yeri geldiğinde sınırlandırılması ilk etapta alınabilecek önlemlerdendir. En önemlisi ise özellikle ev değiştirirken yaşam alanı çevresinde baz istasyonunun olup olmaması, saklanma ihtimali olan yerlerin iyice araştırılması alınabilecek en etkili yöntem olmaktadır.

Betül Görken