Başkalarını sömürerek yaşayan insanların ahlak ölçüleri de başkalarından çalıntıdır. Doğru ve yanlışı, düşünerek bulmazlar. Babalarından, öğretmenlerinden, führerlerinden, komutanlarından, hocalarından öğrendikleri kuralları ahlak kuralları olarak kabul eder, hayatlarının geri kalanını buna göre kurarlar. Doğru ve yanlışı bulmak için düşünenlerden ölesiye korkarlar. Sokrates’i idam edenler bunlardır.
Böyle insanların korkunçluğu, tek bir emirle doğru kabul ettikleri ahlak yasasını başka bir emirle rahatlıkla çiğnemeleridir.
Tarihte bir lider peşindeki hiçbir yığının “öldürmeyeceksin” emrine sadık kalabildiği görülmemiştir.
Liderleri onlara “öldürmeyeceksin” dediğinde, aslında “ben emretmedikçe öldürmeyeceksin” demektedir. Zaten bu liderler eninde sonunda “belirli şartlar altında” mutlaka cinayet emri vereceklerdir. Tarihte bir lider peşindeki hiçbir yığının “öldürmeyeceksin” emrine sadık kalabildiği görülmemiştir.
Dolayısıyla ahlakı “emirlere uymak” üzerinden ölçen bir insanın, liderinin ahlakını sorgulaması imkansızdır. Lider ahlaksız olamaz, çünkü ahlakın bizzat kaynağı odur. Bu insanlar kendi mantıklarıyla doğru ve yanlışı ayırt etme yeteneklerini konfor uğruna terk etmiş, bu yeteneği lidere bırakmışlardır.
“O bizim günahlarımız için öldü” diyenler de bunlardır, Nürnberg Mahkemeleri’nde “ben sadece emirleri uyguluyordum” diyenler de.
Lider onlar adına doğru ve yanlışı ayırt etmeyi bir “hizmet” olarak sunarken, onlar da liderlerine büyük minnettarlıkla onun gösterdiği yolda hiç soru sormadan ilerlerler. Bu sırada da durmadan liderlerinin ne kadar fedakar olduğunu, onlar uğruna kendini nasıl feda ettiğini anlatır dururlar. “O bizim günahlarımız için öldü” diyenler de bunlardır, Nürnberg Mahkemeleri’nde “ben sadece emirleri uyguluyordum” diyenler de.
Bir liderleri olmadığında da durmadan bir Kurtarıcı beklerler. Kurtarıcı’nın kendilerini kurtarmasını bekledikleri şey aslında içinde oldukları kötü durum, çektikleri eziyet vs değildir. Bunlar sadece sonuçtur. Kurtarıcı geldiğinde onları en büyük zorluktan kurtaracaktır: Kendileri adına doğruyu ve yanlışı ayırt edebilmenin zorluğundan.
Email me when Bireyci publishes or recommends stories