Ahval-ü şerait — I

Yaklaşık 2 senedir Çanakkale’nin bir köyünde yaşıyorum. Pandemiden bu yana İstanbul’a çok nadir gittim. Gittiğimde de genelde kendi evimden kalmadım. Buna karşın, hiçbir fişin elektrikle temas halinde olmadığı, uzun süredir kapalı halde bulunan İstanbul’daki evime 129,65 tl elektrik parası gelmiş.

Elektrik kurumu için 0 eşittir 129,65 olabilir diyorum. Veyahut, karşı komşum tanıdık bir elektrikçi bulup kendi elektriğini benim hattımdan çekmiş olabilir mi diyorum -ki bu ihtimal karşı komşumun elektrik sarfiyatı konusunda çok tutumlu olduğunu gösterir- Veya diyorum, bir hata olmuş, çünkü son zamanlarda, elektrik şu kadar geldi, itiraz ettim, haklısınız hata olmuş, sonraki kullanımlarınızdan düşeceğiz dediler, şeklinde hikayeler çok duyuyorum çevremden. Eğer öyle ise, benim elektrik kurumum epey kurnaz olmalı. 129 lira 65 kuruş muhtemelen itiraz edeceğim bir meblağ değil. Kuvvetle muhtemel, lanet olsun deyip ödeyeceğim bir meblağ. “129 lira 65 kuruş için kalkıp buralara kadar gelecek değil ya”, diye düşünmüş olabilirler. Haklılar.

Aklıma makul veya değil, başka hiçbir seçenek gelmiyor. 129 lira 65 kuruş çok büyük para olmayabilir ama 2 orta boy pizza, yanında 2 adet sufle söyleyebilmek varken..

..Neden?

İzahı olmayan sorular bugün olduğu gibi hayatımda her zaman var oldu.

25’li yaşlarımdaydım, Hıncal Uluç henüz 67 yaşındaydı ama o gün de aynı şeyi düşündürüyordu. “Neden? Bu adamın olayı ne?” Kilis doğumlu, spor otoritesi, güzellik uzmanı, söz yazarı, gurme, siyaset bilimci ve sosyolog, köşe yazarı Hıncal Uluç. Keramet yalnızca isminde miydi? Çünkü, başka hiçbir sebep bulunduğu yerde durmasına makul gerekçeler sunmuyordu. Ama, öylece, oradaydı işte. Prizlerin hepsi boşken gelen 129 lira 65 kuruşluk fatura gibiydi. Hıncal Uluç’tu.

Görsel: Shutterstock

Neyse ki, bugün, Hıncal Uluç’un “hiçbir şey” olduğunu o gün Hıncal Uluç’u bir şey zannedenler bile anladı. Bu beni de ister istemez ümitlendirdi. Seneler sonra, İstanbul’da, bomboş bir evde, aslında hiç elektrik kullanmadığım gerçeği ortaya çıkacak mıydı? 129 lira 65 kuruşumu iade edecekler miydi? Peki, o gün hala 129 lira 65 kuruşa 2 orta boy pizza ve 2 sufle söyleyebilecek miydim?

Bilmiyorum..

..Neden sorusu kadar sık kullandığım bir diğer kelime “bilmiyorum.”

Evet, bilmiyorum. Bilmiyorsam bunun sorumlusu ben değilim. Çünkü, bilmediğim şeyin sorumlusu ben olduğumda “bilemiyorum” demeyi tercih ederim.

Astronomik kira artışları;
Sunay Akın’ındı sanıyorum Antik-acılar diye bir kitabı var. Belki, bugün, yine, Sunay Akın, Kira-acılar diye bir kitap yazmalı. Sığınma-acılar adlı kitap ile de seriyi tamamlamalı. Gerçi acıların sonu yok. Bakarsınız, yeni yerli milli acılarımız olur ve yine Sunay Akın bize onları da anlatır.

Rusya — Ukrayna savaşı;
Ukrayna’ya Ukranya diyenlere kızanları anlamıyorum. Bütün ecnebi ülkeler -ya ile biterken bir tek Ukrayna’nın -na ile bitmesi daha garip değil mi?

Zevk uşağı
Üniversiteye henüz başlamıştım ve kenarları bıçakla kesilmiş havalı-lezzetli sandviçler yapan arkadaşlar edinmiştim. Z kuşağı şimdi o sandviçlerin çok daha lezzetlilerini benzincilerden alıp yiyebiliyor.

Suriyeli mülteciler Vs Afgan Sığınmacılar;
Suriyelilere mülteci Afganlara sığınmacı diyorlar. Neden?

İlk emir; Oku!

Bugünün şartlarında;

İzle!

Unutma, kötüye ve çirkine alışmak kolay, iyi olanı benimsemek zaman alıyor.

Zararlı şeylerin zararları kanıtlanmış olduğunda zararlı olduklarına inanırız. Bu da onların bir geçmişi olmasını gerektirir. İçinde yaşadığımız zararlıların ise farkına varamayız.

lakin..

..Netfiliks eşittir anksiyete ve depresyon.

Haziran 2022
Bolvitamin

--

--

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store