Kükürt Dioksit İçerir!

Veyahut, Ahval-ü şerait II

Kahvede otururken yan masadaki tartışma birden bire alevlendi. Hepimiz masaya döndük; Celallenen abi bir hışım ayağa kalktı; “hangi çağda yaşıyorsun sen, olur mu öyle şey” diye bağırdı ve söylene söylene çıkıp gitti.

Bir an soru sanki bana sorulmuş gibi cevabı düşündüm.
Sahi, biz hangi çağda yaşıyorduk?

Ortaokulda sınıfın arka duvarında asılı tarih şeridine göre, Yakın Çağ.

Kimine göre milenyum çağı, bazısı dijital veya bilgi çağı demeyi seviyor. İnsan çağı diyeni de var uzay çağı diyeni de.

Misal konuşuyorum, tunç çağında, tunç çağına, tunç çağı dışında başka isimler de verilmiş midir? Pek sanmıyorum.

-Kalay ile bakırın karışımı çağ.-

“Ne biçim bir çağa doğduk. Demirin tuncuna, düşmanın piçine kaldık.” sözü tunç çağına mı aittir?

İsim meselelerini pek önemsemiyor olabilirsiniz ama konunun içinde biraz dolaştığınızda banu avar hikayeleri yazmamak mümkün değil.

“Orta çağ” yani “karanlık çağ” diye de bilinebilir, bir benzeri “orta doğu” belki “karanlık coğrafya” diye de bilinebilir.

yakın çağ — uzak doğu? Bir korelasyon var mı? Var ise güney korelasyon, yok ise kuzey korelasyon.

Ortaokuldaydık, bir çağı kapatıp açan kişinin Fatih Sultan Mehmet olduğunu anlattıklarında, herhalde bizim megalomanlığımızın bir parçası, bundan kesin dünyanın geri kalanının haberi yoktur diye düşünmüştüm.

Oysa ki öyle değil imiş. Vallahi helal olsun ecdadımıza. Ecnebilerin çok övündükleri, üzerine sürekli manasız filmler yaptıkları vikingler, bir çağı açıp diğerini kapatabilmiş mi mesela?

Osmanlı ile bir derdim olmadı hiçbir zaman, lakin günümüzde hala, insanların hoşuna gitmeyen bir şey söylediğinizde ecdada saygısızlık ile suçlanıyorsunuz.

Beni bir tarafa koyun, çağ değiştiren cihan padişahının ölümünü takiben başlayan taht kavgası nedeniyle 20 gün boyunca kaldırılmayan ve haliyle kokan cenazesini düşününce ecdadın kendi atasına saygısının pek olmadığını görüyorum.

Henüz 2 yaşında olan kardeşini uykusunda boğduran, kardeş katlinin gerektiği durumlarda kaçınılmaz olduğuna dair fetva veren biri için belki de adil bir son.

Konu hakkında yazdıkça aklıma bazı hatıralar geliveriyor; alevi bir sınıf arkadaşım vardı ortaokulda. Yavuz Sultan Selim’den nefret ederdi. 10 kardeşini boğdurdu, 5 kardeşini katletti diye anlatırdı. Allah affetsin, bir gün gittim, tarih hocasına (kendisi aynı zamanda coğrafya hocamızdı) sordum, aslı astarı var mı bunların diye. Google yok, youtube yok, kitaplar zaten yazmıyor böyle şeyleri; tarih hocamız, -sanki daha matah bir şeymiş gibi- “yalan hepsi, alevileri kılıçtan geçirmiştir ondan sevmezler Selim’i” demişti.

Geleceğin meslekleri

Bir mesleğin insanlık namına gerekli olup olmadığına dair tek bir kontrol yöntemim var..

Bir doktora gidiyorsun ve şöyle diyorsun; “Bilmem, senin yaratıcılığına güveniyorum.”

Genel müdürümüzün masajı

Mutlu CEO’n.

Faz I — Faz II — Faz III

Korku filmi serisi. Her seri yapımın kaderini paylaşıyor ve hep daha kötüye gidiyor.

Prensipte ok

Şimdi biz neyiz?

Sahi, bir İlhan İrem vardı, toprak bol olsun ona..

Temmuz 22

--

--

Love podcasts or audiobooks? Learn on the go with our new app.

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store