Underdog, Türkçe’de karşılığı tam olmayan bir kelime, anlamı, bir müsabakada kazanma şansı olmayan, bu nedenle dikkate alınmayan, favorilerin yanında göz ardı edilen, kazanırsa da diğer taraflarda üzüntüye sebep olan taraf anlamına geliyor.

Yeni bir sosyal ağ döngüsünün başındayız. Bu döngünün başlangıcı diğerlerinden farklı. Türkiye’de toplumun ileri görüşlü bölümü tarafından göz ardı edilen, önemsenmeyen ve zaman zaman red edilen bir sosyal ağ. Çünkü ülkemizdeki ilk kullanıcılar (early adopters) sosyal, ekonomik ve kültürel özellikleriyle kalabalık ve diğer sosyal ağlarda herkes tarafından görünmeyen, fark edilmeyen, farklı kültürel kodlara sahip topluluklardan ve Z kuşağından oluşuyor. …


Ogres are like Onions — Shrek

Birinci bölümde aaS kavramından bahsetmiştim, okumadıysanız buradan ulaşabilirsiniz.

Bir yazılımı servis olarak sunmak, kolay kazanç için hızlı bir yol olarak gözükse de, hiçbir şey göründüğü gibi değildir.

Birden fazla müşteriye benzer özelliklerde ortak bir altyapı ile hizmet vermenin ilk bakışta görünmeyen birçok kısıtı ve zor tarafları bulunur.

Deneyimlerimizi paylaştığım Ganipara, e-ticaret alanında hizmet veren bir SaaS uygulamasıdır. E-ticaretin, ülkemize özgü ticaret çeşitliliği nedeniyle karmaşık bir operasyon olduğunu hatırlatarak, ilk sürümünden bugüne kadar öngörmediğimiz birçok zorluk yaşadığımızı, basit görünen özelliklerin aslında birer sorunlar yumağına evrildiğini deneyimledik ve epey dersler çıkardık.

Katman

Uygulama fikrini hayata geçirmeden önce öngöremediğimiz ve çalışırken karşımıza çıkan tekrar…


“Güzel günler ve iyi insanlar için paylaşmak. Başka yapabilecek ne var ki?”

Günden güne girişimcilik dünyasının temel kavramı haline gelen, yeni nesil tüm girişimci, uygulama geliştirici veya bu işlere ilgi duyan birinin aklındaki SaaS tanımı aşağıdaki gibi ifade edebiliriz:

“Bir kere geliştirelim ve tekrar eden, sürekli kazanabileceğimiz bir iş yapalım”

Toplantılarda, sohbetlerde içinizdeki yavanlığı ortaya çıkarmadan kullanabileceğiniz tanımı ise aşağıdaki gibi olabilir:

“Üretilen bir yazılımın kullanım hakkının, birden fazla kullanıcıya hizmet (servis) olarak kiralanması ile gelir elde etmeyi sağlayan iş modelidir. Bu iş modelinde birden fazla kullanıcı aynı yazılımı, genellikle uzaktaki ortak kaynakları (bulut) paylaşarak kullanır. …


Arkadaşlarla oturduk, kahvelerimizi yudumlarken içlerinden birisi “Hocam, bitcoin işine ne diyorsun, iş yerinden arkadaşlarla birleştik girdik, seneye 10 misli olacakmış.” cümlesiyle sonsuz bir döngünün fitilini ateşledi.

Hayatımın hiçbir döneminde hızlı kazanca sahip olmadım, çevremde de böyleleri hiç yoktu. Hani şu bir koyup 1 sene sonra 5 alanlar, ya da kazara aldığı arsa bir anda değer kazananlar var ya, işte onlardan birisi hiç olmadı çevremde.

Ama bolca, “Eskiden buralar dedeminmiş, sonra bir arkadaşına uymuş satmış.” hikayelerinin kahramanı ile karşılaştım. Tavsiyeyi veren arkadaş 7 neslin kinini kulaklarında hissetmiştir.

Biz insanlar inanılması güç şeylere daha kolay ikna oluyoruz, bu çok net…

Yoksa aşağıdaki…


Merhabalar,

Tamamen sıfırdan geliştirdiğimiz Ganipara 3. yaşına giriyor ve bu serüvende o kadar çok şey öğrendik ki, gururla sunduğumuz altyapının yanısıra birçok teknolojiyi de bilgi birikimimize kattık.

Hem yaptıklarımızı daha iyi anlatmak hem de SaaS (Software As A Service) geliştirimi yapan diğer arkadaşlarımızla bilgi paylaşımı yapabilmek için bu yazıyı yazmak istedim.

Multi-tenant bir sistem geliştirmek ve sunmak birçok zorlukları da beraberinde getiriyor. Bunlardan birisi kaynak yönetimi. Sunucu kaynaklarının verimli bir şekilde yönetilebilmesi için çözümler üretmek başarılı bir SaaS için en temel yetenek, çünkü maliyetlerinizin çoğu buraya dayanıyor. Her dara düştüğünüzde elinizde sunuculara daha fazla RAM ya da disk eklemek, işlemci…


Ne olduysa ondan oldu zaten!

Bu lafın orjinali “Ne yersen o olursun” aslında.

İyi ve kaliteli gıdalar tüketirsen bir süre sonra o gıdalar vücudundaki dokuları oluşturacağı için o dokuların, organların da sağlıklı ve iyi olacağını söyleyen bir ifade.

Bu sadece yediklerimiz geçerli değil! Hayatı yaşarken tükettiğimiz herşey vücudumuzda, ruhumuzda ve aklımızda bir iz bırakıyor.

Okuduğumuz, izlediğimiz ve tükettiğimiz herşey!

Bugün yaşadığımız gerçeklerin bir bölümü geçmişte tükettiklerimizden kaynaklanıyor.

Belki de bugünkü sancılarımızın birçoğu önceki nesillerin gördüklerinden, izlediklerinden çıkarımlarının bir sonucu.

Bu yüzden geçmiş nesiller bizde ve ABD’de nelerle yetişmişler kısa bir liste yapmak istedim.

Son 70 yılda bizim izlediğimiz filmler ve ABD’deki izleyicilerin izledikleri arasında bir…


Masamda CEO, mutfakta barista, sunumda tam bir beyfendiyim

Bir girişimin kurucuları, onunla özdeşleşen en önemli kişiler. Eskiden bir dükkan ya da yazıhane açan kişiler o işyerinin her işi ile ilgilenirdi. Sabah pas pas yapar, hesaplarını tutar, mal tedariği ve satışını gerçekleştirir, gün sonunda da patron olarak kazancını cebine koyardı.

Sadece hikayenin gerçekleştiği sahne değişti, hikaye halen aynı. İki kişilik bir startup kartında isminizin altına CEO yazdığınızda aslında bu yüzden komik gözüküyor.

Sonuçta o girişimin yeri geldiğinde sabah kahvesini yapan, ticari ve gerçek işleri ile ilgilenen, market alışverişini yapan ve yine yeri geldiğinde yatırımcılarla iş ortaklarıyla görüşen sensin.

Aslında kendini beyaz yakalı gibi hissettiğin ama mavi yakalı olarak yaşadığın…


Okumadığın girişimcilik yazısı kalmasın

Uyan emri geldi ve sen hala yataktasın, kalkmak istemiyorsun, çünkü hayatın içinde sorunlarla uğraşmak yerine uyumak ve uyumak o huzurlu yerde kalmak istiyorsun.

Birkaç zamandan beri bir doktora öğrencisi gibi girişimcilik ile ilgili herşeyin peşinde koşuyorsun. Herkesin deneyimlerini anlattığı, artık içeriklerin SEO’nun oyuncağı olduğu bu bilgi karmaşasında sana huzur verecek bir liman arıyorsun.

Dün okuduğun bir makale aklına geliyor “Bir Girişimcinin Yapacağı 10 hata”. Acaba şu anda bu hatalardan birini mi yapıyorum diye düşünüyorsun? Belki de bütün gece düşündün, rüyanda bile bunu gördün, sabah beynin çamur gibi kalktın.

Dişlerini fırçalarken bir diğer makale aklında beliriyor “Başarılı Kişilerin 7 Alışkanlığı”. Acaba…


“Kırmızı hapım nerede benim?”

Popüler kültürün temelini oluşturduğu hayatlarımızda başarının ve mutluluğun sırrı yaşlandıkça daha da ortaya çıkıyor: Sahtekarlık (adli suç olmayanı)

Bence gündelik hayatlarımızdaki sahtekarlığın tanımı şu şekilde:

Aslında olmayan bir şeyi varmış ya da var olan birşey yok gibi kabul etmek, çevresindeki canlı veya cansız nesnelere inandırmaya çalışmak ve bunun daha iyi bir yarına başlangıç olduğunu kabul etmek.

Okuduğumuz zaman bir duygu durum bozukluğu gibi gözüküyor aslında, “Bir doktora görünmelisin” bile diyebiliriz bu belirtileri gösterenlere. Ancak bu şekilde yaşıyoruz.

Yarın sabahın herşeyi değiştireceğine inanmak, bunun için sadece sabahın olmasının yeterli olacağını düşünmek ve bunun mutluluğu…


Çok Uzun, Okumadım

Amerikanyalıların (yazım yanlış değil, bizim jargon sadece), dil hakimiyeti ve dilden yaptıkları kısaltma çıkarımları hoşuma gider. Bu da onlardan biri, olayı anlatan bir kısaltma TL;DR (Too Long, Did not Read)

2010 yılında bir araştırma yapılmış ve insanların günlük olarak sosyal medya’da (o zamanlar ismi bu muydu hatırlamıyorum) karşılaştıkları içeriklerin biyolojik sınırlarının ötesinde olduğu ileri sürülmüştü.

Şu anda günlük, sadece Facebook akışımızda bunun katları kadar içerik ile karşı karşıya kalıyoruz ve bunun yanı sıra artık içeriklerin önemli bir kısmı video içerikler olarak karşımıza çıkmaya başladı.

Özellikle BuzzFeed’in Fast Food Yayıncılık önderliğini yaptığı, hızlı üretilmek zorunda olan ve anlık olarak tüketilen…

Bora Ünal

Co-Founder: http://Ganipara.com — Podcast: http://kayitbasladi.com — Mechanical Engineer

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store