Butun gordugumuz ve gorundugumuz bir ruya icinde ruya midir diye soran Poe’nun, elinden kayan giden kum tanelerinin hayal kirikligi ile varolusun aslinda bir dus mu yoksa gercekligin neresi oldugu sonucuna varamamasi, belki de kendi zihninde arafta kalmis yuksek bir aklin kendini avutma seklidir kim bilir. Ya da tam anlamiyla haklidir Poe, insanin hayal ile gercegi ayirma kabiliyeti konusunu sorgulamasi, bilincalti denilen cikmaz sokaklar seklinde, her an karsisina ne cikacagini hesplayamayan surprizlerle dolu bir labirent etkisidir. Kendini oldurerek dus dunyasindan kurtulmayi hedfleyen karakterin(inception) zamani her defasinda yeniden kazandiginda, ufacik bir cagrisimla bilinc duzeyine geri donen tum o silinmis ya da unutulmus hatiralar icinde tekrardan poe ya donup evet ya hangisi gercek hangisi ruya sorusunu sorabiliriz sanirim…