Why Mr. Anderson?

Lise yıllarımdı.

Hiç sinemaya gitmemiş birisi olarak sinemaya gitme hevesiyle filmin ne olduğunu dahi bilmeden Matrix adlı bir filme gittim. Cebimde bir kaç haftadır biriktirdiğim tüm paramı vererek karanlık salona girdim.Kendimi sinemadaki ortama yabancı hissede hissede izledim.

Filme çok şaşırmıştım, allak bullak olmuş bir modda salondan çıktım. Daha sonra bir arkadaşımda filmin cdsi olduğunu öğrenince ondan alıp bir daha izledim, bir daha, bir daha. Lise yıllarım biterken 30dan fazla defa matrix 1 izlemiş birisi olarak, hatta senaryoyu dahi bulup okuyarak, hatta repliklerini artık ezberleyerek felsefesine aşık oldum.

Bu filme kadar herşeyi kabul edip yaşayan biriyken ilk defa sorgulamaya başlamıştım, Neden?

Her soruya cevaplar buluyor ve her cevabı beğenmeden daha iyi bir cevap üretiyordum.

Neden okuyoruz?

Devlet neden küçük yaşlardan yetişene kadar belirli bir sistemin içinde olmamızı istiyor?

Neden kısacık insan ömründe belirli kalıpları, birilerinin hayatlarını yaşıyoruz?

Neden müzik dersi var ve neden ingilizce hocası giriyor?

Annem babam neden doktor olmamı istiyor?

Neden kupon biriktirerek birşeyler alıyoruz?

Neden televole denilen bir program var?

Neden ekonomik kriz var?

Neden, neden, neden?

Bu soruları sordukça Matrix Revolutions’tan aklıma o replik geliyor;

Bu süreçten sonra hayatım değişti.

Kimisine göre sistemden uzaklaşan başarısız bir hayat başlamıştı benim için ama en büyük başarıları en büyük değerleri ben bundan sonra elde ettim.

Hiç mi dirençle karşılaşmadım elbetteki hayır en yakın çevremden en uzak etkileşim noktama kadar herkes bunu kabullenmedi. Umrumda mıydı :)

Elbetteki HAYIR!

Peki bundan sonraki süreçte ne oldu onu da bir sonraki yazıda anlatayım.