İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HİZMETLERİNDE DOLANDIRILMAYIN

6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun kademeli olarak yürürlüğe giren maddeleriyle birlikte iş sağlığı ve güvenliği konularında bilgisi olmayan bazı işveren ya da işveren vekilleri bazı uyanıklar tarafından dolandırılmaya çalışılıyor.


50’den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işletmelere iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi çalıştırma yükümlülüğü gelmiştir. Bu durumu fırsat bilen bazı uyanıklar küçük işletmelerin kapısını aşındırıyor. Özellikle bazı uyanıkların göz diktiği firma profilleri 10’dan az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işletmelerle, hiçbir çalışanı bulunmayan ve kendi nam ve hesabına çalışan işletmeler hedef alınıyor.

10’dan az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işletmelerin büyük bir bölümünü küçük esnaf dolduruyor. Bunu fırsat bilen bazı uyanıklar esnafın kapısını aşındırarak iş sağlığı ve güvenliği hizmetinin alınması gerektiğini ve kanun maddelerini gösteriyorlar. İş sağlığı ve güvenliği konularında yeterli bilgiye sahip olmayan işveren ya da işveren vekilleri tek tek kandırılıyorlar.

İşveren Ve İşveren Vekillerinin Bilmesi ve Dikkat Etmesi Gereken Hususlar

6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanunun 6. Maddesi gereğince işyerlerinde iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve 10’dan fazla çalışanı bulunan çok tehlikeli sınıfta yer alan işletmelerde diğer sağlık personeli çalıştırma zorunluluğu bulunmaktadır. 6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanunun 6. Maddesinde işletme içerisinde iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve 10’dan fazla çalışanı bulunan çok tehlikeli sınıfta yer alan işletmelerde diğer sağlık personeli çalıştırma yükümlülüğüne yer verilmiştir. Az tehlikeli ve tehlikeli sınıfta yer alan işletmelerde diğer sağlık personeli çalıştırma yükümlülüğü mevzuat gereğince aranmamaktadır. 10’dan az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işletmelerde iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi çalıştırma yükümlülüğü bulunmaktadır. Peki, bu hizmetin tam anlamıyla yerine geldiğini işveren ya da işveren vekili nasıl anlayacak? Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının kullanmış olduğu İSG-Katip sistemi denilen bir sistem mevcuttur. Bir işletmede; iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ya da diğer sağlık personeli görevlendirilecekse mutlaka İSG-Katip sistemi üzerinden bildirim yapılmalıdır. Tüm işveren ve işveren vekillerinin İSG-Katip sistemi üzerinden bildirim yapıldığına dair kontrollerini yapması gerekmektedir. Eğer, çalışanlarınız arasında iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ya da diğer sağlık personeli bulunuyorsa bu kişileri e-devlet sistemi üzerinden İSG-Katip sistemine giriş yaparak içe görevlendirme yapabilir ve işletmeniz için iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ya da diğer sağlık personeli çalıştırma yükümlülüğünü yerine getirmiş olursunuz. Ancak, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin bir kısmı ya da tamamı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca Yetkilendirilmiş olan Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimlerinden (OSGB) alınıyorsa OSGB ’nin işletme SGK Sicil numarasına İSG-Katip sistemi üzerinden çalışan sayısı baz alınarak mevzuatta belirtilen asgari sürelerden az olmamak kaydıyla iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ya da diğer sağlık personellinin dışa görevlendirmesini yapması gerekmektedir. İşveren ya da işveren vekilleri İSG-Katip sistemi üzerinden en çok 5 (beş) gün içerisinde OSGB tarafından gerçekleştirilmiş olan İSG-Katip bildirimlerini onaylaması gerekmektedir. Ayrıca, 6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanunu işyerinin tehlike sınıfına bakılmaksızın çalışan istihdam etmeksizin kendi nam ve hesabına mal ve hizmet üretimi yapan firmaları kapsamamaktadır. Bu şu anlama geliyor. Bir işyerinde açılmış bir SGK sicil numarası mevcut değilse ve işverenden başka hiçbir çalışan mevcut değilse (işveren kendi işyerinde bağkurluysa) bu tür firmaların iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimliği ya da diğer sağlık personeli çalıştırma yükümlülüğü bulunmamaktadır.

İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerinde Dolandırıcılık Yöntemleri

Bazı uyanıklar, mevzuatta çalışan istihdam etmeksizin kendi nam ve hesabına mal ve hizmet üretimi yapan firmaların iş sağlığı ve güvenliği mevzuatınca kapsam dışı olduklarını bildikleri için bunu işverenlere söylemiyorlar ve bu tür işyerlerine hiçbir İSG-Katip bildirimi olmaksızın (zaten sgk sicil numarası da olmadığından İSG-Katip sistemi üzerinden bildirim yapılması imkansız) işverenlerden haksız kazanç elde ediyorlar.

İş sağlığı ve güvenliği kanunu kapsamında olan firmalarda ise sadece birkaç dokümantasyon yapıp (risk değerlendirmesi, iş sağlığı ve güvenliği eğitimi, acil durum planı vb. gibi) birkaç yıl boyunca bu evrakların yeterli olduğunu ve başka bir şeyin yapılmasına gerek olmadığı bilgisi veriliyor. Ancak, iş sağlığı ve güvenliği kanunun altıncı maddesi gereğince işyerinde iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve 10 ‘dan fazla çalışanı olan çok tehlikeli sınıfta yer alan işletmelerde bu personellerin İSG-Katip atamalarının mutlaka olması ve düzenli olarak aylık İSG-Katip sürelerine göre işyerine ziyaret gerçekleştirilmesi gerekiyor.

Bu yöntemleri kullanarak gerçekten iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini doğru bir şekilde yapmaya çalışan işverenler yanlış bilgilendirildikleri için hem dolandırılıyorlar hem de işletmeyle hiçbir ilgisi olmayan kopyala yapıştır mantığıyla hazırlanmış olan dokümantasyonları işverenlere ya da vekillerine ücret karşılığında satıyorlar.

Diğer bir dolandırıcılık yöntemi ise sahte belge ve isim. İş güvenliği ile hiçbir ilgisi bulunmayan dolandırıcılar matbaalardan kendilerini iş güvenliği uzmanı olarak tanıtıcı kartvizitler yaptırıyorlar. Kartvizitlerin üzerinde İSG-Katip Profesyonelleri sisteminde kayıtlı kişilerin isimleri ve unvanları yazılıyor ve aynı şekilde basit bir kaşe yaptırılıyor. Küçük işletmelere giden dolandırıcılar başka iş güvenliği uzmanlarının adlarını kullanarak kendilerini tanıyor ve tüm evrakların üzerine başka bir isimle yapılmış kaşeleri basıp imzalıyorlar. Böylelikle, belki de birkaç sene sonra denetim görecek olan işletmede bu dolandırıcılık yöntemi ortaya çıktığında günahsız insanların isimleri işletme ile alakası olmayan kopya yapıştır ya da internetten indirme dokümanların üzerinde ad ve soyad bilgileri geçiyor. Bu tür dolandırıcılar İSG-Katip sisteminden bildirim yapmadıkları, fatura kullanmadıkları ve aradan uzun bir zamanın geçmesiyle birlikte şahıs bilgilerinin teşhis edilememesi nedenleriyle bulunması imkansız hale geliyor. Bu nedenlerden dolayı işletmeye gelen pazarlamacı, iş güvenliği uzmanı ya da bir şahsın kimliğinin kontrolünün yapılması ve kesinlikle faturasız iş yapılmamasını öneriyorum.