Sporun Netflix’i Kim Olacak?

Bugünün trendlerinin dünün haberleri olduğu bir internet ortamındayız. İnternette ‘’içerik kraldır’’ olgusunun yerini günümüz şartlarında ‘’içerik kraldır ve canlıdır’’ aldı. Sosyal medya sitelerinin canlı yayın özelliklerini sırayla aktif etmeleri artık bu anlayışın hakim olacağını gösteriyor. Canlı yayın içeriklerine baktığımızda ise bunların büyük bir kısmını spor içerikli yayınlar oluşturuyor.

Twitter, 2016 son çeyrek raporunda, 600 saatlik toplam canlı yayının %52'sinin spor içerikli olduğunu ve bunların 15 milyon kişi tarafından izlendiğini açıkladı. Bu rakamın doğruluğu (tekrar ve yayınların tamamının izlenme oranları) tartışılabilir ancak neredeyse İstanbul nüfusuna eşit olan bir rakamdan söz ediyoruz. Aynı zamanda perşembe günleri yayınlanan NFL maçlarının ortalama izleyici sayısının 3.5 milyona ulaştığı da aynı raporda belirtiliyor.

Nielsen 2016 Spor Medya Raporu’na göre ise 2014 yılından itibaren 18–24 yaş arası genç kitle nezdinde yapılan araştırmada spor karşılaşmalarının internetten izlenme oranının, televizyondan izlenme oranını ilk kez geçtiği görülüyor. Ayrıca aynı yıllar içerisinde bilgisayar, tablet ve akıllı telefonlar üzerinden spor yayınlarının izlenme oranının %45 arttığı görülüyor. OTT sağlayıcılarının spor izleyicilerine, ilgi duydukları müsabakaları seç-izle imkanı tanıyabilmesi, mobil hızlı internet kullanımının artması ve internet üzerinden canlı yayınların yaygınlaşması bu sonuçları etkileyen başlıca sebepler.

Televizyon reytinglerindeki düşüşe ilaveten OTT yayınlarının yukarı yönde ivme kazandığını gösteren veriler, spor organizasyonlarını da yeni arayışlara itiyor. Yayın ihalelerinden milyarlarca dolar gelir elde eden İngiltere Premier Ligi, Ulusal Futbol Ligi (NFL), La Liga, Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC), NBA gibi spor organizasyonları da reytinglerindeki düşüşleri önlemek ve yeni nesil spor izleyicilerine ulaşabilmek için OTT sağlayıcıları ile anlaşmalar yapıyorlar. Spor organizasyonlarının OTT yayınlarına olan ilgisi ise tek taraflı değil. Hayatımızda neler olup bittiğini anlık olarak takip ettiğimiz sosyal ağlar Facebook, Twitter, e-ticaret sitesi Amazon ve Youtube spor izleme deneyimimizin değiştiği bugünlerde canlı yayın yarışına başladılar. Yarışın kazananını ise bizlere zaman gösterecek.

OTT Yayınları ve Büyük Veri

Çevrimdışı olan televizyon yayınları üzerinden spor izleyicilerinin kim olduklarını, nelerle ilgilendiklerini, alışkanlıklarının neler olduğunu takip etmek ve pazarlama stratejilerini bu bilgilere göre belirlemek mümkün değil. Ancak OTT’nin spor yayıncılığında söz sahibi olmasıyla artık izleyici kitlesini tanımlama ve değerlendirme imkanı sağlanabilecek. İzleyicilerin internetteki satın alma davranışları, beğenileri, ilgili oldukları alanlar gibi veriler hem spor organizasyonları hem de OTT sağlayıcıları tarafından doğru analiz edildiğinde, taraftarların ihtiyaç ve taleplerinin daha iyi tespit edilmesine yardımcı olabilir.

Forbes Sports Money adlı programda, bu verilerin canlı spor yayınları ile izleyicilere entegre edilmesinin yeni yayıncılığın en büyük kazançlarından olacağı söyleniyor. Örneğin, veri tabanlarına satın alma davranışlarını depoladıkları kullanıcılarını iyi bilen ve bunu takip eden Amazon, kişiye özel kampanya ve reklamlar hazırlayabiliyor. Amazon üzerinden yayınlanan canlı yayınlarda milyonlarca spor izleyicisinin beğenilerine ve ilgilerine göre ortaya çıkacak eş zamanlı spesifik reklam çalışmaları da spor organizasyonlarına sponsor olmayı düşünen kurumları cezbedecek konulardan.

Kurumların sahip olduğu verilerin rekabetin temelini oluşturacağı öngörülüyorken, OTT yayınları ile var olan kullanıcı verisini spor özelinde analiz etmenin, Facebook, Twitter, Amazon, Youtube şirketlerinin ve spor endüstrisinin misyonlarına uygun şekilde strateji geliştirmelerine katkısı olacağı aşikar.

Yazıya ❤️ atarak spor ve teknoloji meraklısı daha çok kişiye ulaşmasını sağlayabilirsiniz 💪 Daha fazlası için: sporsponsorlugu.com

Show your support

Clapping shows how much you appreciated Burhan Yaşar’s story.