Gülen Güzellemesi mi ?

Mustafa İslamoğlu’nun Fethullah Gülen’in ayakbasının bağını bilem yetiştiremez sözünün yer aldığı videonun tamamını izlemiş olanlar konun öznesinin Gülen olmadığını ona yakın olmak yada güzelleme yapmak olmadığını bilirler.

2005 yılında ders halkasında sohbetin sonunda hocanın önüne gelen sorularda biriydi bu video. Ahir ömründe eleştirdiği insanın bir eserini okumamış, belkimde hiç bir ilmi gayrette bulunmadan benim hocam seni hocanı döver diyerek klavye arkasına geçerek tekfir ve tahkir edenlerin hafifliğine dair bir sual geldi.

İslamoğlu Hoca’da eleştirinin bir endazesi , ahlakı olmasına dair usulünce cevapladıktan sonra derekesi yerlerde sürünen, maksadı haysiyet cellatlığına dönüşen bu dilin sahiplerinin seviyesizliğine atıfla eleştirdiğiniz insanların papucu miktarında bir emek birikim koyun demek istediği için Gülen’den örnek verdi ama tek örnek değildi !

Yani konunun öznesi asla Gülen değildi.

Zira örneği orada tüketmedi ardından kendisinin eleştirdiği camia ve kendisinide pek çok hakarete maruz kaldığı camidan biri olan MAHMUT USTA OSMANOĞLU yetiştirin göreyim de dedi.

Burada kim olursa olsun dercesine başta kendi ders halkasının içinde yer alabilecek holiganlara da öğüt olması açısından bu isimleri kullanması tevazü ve hüsnü zan ile bakmaluıyız mesajı içeriyordu.

Birde bu sorunun cevabında Gülenden örnek verilemesinin sebeblerinden biride o dönemde Gülen Cemaati hakkında 5 tane doğru varsa 10 larca da ifrata kaçan söylemin yer aldığı cd’ler herkesin posta kutusunun altından bırakılıyordu. Bunlardan bazıları bu gün doğruya isabet ettiği görülen zanlar olsa dahi o gün için kimsenin zanna dayalı olarak böyle bir ithamı açıktan yapması hoş olmayan bir hareketti. Hocada çevresindeki bu rahatsızlığı gördüğünden bu sorunun cevabından örneklemede kim olursa olsun deyip Gülen ve Mahmut Usta Osmanoğlu gibi iki kanaat önderdinden örnekleme verdi sadece.

Daha sonrasında bu video’nun tam sürümü youtube dan yok oldu. Gülen Sempitazanları aldı bu videoyu ”bir fethullah yetiştirinde göreyim” sözünü “bir daha söyle hocam” diye kırpıp süsleyerek konuyu buraya indirgeyen bir yaklaşıma dönüştürdüler bu ayrı bir saptırmaydı

Sonrasında bu video’da kayboldu. Son kertede de ise bu gün malum çevreler kırparak Fetö töröristine olan güzellemesi algısını yaratarak yayınlamaya başladılar.

İslamoğlu Hoca’nın Gülen’e o dönemlerde yakınlaşmak gibi bir arzusu varmı diye ben kalbini yarıp bakamam açıkcası. Ancak bahsettiğimiz 2005, 2006 dönemleri ise Gülen’in diyalog girişimleri yani siyaseti adına İslamoğlu’nun önüne gelen sorulara verdiği cevaba bakalım isterseniz..

Müslüma’nın mücessem olarak diyalogtan uzak durmasına karşı olması anlamsızdır. Sözden korkan bizden korksun biz söz medeniyetinin çocuklarıyız. Ne varki galiplerle mağlupların diyaloğu değil olsa, olsa monoloğu olur deyip diyalog girişimin vatikanın bir misyonerlik girişimi olduğunu söyleyip dinler arası değil dindarlar arası diyalog olur deyip bu konudaki gülen girişimine olumlu yaklaşmayıp dikkatli olunması gerektiği eleştirisini dozunu aşmadan verdiğini hatırlarız sanırım !..

Şimdi bir düşünelim

Fethullah’ın çevresine dair “ya şu hatanızda var denilemeyen” diyeninde barınamadığı ortamda gerek bu eleştirileri gerekse Nur cemaati için Üç Üstad adlı makalesinden tutalım, cemaatin obez bir menfaat gurubu abisine dönüşmesini, cemaatin çıkarı ile ümmetin çıkarı çatıştığında cemaatin kendi çıkarını öncelidiği gibi eleştileri bizzat gülen’in yüzüne okumasından çıkalım, 17 aralık sonrası da kimse TC’nin açılımını Türkiye Cemaatine çevirmesine varana kadar eleştirileri veren bir kişinin akderite olmak için veya yakınlaşma girişimi için veya nemalanma derdi için veya bir yere gelme derdi için veya sadece güzelleme için olduğunu söylemenin hiç bir tutarlılığı yoktur.

Nitekim 17 Aralık soruşturmasında selam tevhitte ihalenin üzerine kaldığı isimlerin başındada, 15 temmuz sonrası 200 küsürlük infaz listesinin 24. Sırasında da yer alan isim İslamoğlu idi.

Allahu Alem.

2005 — 2006 Sürecinde Bu Güne Hızlıca Bakalım

İslamoğlu biriken bu eleştirileri muhatabın direk yüzüne karşı söylemiyi düşünmüş ve 2006 yılında Amerika da Aile Ribatı etkinliklerine giderken bu talebi ilgili muhataplara iletmiş. O zatlarda güya sallamışlar ve hocada döndükten sonra Türkiye’ye Gülen’den sonraki etkinliğinizde bizede bekleriz diye mesaj yollanmış.. 

2009 yılında wisdom.net (hikmet ağı) adlı etkinliğe tekrar gittiğinde Gülenin yüzüne karşı vermeye düşündüğü eleştirilerini mektup ile sağlama alıp yüzünede okumuş.

Wisdom Net Nedir ( http://tinyurl.com/ztkszzg)

Gülen’de yüzüne gülerek uğurlamış ancak Türkiye’ye döndükten sonra Mustafa İslamoğlu ve Akabe camiasının başına gelmeyen kalmıyor. Ne ilginçtirki zaten Cübbeli’nin saldırıları tam bu sırada başlıyor !

Dikkat edelim ilk başladığı bu dönemde 2009 da Haber 7 de aşağıdaki linke açıp okuyun. Mustafa Hocanın henüz neyin ne olduğunu anlamadan üstüne gelindiği cübbeli için “Benden Müslümanların birliğini bölen, parçalayan, ayrıcı bir tavır ve saldırı görmeyeceksiniz. Karnımdaki bıçağın sapında kardeşimin elini görsem yine de dönüp, ona onun imanına laf etmeyeceğim. Biz bu yakışır.” söylediklerine dikkatine arz ederizm.

http://tinyurl.com/qghrydm 

O gün bugündür devam eden linç girişimleriyle birlikte herkezin yüzünün renginin gün geçtikçe görünüp 17 aralık patlamasınıda yaşadıktan sonra gördükkü Selam Tevhid örgütü adı altında terör örgütü kurmakla suçlananlar arasında Mustafa İslamoğlu da yer alıyır ve 3 yıldır Akabe’nin çaycısına kadar hepsi dinleniyormuş. 17 aralığa doğru yaklaşma aşamasında cemaat git gide eleştiri odağı olunca düne kadar tüm akademisyenlerin, bürokratların, siyasilerin, alimlerin sanki gülen’le hiç görüşmemişte yıpratmak istediğimiz kim İslamoğlu. A buda fii zaman görüşmüştü diyerek itibarsızlaştırma için haber yaptılar.

Hoca’da Gülenle görüşmesinin eleştiri içeriklerini başta cuma hutbesinde sonrasında ise Kanal 24’te Betül Sosyal Bozdağan ile Telekulak skandalı adlı röportajı izlediğimizde hepsini izah etti.

http://tinyurl.com/gntd5vu

Ki kendisi 3 yıldır dinleyelere izin veriyorum sakladığım hiç bir şey yok tüm kayıtları yayınlayabilirsiniz diyerek meydanda okudu

Bugün geldiğimiz yerde ise ikinci abd nin ikinci fetosu olarak karalanan İslamoğlu sabah gazetesinde 200 küsürlük infaz listesinin 24. sırasında yer alıyor. Aslında tüm parçalar birleştiğinde darbe başarısız olunca islamoğluna bu karalamaları başlatan yerli tarikat çevrelerinin ipinin dışarıda olduğu yani fetonun kuklası olduğu açığını verdiler!

Tuncer Namlı’nında şurada ifade ettiği gibi birinci ak parti dönemindeki myk fezlekesinde kimlerin kullanılacağı güzel açıklanmış !..

http://tinyurl.com/hnyheev

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.