Hz Adem’in Babası Heva Kaynağı Meselesi
Ebubekir hocam size kaynağı nedir diye soruluyor. Sizde 14 asrın sonrasının 2016'sında sanki Mustafa hoca icat etmiş gibi cevap veriyorsunuz. Bu ne kadar ilmin ahlakına sığar ?
Size yakışan bu onun heva-i istediğindendir gibi bir iftira atmakmıdır, yoksa İslamoğlu’nun “bunu ilk defa biz söylüyor değiliz” diyerek te beyan ettiği gibi:
İslam geleneği içinde Nazzam’dan girip Cahız’dan çıkana kadar, Caferi Sadık, Muhiddin Arabi, Celalettin Rumi, İbn-i Rüşt, Erzurumlu İbrahim Hakkı, İbn-i Haldun, İbni-i Miskeveyh İzmirli İsmail Hakkı gibi deve dişi büyüklüğündeki alimlerimize bakarsak Adem kavramını sadece Hz Adem peygambere indirgiyerek anlayan ekole dönerek
Sizin Adem dediğiniz dünkü çocuktur ondan önce yetmin bin (Çokluktan Kinaye) Adem gelip geçmiştir gibi kabullerimizden tutun , evrim nazariyesinin sunduğu ara geçiş formundaki “maymunu” dahi dillendiren İbrahim Hakkılar’dan, Ehli Sünnet’in Razi’sinin tefsirin’de Havva’nın kaburga kemiğinden yaratılmasını saçma bulup, İslamoğlu’nun benzeri şekilde tüm insanların topraktan yaratılmasına kadar dillendirilen görüşlerin yer aldığını dürüstçe söylemek midir etik olan ?
Acaba bu alimlerin hepsi hevasından konuşup ,Ebubekir Sifil hocamız kadar ilmi bir temellendirme disiplini içermeyen dindarca bir hassiyete sahip değilmiydiler ?
Sizlerin yakıştırmasıyla onlar bilemedide siz mi bildiniz de hakikate temellük etmiş edasıyla milletin imanını sigaya çekercesine ayar veren bir uslüpte konuşuyorsunuz ?
Sizleri bu şeklide dinleyenler sizden bir cevap aldılar dimi. Aldıkları bu cevap ilede argümanları şu oldu. “ 14 asrın sonrasının 2016'sında ilk defa İslamoğlu, Mustafa Öztürk gibi oryantalist sapıkların dillendiriyor”
Aldıkları bu cevap ile sizlere helal olsun hocam dediler yorumlarında. Artık kendilerinden emin bir şekilde tüm sosyal medyada ve diğer çevrelerde insanları bu sapıklardan kurtarıyorum diyerek her türlü haysiyet cellatlığına soyunmayı meşru görebilirlerdi.
Bu zihniyet aslında 15 temmuz gecesi 5 metreden vatandaşı vurup, ardından bir kaç adım attıktan sonra suyu oturup besmele çekerek içen zihniyetin yetiştirenle ne kadar örtüşüyor dimi !
Şimdi soruyorum ortaya. Bu yapılan inandığınız dinin hangi ahlakına denk düşüyor ? Burada ümmetin vahdetine kibrit suyu döken sizce kim ?
Kendi kelami ve meşrebi kabullerimizin dışına sarken her fikri şeytanlaştırarak onu falan, filan inkarcısı diye gruplayıp milletin algısında mahkum etmek nasıl bir şeydir ?
İslamoğlu’nun sizi neden muhatap alıp ses vermediğini bir parça anlıyor ve hak veriyorum artık.
Bir şekilde kin ve nefretiniz ilminizin de ahlakınızında önüne geçiyor. Zaten farklı düşünüyor ve farklılaştığınız noktaları gayet iyi biliyorsunuz. Birbirimizi anlamak adına iki çay edelimden ziyade kendi kelami ve meşrebi kabullerinizin doğrusuna göre umum önünde döveyim derdine düşmüşsünüz.
Ben İnsanım diyen böyle bir kokuyu aldığı yer ile bir araya gelip bir şey münazara etmesi ilmede kendisinede hakaret görür.
İnsan olan bu sinek vızıltısına ancak duvar kadar ses verir !
Anladın sen…