Bitmekten Öte Şeyler de Var…

En kötü gün diye bir şey yok bilmeniz lazım. Daha kötü olan durumlarla karşılaşacağız her zaman. Mesela ben daha ne kadar kötü bir durum olabilir ki diye düşünürken sabah uyandığımda her zaman bir öncekinden kötü oluyor bu aralar. Bitmeyen özlem var içimde. Öpmeyi özledim. Dudaklarını, yanaklarını, ellerini. Belki saçını okşamayı, koklamayı. Ağaçların içinde çektiğimiz fotoğrafları. Rutinlerimizi, tartışmalarımızı, hayallerimizi… Çok sevmişim gibi geliyor da aynı daha kötüsü gibi her gün daha çok seviyorum.

Bir kaç değişiklik olmuş olabilir hayatımda. İnsan olduğumuzu söylüyoruz kendimize. Her gün unuttuğumuz, uyuttuğumuz gibi insan olduğumuzu. Sanki insan değilmişiz gibi değişiklikler olmuş. Hayatımda hiç bu kadar üzgün olmamıştım mesela. Bu kadar salmış, duygusuz ve bir daha aşık olmamaya yemin etmiş şekilde. Aşk benim için bir yaşam biçimiydi ve sanki içimden bir anda alındı o hislerim. Kalbim atıyorsa refleks kaslar sebebiyle atıyordur.

Belki de bilmeden ve kimseyle paylaşamadığım duygularımı ilk kez yazıyorum. Dağınık bir yazı olmuş olabilir. Nedenini bilmediğim her olayın üstüne gideceğim. Ve evet aşk kelimesi bitti artık. Derlerdi de inanmazdım. “Aşk diye bir şey yok” diye. Alnından öpüyorum onları. Yokmuş. Hiç bir şeyin eskisi gibi olmayacağına eminim artık. Çünkü tek bir şansım var. Sadece birisiyle. Aşk olacaksa emin olun çok daha çok olacak.

En AŞK hallerimiz için bitmeyin, bitmekten öte çok şey var. En azından her zaman bekliyor olmak…