Bir Ağrı Kesici Alabilir Miyim?

Sorunu kısa süreli de olsa çözen çok tatlı birşeydir kendisi. Kimine göre anı kurtaran, kimine göre bağımlılık yapan, kimine göre de unutmayı sağlayan. Bir abime göre en iyi ağrı kesici ilaçken diğer abime göre viski olabiliyor. Bazılarına göre yeni bir çanta almak veya alışverişe çıkmakken, arkadaşıma göre rastgele bir yöne doğru yürümek olabiliyor. Bana göre de belirli zamanlarda değişen bir kişi oldu. Ama hep kadın oldu. Beni büyüten insanlarla başlayan bu olay sonra nerelere kadar uzandı. Belki iyi dinlemeleri, belki verdikleri güven, belki de yanlarında huzurlu olmamdı.

Ama hiç derinden düşünmedim. Ağrının sebebini bulmaya çalışmadım. Belki de vücudum ağrılarla beni uyarmaya çalışıyordu. “Hacı bak önlem al, burda bir terslik var” diyor olamaz mı? Sen artık sana öğüt verenlerden sıkıldığın için onu da dinlemezsin belki. Seni uyarmaya çalışan vücudunu takmazsın, susturursun. O ağrının kaynağını, sebebini bilemezsin ağrı kesiciler ile susturduğun sürece. Bir arkadaşım da farklı bir tarzda kendi blogunda şöyle demiş:

“Victor E. Frankl o günlerde içinde bulunduğu durumu kendi seçmemiş ama biz şu günlerde kendi bataklıklarımızı kendimiz yaratmayı tercih ediyoruz. Çoğunlukla dış baskılardan kaynaklanan kararlar alıyor ve hayatlarımıza öyle devam ediyoruz. Ancak dönem dönem kendi bataklıklarımızı yaratıyor ve içine koyacağımız balçıkları kendi ellerimizle taşıyoruz. Durun daha en kötü kısma gelmedim. En kötü kısmı ise bunu tam da boğulmadan, kaybetmeden farkedemiyor oluşumuz. Ve daha iyi bir haber ise boğulunca artık geçiyor olması.” (E.Güleç)

Onun da dediği gibi Victor amcamız, acılarımız ve bataklıklarımız içinde hayatta kalabilmeyi ve insan acılarının bir anlama dönüştüğünden söz etmiş. Ben de kendi ağrılarımı kendim yaratıyorum galiba. Bu zamana kadar bir daha yapmayacağım dediğim, söz verdiğim o kadar çok şey oldu ki. Bunların %80'inin zaten yerine getirememişimdir. Bazılarını karşımdaki insanlara ama en çoğunu da kendime. Mesela o kadar çok akıl verene sahip oldum ki, bazılarının isimlerini bile hatırlamıyorum. Ortamda ilk kez bulunduğumuz insanlar bile sizi tanımadan size akıl verebiliyorlar çünkü. “Hocam daha olayı bilmiyorsun sen hayırdır?” diyemiyorsun. Tabi karşındakine laf söylediğinde “o öyle biri değil” diyorsun orası ayrı.

Sanırım yalnızlık korkusundan dolayı hayır diyemediğim bir hayat yaşıyorum. Adeta online oyunlarda birinci olmak için her seferinde farklı kişilerle savaşır gibi, gerçekte de sorunları aşabilmek için farklı kişilerle savaşıyorum sanki. Her defasında biraz daha sahte gülüşler ile galip çıktığımı göstermeye çalışıyorum.

Benim bir ağrı kesiciye ihtiyacım olduğu kesin. İster huzurlu bir ortam olsun, ister sonsuza kadar huzuru sağlayacak birşey.

Gösel Kaynak