Skinner Kutusu: Mobil Uygulamalar ve İnsanoğlunun Bug’ları
Tatilde Instagram, serviste Candy Crush, bilgi avında Reddit…
İlk bakışta üç uygulama da birbirinden çok farklı görünüyor ancak üçünün de ortak bir noktası var:
Skinner Kutusu (Skinner Box)
Skinner Kutusu mu?
Skinner Kutusu, edimsel koşullanma kavramının babası, B. F. Skinner’ın canlılarda davranışları değiştirebilme tezini kanıtlamak üzere kullandığı bir aparat.
Skinner, bu kutunun içerisine bir düğme monte eder, yemek haznesi açar ve bir güvercin yerleştirir. Güvercin ne zaman düğmeye basarsa yemek haznesinden bir yemek kutunun içerisine düşerek güvercini ödüllendirir.
Skinner, deneyleri sonunda 3 sonuca varır:
- Deneğe sebep sonuç ilişkili bir karar hakkı tanınarak deneğin davranışlarını değiştirebilmek mümkündür.
- Denek her düğmeye bastığında ödüllendirilirse ödülü değersiz bulmakta, sıkılmaktadır.
- Güvercinlerin ve farelerin üzerinde gerçekleştirilen bu deneyler insanlar için de geçerlidir.

Mobil uygulamalar diyorduk psikolojiye daldık…
Peki bu deneyin mobil uygulamalarla ilgisi ne?
Pek çok başarılı mobil uygulama, ürün geliştirme sürecinde, Skinner Kutusu deneyindeki akışa göre kullanıcı deneyimlerini hazırlıyor, analitik uygulamalarıyla kullanıcıların akışa uyumunu takip ediyor ve Skinner Kutusu’nu sağlayacak biçimde sürekli düzenlemeler yapıyor.
Oyunlaştırma, notifikasyonlar, günlük giriş yapan kullanıcılara sürpriz ödüller ve daha niceleri…
Belki başlangıçta bunların biraz da olsa farkına varıyoruz ama zamanla dış uyarılara gerek kalmadan yaptığımız hareketleri içselleştirip otomatik olarak gerçekleştirir hale geliyoruz. Yani alışkanlık ediniyoruz.
Peki bu bilgi gerçek hayatta ne işime yarayacak?
Konuyu daha iyi anlamak, mobil uygulamarda etkisini daha iyi görmek adına Instagram’ı inceleyelim.
- İçselleştirilmeye aday bir dış uyarı ile kullanıcı uyarılır: Kullanıcı Instagram’a girmeyi alışkanlık haline getirene kadar takip edilme bilgileri, yeni eklenen fotoğraflar, alınan beğeniler push notification olarak kullanıcıya gönderilir.
- Kullanıcının ödül beklentisi içerisinde bir hareket yapması sağlanır: “Hangi fotoğrafımı beğenmişler?”, “Kimdir beni takip eden?”, “Oo yeni bir hikaye gelmiş!”
- Yapılan hareketin sonucunun her zaman aynı olmaması sağlanarak kullanıcının gelecekte hareketini tekrar etmesini destekleyecek bir kullanıcı deneyimi tasarlanır: Instagram’ın asla sonunun olmaması, takip ettiğiniz arkadaşların fotoğrafları kalmayacak kadar “scroll” etseniz bile farklı “ünlü” hesaplara ait fotoğrafların gelmesi gibi… Yeni eklenen “hikayeler” özelliği ile her an farklı/ilginç bir şey bulabilmek de cabası.
- Mümkünse kullanıcının bir emek harcaması sağlanarak yaptığı işe değer vermesi/sahiplenmesi ve uygulamaya geri dönmesi sağlanır: “Eğlenceli bir fotoğraf çekeyim de güzel bir beğenme sayısı alayım. Bakalım filtrelerde neler varmış…”

Başarılı uygulamaya giden yol: Alışkanlık
Başarılı bir uygulama geliştirmek için, kullanıcı deneyimini oluştururken, kullanıcının uygulamayı kullanmak için harekete geçmesini kendi isteğiyle gerçekleştirebilecek biçime dönüştürmek gerekiyor.
Ürün geliştirici için alışkanlık yaratma yöntemlerini öğrenmek, son kullanıcı için de anlamsız alışkanlıklardan kaçınmak adına Skinner Kutusu’nu öğrenmek büyük bir önem taşıyor.
Eğer ilginizi çektiyse…
Farklı kaynaklardan eklemeler de yaparak ufak da olsa özetini geçtiğim, The Lean Startup’ın yazarı Eric Ries’in de tavsiye ettiği, Hooked: How to Build Habit-Forming Products kitabını okuyabilir, gerçek dünyadan uygulama örneklerini inceleyebilirsiniz:
https://www.amazon.com/Hooked-How-Build-Habit-Forming-Products/dp/1591847788
