Mete Yarar’ın Marmaris Süikast Girişimi Analizi: YANLIŞ

4 Ağustos 2016 HaberTürk’te yayımlanan Akılda Kalan programına katılan güvenlik uzmanı Mete Yarar 15 temmuz gecesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a FETÖ’cü askerler tarafından suikast girişiminin detaylarını anlatıyor

Mete Yarar’ın, 4 Ağustos 2016 akşamı saat 23:21’de HabertürkTV’de Veysi Ateş’in Akılda Kalan programında yaptığı analiz külliyen yanlış. Nasıl mı?

Yarar’ın konuyla ilgili kendince yaptığı tespitleri sıralı ve özet olarak:

MY: Şeklinde…

Ve bu şekilde.

paylaşırken aralarına [notlarım] şeklinde kısa notlarımı ve her maddenin altında da:

Karşı tespitlerimi yazacağım.

Olayların ve tanıklıkların zaman tespitini yapan tivitleri de orijinal linkleriyle araya ekleyeceğim.

— —

MY: Cumhurbaşkanı’nın Marmaris tatili planlı bir tatil değil. Yarım saat içinde oraya gidilmesi kararlaştırılıyor.

Olabilir. Bunun tersi yönde bir bilgiye sahip değiliz. Son olarak 11 Temmuz 2016’da Urla dönüşü 21:30–22:00 sularında İzmir Adnan Menderes Havalimanı’ından helikopteriyle ayrılırken görülüyor.

MY: 4 gün boyunca kimse CB’nın nerede olduğunu bilmiyor.

Önce Okluk koyunda olduğundan şüpheleniliyor, 14 Temmuz 18:25’te yerel bir gazete ailesiyle Marmaris’te tatilde olduğunu bildiriyor. Bu esnada, Sözcü ise ilginçtir, iş edinmiş, yana yıkıla her gün Cumhurbaşkanını arıyor, hatta darbe sabahı anket yapıp seçenekleri oya sunuyor. (Haber Tarihi: 11:58 15.7.2016 Son Güncelleme: 13:08 15.7.2016).
Sonunda Sözcü muhabiri Gökmen Ünlü darbe günü 16:31’de ‘Serkan Yazıcı’nın Villası olarak’ nokta atış fotoğraflı konum tespiti yapıyor. Kameralara ve güvenlik önlemlerine, güvenlik amacıyla kapatılan önündeki Yunus Parkı’na (Dolfinaryum) kadar detay veriyor.
Sözcü’den Gökmen Ünlü Darbe Günü 16:25'de Adeta Konum Bildiriyor

MY:Yaveri Albay Yazıcı ve darbe günü Ankara’dan beraber yola çıktığı Emin Yarbay’ın çapraz ifadeleri önemli.

Cumhurbaşkanı’nın yaveri her şeyi itiraf etmiyor, ancak şöför [burada Mete Yarar şöför diyor yaver ve yarbay tek başlarına ve muhtemelen aracı yarbay kullanıyor], her şeyi itiraf etmiş, ben onun ifadesini de okudum diyor.

Yarbay Albay Yazıcı ifadesinde, özetle Muhafız Alay Komutanı Albay Kutsi Barış’la, Cumhurbaşkanı’nın konumunu Grand Yazıcı otel olarak paylaştığını ve hatalı olduğunu kabul ediyor, darbeden haberim yoktu, adının sonradan Emin Yarbay olduğunu öğrendiği kişiyle 16:30’da Muhafız Alayı kapısından Antalya’ya doğru yola çıktığını söylüyor. [Ankara-Antalya 483km, 6 saat civarı. 30 dakika molayla gece 23:00 suları Antalya’ya tahmini varış saati]
Yaver itiraf etmiyorsa da ifadesindeki tutarsızlıklar epey açık ediyor. Mete Yarar’ın ‘Emin Yarbay’a istinaden bahsettiği ifade ise şurada.
Bugün (12 Ağustos) çelişkileri anlamak için Hürriyet’teki AA kaynaklı ifade haberine tekrar baktığımda ise daha önce okumadığıma yemin edebileceğim bir detay daha var:

“Yazıcı’nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tatil yaptığı otelin bilgisini ilgisiz kişilere niçin verdiği sorusunu da ‘Bu bilgi basında da çıktığı, bir tehlike görmediğim için, gizli bir yanı kalmadığından söyledim.’ şeklinde cevapladığı belirtildi.”

Oysa Albay Yazıcı DHA’daki ifade haberinde sadece oteli bildirdiği için hatalı olduğunu söylediği kısım var:

“Kutsi Barış’a, Cumhurbaşkanı’nın kaldığı otelin adını söylemekle de hata ettiğimi kabul ediyorum” — Albay Ali Yazıcı, DHA

MY: Darbe günü saat 14:20’da Muhafız Alayı’nda toplantı yapan Alay Komutanı Kutsi Barış, Emin Yarbay ve Yaver Albay Yazıcı harita üzerinde Cumhurbaşkanı’nın kaldığı oteli [Grand Yazıcı] olarak tespit etmişler.

Yaver Albay Yazıcı, zaten konumu otel detayında paylaştığını ifade etmişti. Yarbay Emin Güven ise ifadesinde, “15 Temmuz saat 15:30 sularında Muhafız Alayı’na ulaştık. Muhafız Alay Komutanı ve Cumhurbaşkanı Başyaveri Ali Yazıcı sivildi. Masanın üzerinde otel ya da tatil köyü olabileceğini değerlendirdiğim üzerinde ‘Marmaris’ yazılı olan coğrafi analiz sistemi (CAS) uydu görüntüleri ve planlar vardı. Cumhurbaşkanı’nın yeri öğrenilecek ve bir ekip gidip Cumhurbaşkanı’nı alacaktı. Ama tam yerini bilmiyorlardı. Cumhurbaşkanı’nın olması muhtemel yerler haritada işaretlenmişti. Yaver Ali Yazıcı’nın görevi Marmaris’e giderek Cumhurbaşkanı’nın yerini tespit etmek ve koordinatlarını Kurmay Albay Fırat Alakuş’a bildirmekti” demiş.
Güncelleme:
Cumhurbaşkanı’nın havacı yaveri Yarbay Erkan Kıvrak’ın 12 Ağustos’ta yayınlanan ifadesi ise Albay Yazıcı’nın ifadesiyle çelişiyor:

“Saat 15.00 sularında Başyaver Ali Yazıcı aradı. ‘Cumhurbaşkanı hangi otelde kalıyor, 2 tane Grand Yazıcı Otel varmış, hangisinde kalıyor, öğrenir misin?’ diye sordu. Cumhurbaşkanı’nın helikopter pilotu Emniyet Müdürü Çetin Orhan’ı cep telefonundan aradım, ‘Şehir merkezine yakın olan Grand Yazıcı’da kalacağız. İsmi Turban olması lazım’ dedi. Teşekkür edip telefonu kapattım. Yazıcı’yı telefonla aradım. Otelin yerini, ismini söyledim. Saat 15.00 ile 18.00 arasında bu bilgiyi sadece Başyaver Yazıcı’ya verdim.” — Yarbay Erkan Kıvrak

Albay Yazıcı CB’nın yerini Grand Yazıcı olarak bildirdim diyor. Yarbay Kıvrak ise Albay Yazıcı’ya helikopter pilotundan öğrendim, Grand Yazıcı Turban dedim diyor. Operasyon da zaten Turban’a yapılıyor olacak. Yalnız demek ki tam konumdan emin değiller ve Albay Yazıcı konum tespiti için Marmaris’e doğru yola çıkıyor.

MY: 14:30’da acil emir gelmiş ve Yaver Albay Yazıcı ve Emin Yarbay Ankara’dan Marmaris’e doğru tam nokta atış konu tespiti için yola çıkmışlar.

Ankara-Marmaris mesafe 642km, 7 saat 50 dakika, 14:30’da yola çıkıldıysa tahmini varış saati 22:30. Yaver Yılmaz, 16:30’da yola çıktık diyor, esas varış noktasını değil ama saati yalan söylemesi anlamsız, zira kamera kayıtlarından hemen tespit edilir. Dolayısıyla Mete Yarar’ın belirttiği 14:30 şüpheli. Çapraz ifadeyle örtüşmüyor. Sanki 22:30’da varıp, Marmaris’te vakitlice nokta atış konum tespiti yapabileceklermiş gibi ‘özellikle erken’ ifade edilmiş. 24:30’da varıp konum tespiti yapmaları epey zor ve manasız olurdu zira. Oysa yaverin ifadesine göre tam yola çıktıkları saatte zaten Sözcü Gazetesi zaten hedefi Serkan Yazıcı Villası olarak nokta atış konum tespiti yapmıştı. Üstelik bu haber darbe girişimi esnasında, gece boyu vatandaşlar ve diğer basın organları tarafından sosyal medyada yayılmaya devam etti. Darbeciler iyi ki Twitter’dan Sözcü ve Cumhuriyet hesaplarını takip etmiyorlarmış…
Yarbay Emin Güven’in ifadesinde ise ‘15:30’da Muhafız Alayı’na ulaştık’ var. Diğer zaman detayları yer almıyor, ama 14:30’da yola çıkamayacakları net.

MY: Yolda Cumhurbaşkanlığı ekibiyle görüşürken darbe haberini alıp, şaşırmış görünüyorlar.

Bu doğru, Yaver Albay Yazıcı’nın ifadesiyle örtüşüyor. İlk görüşmeyi 21:30’da yapmış.

MY: Denizli’yi geçtiklerinde, [darbecilerden?] ‘işler sarpa sardı siz Marmaris’e gelmeyin Çiğli’ye dönün’ şeklinde telefon geliyor.

Yaver Yazıcı, bu konuşmayı “Protokol Şube Müdürü Alparslan Acarsoy, saat 23:00 sıralarında Antalya’dan aradı, ‘Buraya gelme, buralar karışık. Buraya gelmenin anlamı kalmadı.’ dedi” diye aktarmış. Antalya’da durum niye karışıkmış acaba? Acaba protokol şube müdüründe de bir sıkıntı olabilir mi? Acarsoy, 23:00’te aradığında yaver ve yarbay Denizli’yi daha yeni geçmişler, oysa 14:30’da çıksalar çoktan Marmaris’e varmış olmalılardı. Yoksa 14:30’da yola çıksalar, 21:00 suları Denizli’yi geçtiklerinde darbe girişimi daha henüz başlıyordu, 23:00’te de olsa daha bir şey belli değildi, neden sarpa sarmış olsun? Yazıcı’nın yanındaki Yarbay Emin Güven ise karışıklık nedeniyle değil, “Darbe başarısız olunca İzmir’e gittik” diyor. Bu arada Albay Yazıcı ise ne alakaysa Çiğli’ye dönmeyi yeni tanıştıkları Emin Yarbay’ın teklif ettiğini söylüyor.
Yarbay Emin Güven’in ifadesine göre; Cumhurbaşkanı’nın Yaveri Albay Ali Yazıcı ve Yarbay Emin Güven bir şekilde saat 23:00’te darbenin başarısız olacağını anlıyorlar ve Marmaris’e gitmekten vazgeçip Denizli’den Çiğli’ye dönüyorlar.
Peki 23:00 sularında Ali Yazıcı’yı arayıp ‘işler karıştı’ diyen kişi gerçekten Antalya’dan arayan Protokol Şube Müdürü Alparslan Acarsoy ise bir şekilde Yaver Yazıcı’ya deşifre olduğunu ve Marmaris’te görevini yerine getiremeyeceğini ,yani Cumhurbaşkanı’nın yanına yaklaşamayacağını mı söyledi?
O esnada Ankara-Denizli mesafe 465km, yol 5 saat, mola ve trafikle 6 saat, Denizli’yi de 30 dakika kadar geçmiş olduklarını varsayarak [16:30’da yola çıktıkları varsayımıyla] tahmini saat 23:00’de —01:30 sularında varmak üzere, Denizli’den Çiğli istikametine dönüyor olmalılar. Çapraz ifadeler, yaver ve albayın muhtemel yola çıkış saatini 16:30 olduğuna işaret ediyor. Zaten kendi ifadesinde de Çiğli’ye 01:30’da vardık, sabah 07:30’da Ankara’ya doğru yola çıktım demişti.

Anadolu Ajansı’ndan Yeni Kamera Görüntüleri

Ancak nedense bugün (7 Ağustos) Anadolu Ajansı kamera kayıtlarına istinaden, yaveri taşıyan ve Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği adına kayıtlı 06 FY 8355 plakalı aracın Çiğli’ye 00:05’te giriş yaptığını yaklaşık 11 saat sonra da 11:27’de çıktığını yazmış. Çiğli’ye 00:05’te giriş yapabilmeleri için Ankara’dan en geç 14:35'te çıkmış, 8 saat 30 dakikalık yolu 1 saat molayla trafiksiz geçmiş olmalılar. Sanki bu AA haberi yola çıkış saatlerini özellikle 14:30 olacak şekilde göstermek için tanzim edilmiş.
Yaver Yazıcı’nın neredeyse öğlene doğru 11:27’de elini kolunu sallaya sallaya Çiğli’den çıkması da düşük ihtimal. Kamera kayıtları çıkış anını 10:27 gösteriyor. Kamera saati ileri alınmamış, yanlış olabilir. Lakin yaverin dediği gibi çıkışı saat 07:27 ise bu durumda AA’nın 00:05 diye belirttiği girişin, saat ayarı bozuk kamerada 23:15 gözükmesi gereken giriş saati de 20:15 olur, ki bu zaten imkansız. Bu arada aracın Çiğli’ye giriş anının ise görüntüsü varsa da net değil, zaman damgası olan bir fotoğraf yok, zaten güvenlik kamerası videolarında zaman damgası hiç yok, sadece fotoğrafta damga var. Bu da normal bir durum değil.

MY: Marmaris’teki operasyon için İstanbul’dan gelen Özel Kuvvetler saat 01:30 gibi Çiğli’ye varıyor.

Toplam 37 kişiler, orada MAK timlerinden teçhizat, donanım alıyorlar.

Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş’in ifadesinde Özel Kuvvetlerin Çiğli’ye varış saati 22:00, 6 ila 8 pilotla toplamda 34–36 kişilik bir ekip oldukları anlaşılıyor.

“Saat 22:00 civarında Özel Kuvvetler helikopterlerle indi [Çiğli Ana Jet Üssü]. Bu helikopterler İstanbul’dan geliyordu. Tek tek saymadım, 2 SAT personeli de bu sayıya dahil mi bilmiyorum ancak pilotlar hariç MAK ekipleri ile birlikte 27–28 kişilik bir grup oluşturduk.”— Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş

Çiğli’de operasyona katılacağı Cougar’ı bozup kanunsuz emre itaatsizlik eden Kara Hava Pilot Kurmay Yarbay Bahattin Akgül ise ifadesinde 23:45–24:00 arası için:

“Alanda beklediğimiz sırada üzerlerinde grimsi üniforma ve ellerinde M-16 tüfek bulunan yaklaşık 50 kişilik grup geldi. Başlarında bir tuğgeneral vardı ve brifing verdi”.

İkisinin arasında 22:00 ve 24:00 olarak 2 saat fark var, gözaltında alınan ifadelerde zaman ve sıra kaymaları olabilir, ama Mete Yarar’ın dediği gibi Özel Kuvvetler’in Çiğli’ye gelişi 01:30 hiç değil. Yine sanki aktarılırken 1,5-2 saat özellikle ötelenmiş gibi duruyor.

MY: Bu esnada Cumhurbaşkanı artık Marmaris’te darbeden haberdar, durumu kavramaya ve çıkış yolu, çözüm bulma gayretinde.

Cumhurbaşkanı çeşitli mecralarda, farklı zamanlarda akşam saat 20:00 ila 23:00 arasında bir kalkışmadan haberdar olduğunu söylüyor. Kendisine farklı kaynaklardan, farklı güvenilirlik seviyesinde istihbaratlar gelmiş olabilir. Zaten 21:30’dan itibaren sosyal medya ve basında yurt çapında bir askeri hareketlilik ve askeri darbe girişimi bildiriliyor.

Cumhurbaşkanı Özel Kalem Müdürü 11:54’te Cumhurbaşkanı’nın açıklama yapacağını duyuruyor:

MY: 01:10 gibi şeye [CNN’e] bağlandı. Esasında ondan önce 00:20’de gazetecileri otele topluyor basın açıklaması yapıyor, ama o bir şekilde yayınlanamıyor. İşte o yüzden ondan sonra 01:20’de Hande Fırat’a [Facetime’la] bağlanıyor.

Burada da zamanlama hataları var. Cumhurbaşkanı basını otelin önüne topluyor, 00:07’de gazetecilerin önünde Periscope’la da yayınlanan 4 dakikalık bir basın açıklaması yapıyor.
Periscope hesabı, Hasan Doğan’ın @hasandogan şeklindeki resmi hesabı (199K takipçi) yerine çok daha az takipçili, pek de bilinmeyen şahsi Twitter’ı @hasanosman hesabına (818 takipçi) bağlı olduğu için o anda kimse farkına varmıyor. Canlı yayın arabası da henüz otele ulaşamadığı için, kameramanların çektiği yayın da kasetten canlı yayınlanmak üzere en yakın canlı yayın arabasına ulaştırılmayı bekleniyor.
Bu yayının kimseye erişmediği anlaşılınca, CNN ve Hande Fırat’a Facetime’la bağlanmak devreye giriyor… Bu yayının başlama saati yaklaşık 00:24 olmalı. Çok net değil ama Hande Fırat’ın iPhone’unda saat sanırım 00:24. Mete Yarar’ın belirttiği gibi 01:10 veya 01:20 hiç değil.
00:27'de, Toplam 6 Dakikalık Facetime Yayını Halen Sürüyor
Tam da bu esnada 00:27’de DHA basın açıklamasının kasetini canlı yayın aracına ulaştırıp. Yayına veriyor:

Dolayısıyla saat 12:30 sularında Erdoğan’ın hem Facetime, hem de, Periscope yayınının da tekrarı olan, DHA bandı TV’lerde yayınlanıp tamamlanmış oluyor.

MY: Yine bu arada Külliye’ye gelen bir ekip Marmaris’tekileri helikopterler oraya doğru yola çıkmak üzere şeklinde uyarıyor.

Burayı tam anlayamadım ama bir şekilde Külliye’ye gelen bir ekip, Çiğli’den veya İstanbul’dan kalkacak helikopter konusunda Marmaris’i uyarmış galiba. İlginç, ama olmaz diyemem. Yine de zamanlaması Mete Yarar’ın kaydırılmış akışıyla 01:20-01:30 civarı olmalı.

MY: O anda Cumhurbaşkanı [Dalaman’a doğru] tahliye alternatiflerini değerlendiriyor.

Muğla Valisi’ne karayolu için danışıyorlar. Vali asker geçmesin diye biz yolları kapattık geçemezsiniz diyor. Deniz yolu için tekne ısıtılıyormuş, ancak Aksaz Deniz Üssü’nden endişe ediliyor. Otelde hemen yukarıda helikopter pisti var, Cumhurbaşkanı’nın helikopterinin de gece görüş donanımı var, pilotlara soruluyor, alçaktan uçarız ne yapar eder sizi [Dalaman’a] ulaştırırız diyorlar.

Bu istişareler doğrudur, gerçi gece görüş donanımlı bir Sikorksy S-92 VVIP helikopter pistinde yanı başında beklerken, karayolu ve denizyolunun ciddi düşünüldüğünü pek sanmıyorum
Birden fazla görgü tanığı Marmaris üzerinde 23:50 sularında helikopter sesleri bildiriyor. Ses ekolu olabildiği ve gece olduğu için helikopter sayısında çelişkili açıklamalar var.
Dolayısıyla görgü tanıklarının ifadelerine göre Erdoğan’ın helikopterinin nedense başka bir yerden hareket ederek 11:50–00:00 sularında Grand Yazıcı Mares helikopter pistine indiği, 00:30’da hala çalışır durumda olduğu, hatta en geç 00:30–0040 arası havalandığı söylenebilir. O sırada orada bulunan Nihat Öztürk ve Serkan Yazıcı bu görgü tanıklarından.

“Sayın Cumhurbaşkanımız helikopterle 00:15–00–00:30 arası Marmaris’ten havalandı, Dalaman’a indi. Dalaman’da hava üssü, deniz üssü, darbeciler var. Oraya ışıksız indi. ATA uçağı da oradan karartma ile kalktı ve karartma ile İstanbul’a indi. Cumhurbaşkanımız, darbeci askerler gelmeden 45 dakika önce oradan ayrıldı.” — Nihat Öztürk, AKP Muğla MV

MY: 02:20’de helikoptere biniyor. 02:40’a kadar helikopterde istişare amaçlı bekliyorlar. Artık Çiğli’den helikopterlerin kalktığı haberini alıyorlar. 20 dakika daha bekleniyor, 02:40–02:50 gibi helikopter kalkıyor.

Burada artık zamanlama 2 saati aşkın şekilde iyice kaymış. Helikopter’in 00:30–00:45 sularında Dalaman’dan havalandığını, 10 dakikalık mesafedeki Dalaman havalimanına 00:40–00:55 civarında indiğini tahmin ediyoruz.
İşin garibi tüm bu olaylar esnasında Erdoğan’ın TC-ATA uçağı Dalaman’da değil! Muhtemelen birini almak / bırakmak için veya “başka bir bahaneyle” İzmir’e gitmiş. Uçağı kimin ne amaçla ve ne zaman İzmir’e yolladığı da önemli. TSİ 00:20’de [UTC 21:20] THY8451 uçuş numarasıyla İzmir Adnan Menderes’ten Dalaman istikametinde havalanıyor. Belli ki saat 00:00–00:15 sularında acil olarak Dalaman’a çağrılmış.
Darbe Gecesi TC-ATA İzmir Dalaman Yolunda
İzmir — Dalaman arası TC-ATA’nın uçtuğu 404 kts süratle (748km/h) maksimum 18–20 dakika. 00:40 civarı TC-ATA’nın Dalaman’a indiğini varsayabiliriz. Yani aşağı yukarı Cumhurbaşkanıyla aynı saatte. Ancak TC-ATA, ve dolayısıyla aynı anda oraya vardıysa belki Cumhurbaşkanı yarı sivil yarı askeri statüdeki Dalaman Havalimanı’nda tam bir saat korunmasız bekledikten sonra tüm dünyanın meraklı bakışları altında (Haaretz Gazetesi editörü Avi Scharf dahil) ADS-B radar vericisi hala açık şekilde 01:40’ta İstanbul’a doğru havalanıyor.
Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan’ın Twitter hesabında o gece 00:59’a dek konum bildirimi kapalıyken, o esnada [00:59] Marmaris’ten çoktan belki de tam o esnada ayrılmışlarken “Marmaris, Muğla”, akabinde 01:40’ta TC-ATA’nın Dalaman’dan kalkışı esnasında “Dalaman, Türkiye” olarak belirtilmiş. Bildiğiniz gibi konumunuzu istediğiniz gibi manüel seçebiliyorsunuz. Darbe esnasında herkes sizi ve Cumhurbaşkanı’nı ararken Twitter’da konum bildirmek çok da akıllıca değil. Dikkatli olmakta fayda var!
CB Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan 01:40'ta Dalaman’dan “Allahu EKber ve Allah’a Şükür” diye Arapça Tivit Atıyor. Tivitte konum bildirmek çok zekice değil, şaşırtmaca, yoksa?

MY: 03:20’de süikast timi geliyor. Helikopterler otelde 3 ayrı bölgeye inmeye çalışıyorlar, toz kalkıyor inemiyorlar iple indirme yapıyorlar. İnince hepsi doğrudan sahilde Cumhurbaşkanı’nın kaldığı yere doğru bir yerde buluşuyorlar.

FETÖ’cü timin 03:20’de bölgeye vardığı doğru, tüm sivil ve askeri görgü tanıkları da bunu ifade ediyor. Ancak öncelikle tam bu saatte Cumhurbaşkanı’nın uçağının İstanbul’a indiğini tekrar hatırlatalım:
TC-ATA Biga semalarında Edremit Havalimanı civarlarında yaklaşık 45 dakika dolandıktan sonra, 03:00’te Marmara Denizi’ne yöneliyor ve 03:20’de İstanbul Atatürk’e iniyor.
O anda Marmaris’e indirme yapan darbecilerin komuta kademesinin, onca kara havacı pilot kurmay subayın, üstelik tüm dünya cep telefonlarından canlı takip ederken, TC-ATA’nın 01:40’ta Dalaman’dan havalanıp, 03:20’de İstanbul’a indiğinin farkına varmaması Cumhurbaşkanımız adına büyük şans.
Bu arada Grand Yazıcı Mares Hotel’de VIP helikopter pisti, tenis kortları, spor alanları var. Darbeciler neden ve nasıl oraya inmez diye düşünürken şok olacağız.
Fetöcülerin Marmaris’e intikalde 3 saat gecikmeleri yetmiyor, bir de tamamen yanlış noktaya indirme yapıyorlar. Nasıl mı?

O gece sabaha karşı darbeci askerlerle karşılaşan turizmci Atilla Barbaros Teoman’ın ifadesi şöyle:

“Marmaris’te o gece […] 03:10 sıralarında motosikletimle sahil yolunda evime doğru yola çıktım. 10 dakika sonra sahil tarafından denizden 2- 4 metre yükseklikte 2 tane helikopter gördüm. Helikopterler üstümden geçtikten sonra otelin üzerinden boş araziye havadan askerleri indirme yaptı”. — Atilla Barbaros Teoman

Bu durumda Atilla Barbaros Teoman’ın görgü tanıklığında, askerlerin Marmaris’e indirme yaptığı saat 03:20. İlginçtir ellerinde hala net konum bilgisi yok. Turizmci Teoman’ı rehin alıp Turban Villaları’nı soruyorlar. Ellerinde Serkan Yazıcı’nın evi şeklinde somut bir bilgi de yok. Tek tek arama yapacaklar. İndikleri yer güvenlik kamerası görüntülerinden de belli olduğu gibi Marmaris’in güney sahili. “ Grand Yazıcı Mares Hotel” değil.

Bir Başka görgü tanığı, Caprice Otel’in ortağı Yavuz Kurtulan:
Marmaris Grand Yazıcı Club Turban
ile darbe teşebbüsündeki askerlerle polisin çatıştığı Case De Maris arasında kalan Caprice Otel’in ortağı Yavuz Kurtulan, o anları anlattı. Sabaha kadar süren çatışmada korkulu anlar yaşayan Kurtulan, şunları söyledi:

“Yaklaşık 24–25 asker gördüm. Sahile helikopterle girdiler. Hemen otelimizin üstünde durdular. 30 dakika kadar durduktan sonra bölgeye takviye helikopterler geldi. Bunlar asker indirmeye başladı. Ondan sonra çatışmalar başladı. Uzunca sürdü”. — Yavuz Kurtulan

NTV’deki görgü tanıklıkları da indirmeyi, saldırıyı ve çatışmayı Grand Yazıcı Club Turban ve Casa de Maris Hotel arasına konumluyor. İsim benzerliği dışında hiç alakası olmamasına rağmen dehşet dolu saatler Casa de Maris Hotel’de yaşanıyor.
Grand Yazıcı’nın Marmaris’te 3 oteli mevcut. Biri Grand Yazıcı Club Turban, Marmaris’in içinde sayılır. Diğerleri Marmaris’in hemen güneyinde, Pamucak mevkinde, İçmeler Mahallesi’nin en kuzeyinde Grand Yazıcı Mares, diğeri ise onun da hemen güneyinde, İçmeler’e daha yakın olan Marmaris Palace. Esasında Cumhurbaşkanı’nın kaldığı villa Grand Yazıcı Mares kompleksinin içinde, zaten (Sözcü darbenin olduğu günün akşamüstü net konum ve fotoğrafını paylaşmıştı) Marmaris Siteler içindeki Club Turban’ın hemen yanında ise Casa de Maris var. Casa de Maris ile Grand Yazıcı Mares arası kuş uçuşu 500 metre.
Evet, aynen öyle. Grand Yazıcılar birbiriyle, Mares’le de Maris karışıyor, kopya sorularla subay ve kurmay olduğu her hallerinden belli aklı-evvel mürit darbeciler, baskına 3 saat geç gittikleri gibi, sokaktaki vatandaşı rehin alıp kulaktan dolma adres sora sora bir de yanlış yeri basıyorlar. Oysa Mete Yarar o gün 14:30’da Muhafız Alayı’nda ellerinde konumu işaretli harita vardı demişti. Bu aptal hainlerin TSK’dan temizlenmesi iyi olmuş. Savaşta kendi ayaklarına sıkarlarmış. Her şerde bir hayır vardır…
Güncelleme(12/8/16): Albay Yazıcı, CB’Nın konumunu Yarbay Kıvrak’tan ‘Grand Yazıcı Turban’ diye öğrenip bildirdiyse neden çatışmalar Casa de Maris Otel’de yaşanmış da Grand Yazıcı Turban da değil? Birisi mutlaka Mares/Maris fısıldamış olmalı.
Grand Yazıcı Mares, Grand Yazıcı Club Turban, Serkan Yazıcı Villası, Caprice Beach ve Casa de Maris Konumları

MY: Cumhurbaşkanı az önce ayrıldığı için, o an otelde koruyacak bir şey yok. Koruma polisleri otel kayıtlarını sildirip, 2000 oda içinde odalarında beklemeye başlıyorlar. Buna rağmen ilginçtir ki 2000 odalı otelde sadece koruma polislerinin olduğu 5 odanın kapısı kırılıyor, çatışma çıkıyor. Darbeciler elleriyle koymuş gibi en kısa yoldan bu odalara ulaşıyor. Cumhurbaşkanı özel bir mülkte kalıyormuş. Bir de misafir kabul ettiği, ofis olarak kullandığı 4 odalı ayrı bir bina var. Bu misafirhaneye gelen misafirlerden birinin korumasının konum bilgisini sızdırdığından şüphe ediliyor. Cumhurbaşkanı’nın kaldığı yeri o misafirhane sanıyorlar. Bir de oraya ateş açılmış zira.

Öncelikle Grand Yazıcı Mares Hotel’in 400 adet otel+villa odası var, 2000 değil. Ha, buradaki çatışmadan sonra FETÖ mensubu darbeciler Grand Yazıcı Mares’e de gitmişler ve Mete Yarar’ın aktardığı gibi, Cumhurbaşkanı’nın ofis olarak kullandığı misafirhaneyi ve korumaların odalarını basmışlar mıdır, onu bilemem. Ama gittilerse otelin dibinde, önünde Yunus Parkı da olan Serkan Yazıcı’nın villasını pas geçmeleri düşündürücü. Olay yeri fotoğraf ve videolarında mekanlar sanki hep Marmaris’in güneyindeki Siteler Mevki içindeki oteller gibi.
Like what you read? Give Cem ARGUN a round of applause.

From a quick cheer to a standing ovation, clap to show how much you enjoyed this story.