Para mı sağlık mı?

Geçtiğimiz hafta, küçük-orta büyüklükteki Turing Pharmaceuticals şiketinin CEO’su Martin Shkreli, AİDS tedavisi gören hastaların kullandığı bir parazit ilacı olan Daraprim’in 13$lık fiyatını 750$ seviyesine çekmesiyle, dünyanın en nefret edilen adamı olmuştu. Martin Shkreli, fiyatları arttırmasının gerekçesi olarak gelirlerin Ar-Ge ye aktarılacak olmasını göstermişti. Ancak Martin Shkreli ana akım medyanın küçük günah keçisi olmaktan daha ileri gitmiyor, çünkü Pfizer veya Sanofi gibi büyük ilaç şirketleri genç işadamının yaptığının daha beterini uzun süredir yapıyor ve yapamaya devam ediyor.

İlaç endüstrisi, dünyada en çok kar elde eden sektörlerinden bir tanesi olmasıyla tanınıyor. Hatta o kadar çok kar ediyor ki enerji sektörünü bile geride bırakarak yoluna devam ediyor.

Kredi derecelendirme kurumu Standart and Poors’un verilerine göre 2014 yılında ilaç firmaları ortalama %19.5 kar ederken, petrol ve doğalgaz üretimi yapan firmalar %15.8 kar edebilmiş. Bu da bizlere ilaç endüstrisinin ne kadar karlı olduğunun bir göstergesi niteliğinde.

İlaç şirketlerinin amacı nedir ?

Geçtiğimiz hafta Martin Shkreli, Darapim ilacının artış sebebini Ar-Ge yatırımı olarak göstermiş ve ona karşı isyan bayrağını çeken insanların ve medyanın birazcık da olsa öfkesini yatıştırmayı denemişti. Ancak büyük ilaç şirketlerine göz attığımızda Ar-Ge harcamalarının marketing ve satış harcamalarından daha düşük olduğunu gözlemleyebiliyoruz. Şirketlerin net kar marjları %10’dan %43’e kadar varıyor.

Dünyanın en büyük 10 ilaç firmasının ortalama kar marjı %19.6 olmakla beraber, biri hariç hepsinin ortak paydası satış ve marketing kısmına daha fazla önem vermesi. Dünyanın en büyük 10 ilaç firmasının marketing ve satış departmanına Ar-Ge’ye oranla fazladan akıttığı para 3.25 milyar doları buluyor. Bu da ilaç firmaları için ilaçtan fazla satış rakamlarının önemli olduğunu bize sunar nitelikte.

Ancak ilaç firmaları bu karları pek de tatminkar bulmadığı aşikar. 2014 senesinde Amerika menşeli Pfizer, Britanyalı ilaç şirketi Astrazeneca şirketi ile birleşmek istedi. Astrazeneca ile Pfizer’in birleşme isteğinin altında yatan en büyük neden Amerika Birleşik Devletlerinde (A.B.D) uygulanan yüksek vergiler (%35) yüzünden, Pfizer’in daha düşük bir vergilendirme sistemi uygulayan (%21) Birleşik Krallığa taşınma isteğinden kaynaklanıyordu. Ancak ABD Başkanı Barack Obama ve Amerikan senatosunun baskısı ve yasal değişimler sonucunda bu birleşme gerçekleşmedi ve Pfizer, ABD’de vergi vermeye devam etti.

İlaçların kar marjları dudak uçuklatıyor

İlaç şirketleri, keşfettikleri bir ilacın patentine ancak 20 sene boyunca sahip olabiliyor. Başka bir değişle ilaç firmalarının 20 sene boyunca, buldukları ilaçtan maksimum kar alabileceğini işaret ediyor. 20 sene boyunca ilacın tekelini bulunduran şirketler, ilaçlara istedikleri gibi fiyat biçebiliyor ve kar uğruna hastaların hayatını tehlikeye atabiliyor.

Gilead Pharmaceuticals’ın Hepatit C tedavisi için bulduğu yeni ilaç Sovaldi’nin Türkiye fiyatı 47 bin TL. ABD’de ise ilacın tek hapı 1000 dolara yakın bir fiyata satılıyor. Hepatit C tedavisinde kullanılan tüm ilaçlar satın alınınca hastalığa tedavi 100 bin Amerikan dolarını bulabiliyor. Gilead Pharmaceuticals’ın 2015’in ikinci çeyreğine kadar açıkladığı kar ise 8.5 milyar dolar olurken 2014 senesinin ikinci çeyreğine kadar şirket sadece 5,9 milyar dolar kar etti.

Şirketin 2015 senesinin 6 ilk ayı boyunca Ar-Ge’ye akıttığı para 1.35 milyar dolar olurken geçtiğimiz sene bu rakam 1.1. milyar dolarda kaldı. Kar marjı ciddi biçimde yükselirken Ar-Ge’ye giden para neredeyse aynı seviyede kalıyor.

Şirketlerin kar marjı yükselirken, ilaç fiyatlarının durmadan fiyatları artıyor ve insan sağlığına verilen değer git gide azalıyor.

İlaç firmaları herhangi bir ilacın patentine sahip olsa da rakip şirketler patentli ilacın kimyasal bileşimlerle oynayıp, aynı etkiyi yaratan ilaçlar bulma hakkına sahip. Fakat büyük ilaç şirketleri, rekabetten her zaman nefret etmiştir. Bayer’in 2005 senesinde piyasaya sürdüğü Nexavar, farklı kimyasal bileşenlerle Hindistan’da Cipla adıyla piyasaya sürüldü. Bir tableti 5500 dolar olan Nexavar’ın Hindistan’daki fiyatı sadece 130 dolar. Bu konuda canı sıkılan şirket, Hintli ilaç şirketini dava yağmuruna tutmaya devam ediyor. Cipla’nın üretimini durduramasa da yurtdışına ihraç edilmesinin önüne geçti. Bayer firmasını CEO’su rakip ilaç olan Cipla’nın ticari itibarını karalamak adına ilacının “Batılılar” için üretildiğini söyleyerek bir skandalın altına imza attı.

İlaç şirketleri, 3–5 kapitalist aylak tarafından yönetilirken, halk fiyat yükünü çekmek durumunda kalıyor. Daha fazla kar etme amacıyla ilaç şirketlerinin insanların sağlığı ile oynaması etik değerlere ters olmakla beraber, kendi yaptıkları işe de gölge düşürüyor.

İnsanların mağduriyetini gidermek amacıyla, dünya sağlık örgütünün fiyatları belirlemesi ve kar marjlarına sınır getirilmesi gereklidir.

Çünkü insan sağlığı her şeyden önce gelir.