Kalama Sutta: Kalama’lara Hitaben

(orjinali)

Çevirmen’in notu: Bu söylevin Buda’nın kişinin doğru ve yanlışı belirlemek için kendine güven hakkında açık çeki olarak gösterilse de bundan çok daha dikkat gerektiren bir konuya parmak basıyor. Gelenekler, sadece gelenek olduğu için salt bu yüzden takip edilmemelidir. Raporlar (tarihi de olabilir güncel de) kaynağı güvenilir olduğu için salt bu yüzden güvenilmemelidir. Kişinin kendi tercihleri, mantıklı veya kişiye duygusal olarka daha hitap etse de salt bu yüzden önemsenmemelidir. Bunun yerine her görüş veya inanç uygulandığında verebileceği sonuçlar için sınamaya tabi tutulmalı ve kişinin anlayışı veya sınırları yüzünden sonuçların sapmadığına da bilge insanların deneyimleriyle karşılaştırılmalıdır. Kişinin inançlarını doğru bir şekilde sorgulayabilme becerisine doğru dikkat denir. Bilge kişileri tespit ve rehber olarak seçmeye de saygın arkadaşlar edinmektir. Itivuttaka (Iti 16–17) vaazına göre bunlar çalışma amacına ulaşmak için en önemli içsel ve dışsal faktörlerdir. İnançları yaşamda sınama konusunda MN61, MN95, AN7.79 ve AN8.53’e danışılabilir. Bir kişiyi bilge olup olmadığına karar vermek için MN110, AN4.192 ve AN8.54’e bakılabilir.

Bir seferinde Kutlu Olan’ın pek çok keşişle Kosalan’larda dolaşırken Kalama’ların şehri Kesaputta’ya vardığını işittim: “Sakyan’lardan ayrılan Sakyan’ların oğlu düşünceli (the contemplative) Gotama, Kesaputta’ya vardı. Usta Gotama hakkında şu nazik nam yayılmaya başladı: ‘Gerçekten (o) Kutlu Kişi, saygıdeğer, hakkıyla aydınlanmış, bilgi ve davranışta eksiksiz, evreni bilen, öğrenmeyi talep edenleri eğitebilecek eşsiz bir öğretmen, insan ve kutsal olanların öğretmeni, aydınlanmış, Kutlu Olan. Deva’ların, mara’ların, brahma’ların da bu dünyasında düşünen doğrudan bilgi’ye temasla Dhamma’yı açıklayarak başlangıçta da, ortasında da, sonunda da saygı duyulmasını sağladı ve hem detaylarında hem de özünde tümüyle mükemmel ve son derece saf olan yaşamın kutsallığını açıkladı. Böyle kutsal birini görmek ne güzel.“

Kesaputta’dan Kalama’lar Kutsal Kişi’ye ulaştılar. Varışlarında bazısı önünde eğilerek bir yanına oturdu. Bazısı kibar selamlarını sunarak, dostane nezaketlerini alıp vererek bir yanına oturdu. Bazısı bir yanına oturup avuçlarını kalpleri önünde birleştirerek onu selamladı. Bazısı bir yanına oturdu ve isimlerini ve kabilelerini tebliğ ettirdi. Bazısı bir yanına sessizce oturdu.

Oturduklarında Kesaputta’dan Kalama’lar Kutsal Kişi’ye “Saygıdeğer Kişi, Kesaputta’ya gelen brahmanlar ve düşünürler bulunuyor. Kendi öğretilerini, doktrinlerini anlatarak bunları övüyorlar lakin başkalarının öğretilerini tasvip etmiyorlar, itiraz ederek yeriyorlar, küçümsüyorlar. Bizi tamamen güvensiz ve kararsız bırakıyorlar: Bu saygıdeğer brahman ve düşünürlerden hangileri gerçeği söylüyor, hangileri yalanı?“

“Tabii ki tedirgin olursunuz Kalama’lar. Tabii ki kararsızlıkta kalırsınız. Güvensizlik için koşullar bulunuyorsa kararsızlık doğar. Kalama’lar, bu durumda rapor edilenlerle, efsanelerle, geleneklerle, yazıtlarla, mantıksal varsayımlarla, çıkarımlarla, benzetmelerle, bakış açıları üzerine mutabakatlarla, olasıklarla ve düşüncelerle hareket etmeyin. ‘Bu düşünür bizim öğretmenimiz’. Bunu bildiğinizde ‘Bu özellikler beceriksizce, bu özellikler kusurlu, bu özellikler bilgeler tarafından eleştirilir, bu özellikler uygulandığında zararı ve ızdıraba yol açar.’ şeklinde düşündğünüzde bunları terk etmelisiniz.“

“Ne düşünüyorsunuz Kalama’lılar? Bir insanda hırs iyilik için mi yoksa zarar vermek için mi gelişir?“

“Zarar vermek için saygıdeğer kişi.“

“Bu hırslı, hırsa yenik düşmüş, zihni hırs tarafından ele geçirilmiş kişi canlıları öldürebilir, verilmeyeni alır, başkasının karısının peşine düşebilir, yalanlar söyler ve başkalarını da buna teşvik ederek uzun vadede zarara ve ızdıraba yol açar.“

“Evet saygıdeğer kişi.“

“Bu durumda ne düşünüyorsunuz Kalama’lar? Bir insanda kindarlık doğuyorsa bu iyilik için mi yoksa zarar vermek için mi gelişir?“

“Zarar vermek için saygıdeğer kişi.“

“Bu kindar, kine yenik düşmüş, zihni kin tarafından ele geçirilmiş kişi canlıları öldürebilir, verilmeyeni alır, başkasının karısının peşine düşebilir, yalanlar söyler ve başkalarını da buna teşvik ederek uzun vadede zarara ve ızdıraba yol açar.“

“Evet saygıdeğer kişi.“

“Bu durumda ne düşünüyorsunuz Kalama’lar? Bir insanda sanrı doğuyorsa bu iyilik için mi yoksa zarar vermek için mi gelişir?“

“Zarar vermek için saygıdeğer kişi.“

“Bu aklı karışmış, sanrılara yenik düşmüş, zihni sanrılar tarafından ele geçirilmiş kişi canlıları öldürebilir, verilmeyeni alır, başkasının karısının peşine düşebilir, yalanlar söyler ve başkalarını da buna teşvik ederek uzun vadede zarara ve ızdıraba yol açar.“

“Evet saygıdeğer kişi.“

“Bu durumda ne düşünüyorsunuz Kalama’lar? Bu özellikler yararlı mı zararlı mı?“

“Zararlı, saygıdeğer kişi.“

“Kınanması gereken mi, suçsuz mu?“

“Kınanması gereken, saygıdeğer kişi.“

“Bilgeler tarafından eleştirilen mi, övülen mi?“

“Elelştirilen, saygıdeğer kişi.“

“Uygulandığında zarara ve ızdıraba mı yol açarlar yoksa açmazlar mı?“

“Uygulandığında zarara ve ızdıraba yol açarlar, saygıdeğer kişi. Bizim algıladığımız böyle.“

“Ve şöyle dedim Kalama’lar: ‘Rapor edilenlerle, efsanelerle, geleneklerle, yazıtlarla, mantıksal varsayımlarla, çıkarımlarla, benzetmelerle, bakış açıları üzerine mutabakatlarla, olasıklarla ve düşüncelerle hareket etmeyin. ‘Bu düşünür bizim öğretmenimiz’. Bunu bildiğinizde ‘Bu özellikler beceriksizce, bu özellikler kusurlu, bu özellikler bilgeler tarafından eleştirilir, bu özellikler uygulandığında zararı ve ızdıraba yol açar.’ şeklinde düşündğünüzde bunları terk etmelisiniz.’ Bu şekilde söylendi. Ve buna müteakip söylendi.“

“Şimdi, Kalama’lar, ’Rapor edilenlerle, efsanelerle, geleneklerle, yazıtlarla, mantıksal varsayımlarla, çıkarımlarla, benzetmelerle, bakış açıları üzerine mutabakatlarla, olasıklarla ve düşüncelerle hareket etmeyin. ‘Bu düşünür bizim öğretmenimiz’. Bunu bildiğinizde ‘Bu özellikler ustalıklı, bu özellikler kusura sahip değil, bu özellikler bilgeler tarafından övgü alır, bu özellikler uygulandığında fayda ve mutluluk sağlar.’ -işte bunları tercih etmeli ve uygulamalısınız.“

“Ne düşünüyorsunuz Kalama’lar? Hırstan yoksunluk bir kişide oluşmaya başladığında bu yarar için mi zarar için mi oluşur?“

“Yarar için, saygıdeğer kişi.“

“Peki bu hırstan arınmış kişi, hırsa yenik düşmemiş, zihni hırs tarafından ele geçirilmemiş kişi canlıları öldürmez, kendisine verilmeyeni almaz, başkasının karısının peşine düşmez, yalanlar söylemez ve başkalarını da buna teşvik etmez. Tüm bunlar uzun süren bir refah için midir zarar için mi?“

“Evet, saygıdeğer kişi.“

“Ne düşünüyorsunuz Kalama’lar? Kinden yoksunluk bir kişide oluşmaya başladığında bu yarar için mi zarar için mi oluşur?“

“Yarar için, saygıdeğer kişi.“

“Peki bu kin gütmeyen kişi, nefrete yenik düşmemiş, zihni kinle tarafından ele geçirilmemiş kişi canlıları öldürmez, kendisine verilmeyeni almaz, başkasının karısının peşine düşmez, yalanlar söylemez ve başkalarını da buna teşvik etmez. Tüm bunlar uzun süren bir refah için midir zarar için mi?“

“Evet, saygıdeğer kişi.“

“Ne düşünüyorsunuz Kalama’lar? Sanrılardan yoksunluk bir kişide oluşmaya başladığında bu yarar için mi zarar için mi oluşur?“

“Yarar için, saygıdeğer kişi.“

“Peki bu sanrısız kişi, sanrılara yenik düşmemiş, zihni sanrılar tarafından ele geçirilmemiş kişi canlıları öldürmez, kendisine verilmeyeni almaz, başkasının karısının peşine düşmez, yalanlar söylemez ve başkalarını da buna teşvik etmez. Tüm bunlar uzun süren bir refah için midir zarar için mi?“

“Evet, saygıdeğer kişi.“

“Bu durumda ne düşünüyorsunuz Kalama’lar? Bu özellikler yararlı mı zararlı mı?“

“Yararlı, saygıdeğer kişi.“

“Kınanması gereken mi, suçsuz mu?“

“Suçsuz, saygıdeğer kişi.“

“Bilgeler tarafından eleştirilir mi, övülür mü?“

“Bilgeler tarafından övülür, saygıdeğer kişi.“

“Uygulandığında refah ve mutluluğa mı yol açarlar yoksa açmazlar mı?“

“Uygulandığında refah ve mutluluğa yol açarlar, saygıdeğer kişi. Bizim algıladığımız böyle.“

“Şöyle dediydim, Kalama’lar: ’Rapor edilenlerle, efsanelerle, geleneklerle, yazıtlarla, mantıksal varsayımlarla, çıkarımlarla, benzetmelerle, bakış açıları üzerine mutabakatlarla, olasıklarla ve düşüncelerle hareket etmeyin. ‘Bu düşünür bizim öğretmenimiz’. Bunu bildiğinizde ‘Bu özellikler ustalıklı, bu özellikler kusura sahip değil, bu özellikler bilgeler tarafından övgü alır, bu özellikler uygulandığında fayda ve mutluluk sağlar.’ -işte bunları tercih etmeli ve uygulamalısınız.“

“Şimdi, soylu olanların müritleri olan ve hırstan, kötü niyetten, zihni karışmamış, tetikte ve iradeli Kalama’lar iyi niyetle dolu farkındalıkla ilk yöne [doğuya] yayılın- ve diğer yönlere de. Yukarı, aşağı ve tüm yönlere, evrenin her yere iyi niyetle dolu farkındalığı yayın: bereketli, genişleyen, ölçülemeyen, şerden arınmış, kötü niyetten arınmış olarak.“

“İlk yöne doğru farkındalıkla dolu bir minnettarlıkla yayılmaya başladı -ve ikinciye, üçüncüye ve dördüncüye. Yukarıya, aşağıya, her yere, herşeyi kapsayan evrenin tüm alanlarına farkındalıkla dolu bir şefkatle yayılmaya başladı.”

“İlk yöne doğru farkındalıkla dolu bir minnettarlıkla yayılmaya başladı -ve ikinciye, üçüncüye ve dördüncüye. Yukarıya, aşağıya, her yere, herşeyi kapsayan evrenin tüm alanlarına farkındalıkla dolu bir minettarlıkla yayılmaya başladı.”

“İlk yöne doğru farkındalıkla dolu bir minnettarlıkla yayılmaya başladı -ve ikinciye, üçüncüye ve dördüncüye. Yukarıya, aşağıya, her yere, herşeyi kapsayan evrenin tüm alanlarına farkındalıkla dolu bir ağırbaşlılıkla yayılmaya başladı.”

“Şimdi, soyluların öğrencisi Kalama’lar -zihni düşmanlıktan, kötü niyetten, lekelenmişlikten arınmış, saf bir halde şimdi ve burada dört güvenceyi elde etti:

“Ölümden sonra bir varoluş mevcutsa, iyi ve kötü eylemin meyveleri oluyorsa, bu şimdiki hayatta kendime memnuniyetle bakabilmemin temel düsturunu oluşturur. Bedenin ölüm sonrasında dağılmasıyla iyi bir hedefe, cennetsi varoluşa ulaşmış olurum.“ Bu, elde ettiği ilk güvencedir.

“Fakat ölümden sonra bir varoluş yoksa, iyi ve kötü eylemin meyveleri de yoksa şimdiki hayatta kendime memnuniyetle bakabilirim; düşmanlıktan özgür, kötü niyetten özgür, beladan özgür bir halde.“ Bu, elde ettiği ikinci güvencedir.

“Eylemle bir kötülük yapıldığında dahi kötü duygular beslemiyorsam ve kötü bir eylem yapmıyorsam ızdırap bana nasıl dokunabilir?“ Bu elde etitği üçüncü güvencedir.

“Eylemle bir kötülük yapıldığında kendimi her iki durumda da saf (bozulmamış) kabul edebilirim.“ Bu, elde ettiği dördüncü güvencedir.

“Soylu olanların yolunu izleyenler -ki bunların zihni kötülükten, kötü niyetten uzak, zihni kirlenmemiş ve saftır- bu dört güvenceyi şimdi ve burada elde eder.“

“Evet öyle, Kutlu Kişi, evet öyle, Saygıdeğer Olan. Soyluların izinden yürüyenin zihni kötülükten, kötü niyetten uzak, zihni kirlenmemiş ve saf ve bu dört güvenceyi şimdi ve burada elde eder:

“Ölümden sonra bir varoluş mevcutsa, iyi ve kötü eylemin meyveleri oluyorsa, bu şimdiki hayatta kendime memnuniyetle bakabilmemin temel düsturunu oluşturur. Bedenin ölüm sonrasında dağılmasıyla iyi bir hedefe, cennetsi varoluşa ulaşmış olurum.“ Bu, elde ettiği ilk güvencedir.

“Fakat ölümden sonra bir varoluş yoksa, iyi ve kötü eylemin meyveleri de yoksa şimdiki hayatta kendime memnuniyetle bakabilirim; düşmanlıktan özgür, kötü niyetten özgür, beladan özgür bir halde.“ Bu, elde ettiği ikinci güvencedir.

“Eylemle bir kötülük yapıldığında dahi kötü duygular beslemiyorsam ve kötü bir eylem yapmıyorsam ızdırap bana nasıl dokunabilir?“ Bu elde etitği üçüncü güvencedir.

“Eylemle bir kötülük yapıldığında kendimi her iki durumda da saf (bozulmamış) kabul edebilirim.“ Bu, elde ettiği dördüncü güvencedir.

“Soylu olanların yolunu izleyenler -ki bunların zihni kötülükten, kötü niyetten uzak, zihni kirlenmemiş ve saftır- bu dört güvenceyi şimdi ve burada elde eder.“

“Fevkalade, Saygıdeğer Kişi! Fevkalade! Devrilmiş olanı tekrar düzeltmek gibi, gizli olanı ifşa etmek gibi, kabolmuşa yolunu göstermek gibi veya gözlerin formları görebilmesini sağlayacak bir feneri karanlığa getirmek gibi aynı şekilde Kutlu Olan pek çok nedensellik çizgisi yardımıyla Dhamma’yı açıkladı. Kutlu Olan’a, Dhamma’ya ve keşişlerin Sangha’sına sığınırız. Kutlu Olan bizleri bugünden itibaren tüm ömür boyu ona sığınan takipçileri olarak hatırlasın.“