Her Düşüş Çarpmayla Biter

Gençliğimin diriliğini soyunup bir kenara koyarak konuşmaya geldim. Sanırım düşmeye başladığında en son edişeleneceğin şey cildinin kırışması oluyor. Hakkını veremediğini düşündüğün şeyleri bir yerden sonra çok fazla konuşmaya başlarsın. Bütün tüylerimin ürpermesine güvenerek söylüyorum ki genç olma işini çok seviyorum. Üslubumun, küfürlerimin ve alışkanlıklarımın kusura bakmayın, onları örsleyemeyecek kadar kahrolası şiddetli yaşamanın bağımlısıyım. Doğarken atladığım gökdelenden hala düşüyorum, daha aşağıyı göremeyecek kadar üst katlardayım. Aşağıyı merak ediyorum, göreceğim şeyden kaygılanırken bazen daha hızlı düşmeye çalışıyorum. Bazen açık bırakılan camlara çarpıyorum ama çabuk alışıyorum. Mesafemin ne zaman kısaldığını düşünsem geçtiğim katların değişmesinden o kadar rahatsız olup şikayet etmeye başlıyorum. Ama arada öyle bir hissi var ki soluk renkli bir çim sahanın tam ortasında tek başına tepiniyormuşsun gibi. Tabi bu hissinde bağımlısıyım. Birden çarparak düşmem son bulacak. O zaman buralara çok alışmış olacağım. Binanın başından sonuna kadar hissettiğim her şey alışkanlığa dönecek. Çarpana kadar hepsini yadırgamaya devam etmeyi bu katlara borç bilirim.