Türk Genci ve Avrupalı Genç

Türk aile yapısı gereği bebeğin cinsiyetinin erkek olmasıyla başlayan erkek adamın erkek çocuğu olur nidalarıyla büyür bıçkın delikanlı, kimi zaman, gelir göster oğlum pipini elalem görsün diye eğitiriz kimi zamanda oğlum akıllı ol yakışmaz sana diye azarlarız. Çoğu zaman o çocuk da anlamaz neyin ayıp neyin yanlış olduğunu,

Aile yapımız bu, böyle gelmiş böyle gidecek gibi ama değişim herkesin elinde çocuğa ilkokuldan zengin refah içinde yaşayacağı mesleği adapte ederiz bu da büyük ihtimalle doktorluk mesleğidir. Hatta bu doktorluk olayı erkeğin önünde veya kızın önünde o kadar konuşuluyor ki kızlar bile ideal eşi doktor olarak kafasına yerleştiriyor.

Çocuk büyüdükçe artık küfürleri öğrenme zamanının geldiğini düşünüyor baba, dayı veya amca çok bilmiş erkek topluluğuna babaları onu böyle göstermiş onlarda çocuklarına öğretecekler haliyle, söyle bakalım oğlum eşek oğlu eşek kim, ilkokul biter ve çocukla baba arasındaki bağ kopar baba artık çocuğa sözde güvenir uzaktan kontrol eder açık yakalamaya çalışır o çocuk ne öğrenirse etraftan öğrenir ve de yanlış öğrenir çünkü çocuk etraftan kötüyü çeker hiçbir çocuğa iyi çekici gelmez ve de öle de gider zamanla baba çocuğu kaybetmemek için çocuğa en vazgeçilmez aşıyı, dini enjekte eder amaç çocuk yoldan çıkmasın ayrıca gururumuz oğlumuzun erkekliğe ilk adımı, bir babanın hayalini gerçekleştirme arzusudur, dünya dursun oğlum sünnet oluyor, müzikli eğlence, konvoy, at arabası palyaço ve benzeri aktivitelerle ucundan azıcık alınmasını gururla yaşar ve yaşatırız.

Hep erkek için bu tören var da niye bir kızın ilk adet görmesini kutlamıyoruz o da cinsiyetine ilk adım atmış olmuyor mu….ne oldu olamaz mı ?

Oğlumuz büyür ve okulun adı birden imam hatip olur cumaları namaz olur ders, etüd merkezleri yerini kuran kursları alabilir tabi bu durumda gezilen arkadaşlar gezilecek yerler anca parklarla sınırlanabilir. İşte bu vahşet, çocuğu öldürmekten daha beter bir durumdur. Yaşarken farkında olmadan yaşatmamaktır.

Ders din, gezme dolaşma din, yatma kalkma din ve her şey din ve de her şey din üzerinden anlamlaştırılmaya başlanıyor daha sonra görünür ki doğru bir şey yokmuş bu hayatta, herkes yanlış her şey gereksiz ve anlamsız, ve de yasak olan her şeyin adı birden bire günah olmuştur ve de bundan sonra hayat o günahlar üzerine kurulu olacaktır.

Aileler çocuklarına eğitimin en üst düzeyini vermeye çalışır çocuğunun ufkunun açık olması için, ama biz çocuğumuz aman yoldan çıkmasın diye dine bağlıyoruz onu, o çocuk sadece dinine bağlı oluyor onun dışında hiçbir şeyi görmüyor, göremiyor. Peki bu şekilde yetişen çocuk hangi mesleğe yöneliyor bunun cevabı da tamamen maddi durumla alakalıdır. Eğer ailenin durumu iyiyse iyi çevreye de sahiptir ve dolayısıyla o iyi çevrenin verdiği hırsla her türlü meslek sahibi olabilir lakin ailenin durumu kötü ise kötü çevreyle birlikte imam hatip inancının verdiği hak ve hürriyetle imam v.b. din adamı oluyor.

Buraya kadar anlattığım Türk gencinin hayatta hiçbir sosyallik yaşamadığı kendine hiçbir katkıda bulunmadığı ortadadır. En büyük handikap karşı cinstir. Din çerçevesinde baktığı pencere kendisine kız arkadaşın yanlış veya ayıp olduğu ve daha sonrasında ulaşamayacağı bir hedef olacağı ve zamanla da tükenip gideceği de beklenen bir sonuçtur.

Şimdi bu genç ;

- Sosyallik para tuzağı, günahtır

- Dine göre içki haramdır.

- Kız da ayıptır, günahtır.

- Eğitimin başı dindir.

- Beyin artık şunu diyor hayatın kendisine din çerçevesinden bakarsan hayat olur, yoksa günah olur

İşte Müslüman gencimiz hayatın bu kurallarıyla yaşayacaktır ve beyni bu şekilde olacak geleceğine bu pencereden bakacak, karısını bu beyinle seçecek, çocuğuna bunun daha da dolusunu sunacaktır. Düşün artık o zaman o çocuğun kafasını…

Bir de Avrupalı insanlara bakalım ;

Belki bizim anne babalarımız kadar duyarlı düşünceli ebeveynler değillerdir ama bu değildir ki sevmiyor, bu değildir ki arkanda durmayacaklar…

Aile eğitimini en gerektiği şekilde veriyorlar geri kalanını okuldan alıyorlar okul bizim için öğretim yeri oradakiler için eğitim ve öğretim yeridir. Bir şeyin yanlış olup olmadığını orada en açık şekilde öğretmektedirler belirli bir çerçeve içinde değil herhangi kalıplar, olmazsa olmaz şartlar altında hiç değil en açık en adil ve kendi görüşünü fikrini ortaya çıkaracak şekilde eğitim vermektedirler. Tamamen özgür düşüncenin özgürlüğünü yaşatmaktadırlar. Bana söyler misiniz özgür düşünce neyi başaramaz ki…

- Din var ama baskısı yok

- Sosyallik yaşamak için vardır

- İçki keyfine kalmış özgürüm

- Kız mı ? kız bir araç mı ki şu sayılan maddeler içerisinde olsun, o da insan o da erkek günah mı desin o zaman ben özgür isem kız da özgürdür

- Eğer zaten bu özgürlük penceresinden bakılıyor ise dert yoktur o zaman her şey başarılır.

Hep biz şunu söyleriz ki bende söylemişimdir ;

‘’İsviçreli bilim adamları köpeklerin farelerden daha zeki olduğunu ortaya çıkarmıştır’’

Ne kadar gereksiz bilgi dimi, hep şunu söyleriz ‘’ya adamların işleri güçleri dertleri yok ne ile uğraşıyorlar ya’’ işte adamlarla aramızdaki farklar. Düşünün ki bizim dert olarak saydığımız hala tartıştığımız ve sonuca varamadığımız şeylerden bahsetmiyorlar yani onları geçmişler…

- Adamların bizim gibi dertleri yok ‘’takılma’’ gibi ama biz takılırız böle görmüşüz böyle de devam ederiz

- Adamlar özgür

- Aile baskısı yok

- Çevre, din baskısı yok

- Yaşamı yönlendirecek bir çerçeve yok

Özgür düşünce özgürlük getirir başarı getirir yenilik getirir ve de güzellik getirir hayatı kolaylaştırır hayatı anlamlaştırır Hayatta mahrum kalınan şeyler insanı kötü yönde yönlendirir ;

- Görmezsen tecavüzcü olursun

- Kazanamazsan hırsız olursun

- Eğitimsiz olursan cahil olursun

- Cahil olursan katil olursun

Yakın zamanda olan bir olay ;

Mısır’da Mursi taraftarları Hollanda’lı bir gazeteciyi kollarından çekerek kapalı bir yere yittiler belki 20 kişi vardı kadın çığlıklar içinde kameralar önünde tecavüze uğradı nasıl bir insanlık, nasıl bir vicdan, nedir bu, ne ile tanımlanır bu yapılanlar oradaki adamların hayatlarına bir bakalım kim bunlar

- Müslüman

- Okumamış

- Aile eğitimi yoktur

- Mahrum kalmıştır

- Maddi durum üstteki koşullar doğrultusunda zaten oluşmamıştır

- Karşı cinsin varlığını yaşamamış, onu bir araç olarak görmüş ve haliyle de bir yaşanmışlık içerisine girmemiştir.

- Bu kötü özelliklerin arasında saygıyı koyamıyorum onun ne olduğunu bile bilmiyorlar

Bu yaşananların tek sebebi dindir. Hayat din üzerine kurulamaz din bir insanın Allah ile arasındaki inanç meselesidir. Herkesin kendisine olan özel hakkıdır. Yanımdakinin günahı bana yazmaz iyiliği hiç yazmaz bir başkasına dini önermek din baskısı yapmak bir görgüsüzlüktür saygısızlıktır. Büyüklerimiz din üzerinden insanları ayıklıyor. Din üzerinden sorgulama yapıyor. Dinimden olan dindaşım dinimden olmayan yurttaşımdır diyor.

İnsanları din kalıbına sokmak yazıya da uymaz, Türk de vardı Avrupalı da vardı Müslüman da Hıristiyan da konunun dinle alakası yok dini kullanmakla alakası var. Din eğitim vermez saygı görgü vermez din kişiye sadece inanç katar kişiye özeldir. Avrupa da yaşayan Müslüman bilim adamı yok mu acaba vardır, başarılarını duymaktayız camiye gidişini değil, özgür düşünce kafasında yaptığı başarılarıyla gurur duyuyoruz, dini saptırmadan bir çıkar gözetmeden sevgiyle saygıyla anlatıp yaşatmasını biliyor

Din inançtır edeptir saygıdır görgüdür ama dincilik adiliktir, aşağılık olmaktır.

Bir insana dinini sormak karınla yatak odanı sormak kadar ayıptır…

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.