Genç beyinler ve dinazorlar

Bu ülkenin düşünen gençleri olmaktan dolayı gurur duymamız gerekirken hayata karşı aç kalmama mücadelesi veriyoruz.

Zamanında köşeleri tutan pek muhterem paralı ağalar, bugünlerin üretkenliğine engel olan kan emicilerdir maalesef. Bu ağır ithamlara özel sektörde fikirlerini koşturan her insan katılacağına eminim.

Fikir üreten gençlere destek olan büyüklerin reklamdan ibaret olmamasını beklerdim. Lakin hepsi fikirlere ticari kıstaslarla bakıp kısayoldan köşeyi dönme heyecanında. Yatırımcı, 1 koyup 10 alma derdinde. Derdi ülkenin gelişmesi olanları ise pasifize edip bir kenara fırlatmaktadır. Bilinç olarak 50 ve 100 yıllık hedeflerden uzak oldukça aciz olmaya devam edeceğiz hep birlikte. Genç beyinler olduğu gibi genç sanayimizde sadece ithal ürünler üzerinde kullanılmakta. Faydayı sadece paradan ibaret zannedenlerin yönettiği bir sistem.

Bizden öncekiler kendini feda etmemiş ben mi edeceğim gibi bencilce duruşların toplumsal etkilerini hep beraber çekeceğiz. Baştan algılayıp şikayet etmeyelim.

Her alandaki dinazorlarsa bu dünyada sanki bir daha 50–60 yıl yaşayacakmış gibi çabalayıp gençlerin bütün heveslerini elinden alıyor. Hevesten ziyade maddi engeller her anlamda karşınıza çıkıyor.

Reklam sektöründe dinazorlaşmış biri, işleyişi terzi gibi zannedip yorumlayarak toplumsal yapıyı 30 sene önceki gibi kabul edip o şekilde davranmakta. 40–50 sene terzilik yapan biri işinde usta olabilir ama reklamcılık ve benzeri sektörlerin dinamikleri çok hızlı değiştiğinden stratejilerini de günümüze göre planlamak gerekir. Yine de dinazorlara saygılar.

Bu olumsuzluklara rağmen, yorgun ve üzgün değiliz. Biz yine de umutluyuz.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.