sanal günahlar(!?)

hazır üstümden yükümü atmışken geçen hafta fark ettiğim ilginçli bir konuya değinmek istiyorum.anneme 4.sınıfa giden bir öğrencisi “öğretmenim oyunda domuz yemek haram mı” diye sormuş.annem şaşırıp en naif haliyle “yavrum oyunda niye domuz yiyorsunuz balık yeyin,sebze yeyin” falan demiş,evcilik oynuyorlar sanıyor.çocuk pek tatmin olmamış ama birkaç dakika sonra “peki oyunda domuz beslemek günah olur mu” diye sorunca annem olayı anlamış tabi.çocuk çiftlik falan kurduğun şu bilgisayar oyunlarından bahsediyor.annem de bayağı şaşırmış anladığım kadarıyla, çünkü olaya bu açıdan bakmak hiç aklımıza gelmemişti daha önce,bunu daha sonra açıcam.neyse annem konuşmaya devam etmiş çocuklarla ama baya kötü hissetmiş, çocuklar domuz beslemezsek oyundan puan toplayamıyoruz diye ciddi anlamda üzülüyorlarmış.neyse geldi şaşkın bir şekilde bize anlattı olayı tabi.günah mıdır değil midir vs o benim konum değil ama başka bir olayla daha bağlamak istiyorum meseleyi.hafta sonu bir arkadaşımla otururken anlattığım olaydan habersiz bir şekilde küçükken oynadığı bir bilgisayar oyunu için, ben hiç savaşlı türden şeyler oynamadığım için adını hatırlayamadım, “yahu yapmadığım şey kalmamıştı adam mı öldürmedim,hırsızlık mı yapmadım vs. inşallah onlar günah sayılmamıştır” deyip güldü ama ciddili-düşünceli bir gülümseyişti.sonra biz onunla bu oyunlarda kendi avatarını kurmak,twitter vs’de kendi adına ait olmayan bir hesap üstünden bir nevi başka bir kişilik kurmak vs üstüne bayağı konuştuk.hatta en son acaba kişilik problemi yaşayan insanlara anonim hesap yardımıyla kişiliğini,kendiliğini tekrar bulma/kurma konusunda bir tedavi yöntemi geliştirilebilir mi ki diye de düşündük (konu hakkında araştırma var mı bilmiyorum ama yoksa patent benimdir,yazının tarihi belli sonuçta :D) neyse bu olaylardan çıkardığım birkaç nokta var:

  • öncelikle 4.sınıfa giden bir çocuğun sanal dahi olsa domuz yemeyi bir mesele haline getirip bunu sorma ihtiyacı duyması enteresan.en azından bu konuda üstünde bir bağlılık hissediyor demek ki.ama din ve çocuk psikolojisi falan üzerine çalışanlar bunu daha iyi yorumlarlar sanıyorum.
  • ikincisi gerçekten haram olan bir şeyi, adam öldürmek mesela, oyun ya da simülasyon dahi olsa yapmak ne kadar doğru. açıkçası ben özellikle domuz yeme olayında olduğu gibi çocukların gerçekten somut bir kazanım bile elde etmedikleri, yalnızca sanal puanlar, bir durumda “gerçekte” günah olan bir davranışı bu şekilde yapmalarının hiç de doğru olduğunu düşünmüyorum.ileride hayatını yaşayış şeklini belirleyecek olan bu çok temel çizgileri aşmaya alışması, sağlam bir karakter oluşturmasını engelleyecektir ya da gerçek hayatında bir kazanım elde edeceğine inandığı en basit bir olayda bu temel çizgilerden vaz geçmeye ya da onları ihlal etmeye bir yatkınlık duyacaktır.
  • üçüncü bir nokta aradan yıllar geçmesine rağmen arkadaşımın da aklına annemin öğrencisininki ile benzer bu soru işaretinin düşmesi oldu. niye?
  • sonra daha önce bu meseleyi niye hiç fark etmemiş olduğumuzu sorguladım.önümüzdeki şu yakın zamanlarda, değişen dünya,teknoloji vs karşısında ortaya çıkan bu “yeni sorun”lara karşı gerçekten yeni bir fıkıh anlayışı falan geliştirmek de bayağı önemli ve gerekli olacak anladığım kadarıyla.kim yapar,nasıl yapar onu da ben düşünmiyim artık :)
  • bir de şey geldi aklıma; yahu böyle küçük görünse bile önemli bir sürü sorunumuz var bizim.ne diye kimse bunlarla uğraşmıyor da saçma sapan meseleler etrafında dönüp dolaşıyorlar? Allah aşkına, mehdi gelecek mi gelmeyecek mi vs. bunlar değil tartışılması gereken problem.sanki gelse şu halleri,sorunları o çözecek de hiç bir problem kalmayacak :( insanların şu; yüce bir güç gelecek de bizi kurtaracak, muhteşem bir dönem gelecek de şaha kalkacağız beklentileri beni öldürüyor.buna sorumluluktan,iş görmekten kaçmak diyoruz.kimse ama ben çalışayım da düzelsin bir şeyler demiyor,hadi biri gelsin de düzeltsin peşinde :/ (kabul, bu kısım uzun oldu)

başka da bir şeyler vardı sanki ama hatırlayamadım şimdi.aklıma gelirse editing yaparım artık. selamlar.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.