acaba toplumlar geliştikçe, kurdukları sistemler daha karmaşık ve daha sert hudutlara sahip oldukça ait oldukları, kabul ettikleri dinlerin de emirleri daha bir kesinlik ve netlik mi kazanıyordur? örneğin eskiden kurbanın sunak şeklinde sunumundan da bahsedebilirken, burada eski peygamberlerin öğretilerini göz önünde bulunduruyorum, şu an bizim kurban edebileceğimiz hayvanların nitelikleri daha kesin ve bellidir. ya da zekatın mesela, eskiden de olduğunu kabul ediyorum, daha eski topluluklara nazaran şu an, ve tabi islamdan önceki semavi dinleri ve onlara yakın diğerlerini de kast ediyorum, daha doğrudan kurallar içerdiğinden bahsedilebilir mi? büyük ihtimalle bu değişim durumunu siyasetle, daha genel bir anlam içerecek şekilde, falan da ilişkilendirebiliriz :) belki düşünülse ve araştırılsa biraz öne sürdüğüm, hadi aklıma gelen diyeyim, şeyler arasında bir korelasyon bulunabilir (ya da bulunamaz) …

her ne kadar benimki çok işlevsel olmasa da, bu tarz yaklaşımlar üzerinden bağlantılar kuran ve ortaya ilginç şeyler çıkaran makaleleri seviyorum. diğer taraftan, bu correlation kurulduktan sonra bile yine de bunun insanlara öz’de bir faydası oluyormuş gibi gelmiyor. bir şey ortaya koyarken amaç bir değer üretmek olmalı bence. bize kim olduğumuzu, amacımızı, esas olanı hatırlatmalı. kendi örneğim üzerinden gidersem; toplumsal yapılar ve sistemler değişmiş olabilir, değişen duruma göre zekatın veriliş biçimi farklılaşmış olabilir. ancak yüzyıllardır değişmeyen şey “vermek” zorunda oluşumuzdur. tek kural ve bunun özü; paylaşacaksın, sadaka vereceksin, bunu yapman gerektiğinin bilincinde olacaksın; gerisi teferruat. yüzyılların insana kazandırdığı gelenek de bunu söylüyor. şimdi, “modern zamanlarda değişen verme pratikleri üzerine bir inceleme” isimli bir yazıyı okurken zevk alabileceğimden emin gibiyim, baya ilginç de olabilir. ama son tahlilde metnin o özü sunmuyor oluşu bana çok büyük bir eksiklik gibi geliyor.

benim için önemli olan öğrendiğim şeyi kişiselleştirip bundan bir değer üretebilmeye çabalamak. özden uzaklaşarak, onun farkında olunmayarak yapılan her şey bizim de özümüzden çok şey götürüyormuş gibi geliyor. bir şeyleri okurken, meselelere yaklaşırken bu çizgiyi korumaya özen göstermeye çalışıyorum.

bunun dışında ramazan da gelmiş bulunmakta :) çok ilginç, zaman çabuk geçiyor sanırım. geçen yıl bu zamanlar hayatımın en ilginç dönemi olmasa da, bana pek çok açıdan farklı deneyimler yaşama fırsatı veren günler olmuştu. neyse, herkese hayırlı ramazanlar diliyorum :) çok sık bulunan günler olmuyor bunlar, katkısı da her manada çokça oluyor, kıymetini bilmek gerek.

Like what you read? Give f. a round of applause.

From a quick cheer to a standing ovation, clap to show how much you enjoyed this story.