
Societe Generale’de ortaya çıkarılan ve Bankanın Traderi jerome Kerviel’in başrolde olduğu yolsuzluk dünya bankacılık tarihinde bir tek kişinin gerçekleştirdiği en büyük yolsuzluk olma özelliğini taşıyor.
Leeson’un 1 milyar dolarla başlattığı zarar zincirinin değişik coğrafyalarda yinelendiğini görüyoruz. Bir sonraki öyküde, Toshihide Iguchi, New York‘ta faaliyet gösteren bir Japon bankasını 1995’te 1,1 milyar dolar zarara uğratmış ve bu zararları hasıraltı eden banka, daha sonra FED tarafından fark edilince sınır dışı edilmiştir. 1999’da, dünya yeni bir tarihi zarar rekoruna şahit oluyoruz. Yasuo Hamanaka adında, bakır üzerinde uzman bir emtia işlemcisi, çalıştığı firma Sumitomo‘yu tam 2,6 milyar dolar zarara uğratıyor. 2006 yılında, Brian Hunter adlı bir doğal gaz işlemcisi, çalıştığı yatırım fonu Amaranth Advisors‘u 6,5 milyar dolar zarara uğratarak iflasına sebep olurken, Kerviel ise, 2008 yılında bu rekoru kırarak yeni bir platoya taşımıştır.
En Büyük Bankacılık Fiyaskosu
25.Ocak.2008 tarihinde dünya gazetelerinde yayınlanan bir habere göre; Fransa’nın ikinci büyük bankası Societe Generale (SG) 2007 ve 2008 yıllarında Avrupa borsa endekslerinin vadeli işlemlerinde yetkisini aşarak alım-satım yapan bir çalışanının 4.9 milyar Euroluk zarara neden olduğunu açıkladı. Banka sarsılan mali yapısını güçlendirmek için 5.5 milyar avroluk sermaye artırımına gidiyor. Riskli mortgage kredilerinden de 2 milyar avro zarar yazan bankanın İcra Kurulu Başkanı Daniel Bouton’un istifa önerisi yönetim kurulu tarafından kabul edilmedi. Societe Generale’de ortaya çıkarılan yolsuzluk dünya bankacılık tarihinde bir tek kişinin gerçekleştirdiği en büyük yolsuzluk olma özelliğini taşıyor.
Katiplikten Traderliğe
FRANSA’NIN en eski bankalarından Societe Generale‘in 4.9 milyar euro zarar etmesine yol açan işlemci Jerome Kerviel, 1977 doğumlu. Annesi kuaför, babası maden işçisiydi. Vadeli işlemler bölümünde düşük bir pozisyonda çalışıyordu. Sonra alım satım uzmanı oldu. Başlangıçta düşük riskli işlemler yaptırılan, tahminlerle hisse alım satımı yapmaya başlayan Kerviel, yetkilerini aşarak büyük işlemler yapmaya başladı. Societe Generale, Kerviel’in bu işlemleri tek başına yaptığını ve yetkisi olmadığını açıkladı. Kerviel ise bu işlemlerin çok yaygın olduğunu, para kazandırdığı için yönetimin buna göz yumduğunu söylüyordu.

Kerviel 2000 yılında, Fransa’nın BNP‘den sonra en meşhur ve en büyük bankası SocGen’in yatırım bankacılığı birimine girmeyi başarır. SocGen yüzyılı aşkın tecrübesiyle, 77 ülkede 120 bin çalışanı ve 23 milyon müşterisiyle Fransa’nın en büyük gururlarından birisidir. Kerviel, piyasa işlemlerinin kayıtlarının tutulduğu ve takip edildiği arka bir bölümde “kâtip” olarak işe başlar. Başlangıç maaşı düşük ve görevleri sınırlıdır. Kerviel’in eğitimi mütevazıdır; ortalama denecek üniversitelerden finans derecesi ve masterı almıştır. Paris‘in elit üniversitelerinden mezun olanların yönettiği ve çok havalı bankacıların olduğu bu sosyete bankasında tepeye doğru pek bir şansı yoktur. Ancak, tüm güçsüz ve torpilsiz geçmişine rağmen, Kerviel çok hırslıdır. Üst kattaki şanslı ve donanımlı bankacılardan farkı olmadığına ve şans verildiğinde onları sürklase edeceğine emindir. 2002 yılında bankanın aksiyon bölgesine, piyasa işlemcisi asistanı olarak girmeyi başarınca umutlanır. 2005’te de rüyaları gerçek olur; artık o bankanın en dinamik ve en para yapan biriminde bir alım-satım uzmanıdır. Kerviel çok önemli bir iş başarmıştır; çünkü o SocGen’de arka ofisten ön ofise geçen birkaç kişiden birisidir.
Halkın Parasıyla Kumar Başlıyor
Kerviel’in başlangıçta yetkili olduğu piyasa işlemleri göreceli olarak düşük riskli işlemlerdir. Genelde, piyasalar arası fiyat farklılıklarını değerlendirecektir. Ayrıca, piyasaların gidişatını tahmin ederek ya önceden hisse satın alacak ya da satacaktır. Yalnız, bu işlemler çok riskli olduğundan hemen arkasından karşı bir işlem yaparak pozisyonunu dengeleyecektir. 2005’te hırsıyla mütenasip, yetkilerini aşan ama başarılı işlemler yapmaya başlar. Mesela, teröristlerin Londra Metrosu‘nu bombalamasından hemen önce Alman sigorta firması Allianz‘ın hisselerini şansla önceden satarak 750 bin dolar vurgun elde eder. Amerika’nın ev piyasalarındaki sıkıntısı üzerine, borsaların değer kaybedeceğini tahmin ederek, yetkisini aşan büyük miktarda önceden satma işlemleri ile 500 milyon dolar kazanınca Kerviel’in artık başı dönmeye başlamıştır. 2007 yılı sonuna gelindiğinde, kendine güveni zirve yapar. Bankası adına 2,1 milyar dolar yaptığı kâr, SocGen’in yatırım bankasının tüm kârının yarısından fazladır. O artık üst kattakileri kârlarıyla dövmektedir.
Kerviel Ne İlk Ne De Son
Kerviel, bir “para makinesi” icat ettiği zannına kapıldığından, aldığı pozisyonlar için sigorta anlamına gelen karşı işlemleri (Hedging) yapmaz. Çünkü bu işlemler riski azaltırken kârı da törpülemektedir. Aldığı bu aşırı riskli pozisyonları üstlerinden saklamak için uydurma karşı işlemler gösterir. Daha önce bu işlemleri takip eden arka ofiste çalıştığı için bütün hileleri bilmektedir. SocGen’de müfettişler alınan pozisyonlara kişisel bazda değil de toplam olarak baktığından büyük havuz içerisinde bu işlemlerin farkına varmazlar. Ara sıra ipuçları belirse de, Kerviel ya uydurma evrak ya da e-postalarla paçayı kurtarır. Ayrıca, tüm bankanın kârlarının yarısını elde eden yatırım birimi kurum içerisinde adeta dokunulmazdır. Bu birim tarafından, dahili polislere yukarıdan bakılmakta, hatta umursanmamaktadır. Ayrıca, bu birimde işler de tıkırında gittiğinden bankaca aşırı ihtiyata gerek görülmemektedir.
Yalnız, müfettişler Ocak 18’de radarda çok küçük bir Alman yatırım bankasıyla girilen 45 milyar dolarlık işlemi görünce kuşkuya kapılırlar. Müdürler hemen teyakkuza geçer ve Kerviel’i sorgularlar. Kerviel bir hata olduğunu ve gerçek işlemin daha büyük Deutsche Bank‘la yapıldığını iddia eder ve uydurma bir e-maille savunmaya geçer. Buna ikna olmayan üstleri, bankayı aradıklarında acı gerçekle yüz yüze gelirler. Kerviel saklı hesaplarda korunmasız toplam 75 milyar dolar pozisyona sahiptir. Bu, bankanın piyasa değerinin hemen hemen iki katıdır. SocGen Genel Müdürü Daniel Bouton, devletin de onayıyla, bu açık pozisyonları kapatmaya girişir. Yalnız zamanlama korkunçtur. İşlemlerin başladığı Ocak 21, borsa tarihine “Kara Pazartesi” diye geçen gündür. Amerika’nın sorunlarından dolayı tedirgin olan piyasalar o gün serbest düşüşe geçmiş ve 11 Eylül’den sonra en kötü gününü yasamıştır. Düşen piyasaya panikle varlıklarını satan banka, Kerviel’in 4 milyar dolar olan zararını 9,3 milyara tırmandırmıştır. Kerviel’in önceki kârlarını düşünce, net zarar tarihi 7,2 milyar dolardır. Birçok kişi, SocGen’in panik satışlarının o hafta borsalarda yaşanan fırtınayı başlattığına, birçok kişi de derinleştirdiğine inanmaktadır.
‘İşlem nasıl yapıldı?’
Times gazetesi ise Societe General’i 5 milyar euro yani yaklaşık 7 milyar dolar zarara uğratan trader’ın yaptığı karmaşık işlemi okuyucularına şöyle anlatıyor: “KERVIEL, çok riskli vadeli işlemlerini 2007 yılında piyasaların düşeceği ve 2008′de yükseleceği tahminiyle yapmıştı. 21 Ocak’ta bu tahminlere dayalı işlemlerin vadesi doldu ve tam da küresel çalkantının orta yerinde banka 5 milyar euro’yu bir anda kaybetti. Diğer trader’lar da bu ani piyasa hareketine tepki verince zaten gergin olan piyasada daha fazla satış geldi. Hemen ardından da Amerikan Merkez Bankası Fed, faizleri rekor düzeyde indirdi.”
Merkez Bankası Soruşturma Açtı
Banka zaten son dalgalanmada 2 milyar euronun üzerinde zarara girmişti. Bu zarar üzerine gelen skandal yaraya tuz biber ekti. Paris merkezli bankanın 5.5 milyar euro (8.02 milyar dolarlık) yeni finansman ihtiyacı ortaya çıktı. Gelişme üzerine Societe Generale hisseleri yüzde 5.5 değer yitirdi. Böylece bankanın hisseleri son 6 ayda yaklaşık yüzde 50 oranında değer kaybetmiş oldu. Ancak yaşanan bunca olaya rağmen 2007 yılının tamamında bankanın halen 600–800 milyon euro kâr beklediği açıklandı. Societe Generale ayrıca, ABD’de emlak kredi piyasasında yaşanan krizden ötürü yaklaşık üç milyar dolar kaybettiklerini belirtti. Böylece iki olayın yarattığı toplam zarar 10 milyar doları buldu. Bu tutar ABD emlak kredisi nedeniyle yaşanan yüz milyarlarca dolarlık kayıplara göre hala ufak ve Amerikan enerji devi Enron ya da telekomünikasyon şirketi WorldCom’da ya da İtalyan gıda devi Parmalat’ta yaşananlar kadar büyük bir mali kara delik olarak görülmüyor.
Ek Denetim Gereği
Fransız hükümeti, bankacılık komisyonundan sektöre yeni denetimler getirilmesini ve bu tür kayıpların telafisine yönelik önlemler alınmasını istedi. Gelişmeler bankaların mali sistemlerde yenlikleri fazla ileriye götürdüğünü savunanların seslerini güçlendirebilir. İşlemler karmaşık hale geldiğinden amirlerin simsarların ne yaptığını takip etmesi güçleşti. Bankanın yöneticisi Daniel Bouton da, sahteciliğin aslında basit olduğunu fakat çalışanın yaptıklarının izini kaybettirmek için son derece karmaşık yöntemler kullandığını söyledi. Vadeli işlemler masasında çalışan kişinin, yatırımcıları hayali işlemler yaparak yanlış yönlendirdiği ve bu şekilde kar elde ettiği; bankanın kontrol sistemleri konusundaki deneyimini kullanarak bu hareketleri gizlediği kaydediliyor.
Kerviel: “Atari oynamak gibiydi “
Kerviel, Le Parisien gazetesinde yayımlanan mülakatta, dünya finans piyasalarını sarsan bu işe neden girdiği anlattı. ‘Her gün limitimi zorluyordum. Çılgınca riskler alıyordum ve bazı günler yaptığım astronomik kazançlar bana büyük hazlar veriyordu.’ diyen Fransız bankacı, aslında tüm işlerin video oyunu gibi sanal olduğunu dile getirdi. Bu yolla birkaç saniye içinde milyonlarca Euro kazanıldığını ya da kaybedildiğini söyledi. Mülakatta verdiği bilgiye göre Kerviel, hayatının en büyük kazancını 2005 yılında Londra metrosunda düzenlenen terörist saldırılar sırasında yapmış. Çalıştığı Societe Generale adına sigorta şirketleri üzerinden yaptığı hisse alım satımı ile birkaç saniyede 500 bin Euro kâr elde etmiş. Jerome Kerviel, bu konuyla ilgili olarak, ‘Önce çok sevindim, ama sonra bazı insanların felaketi üzerine kâr sağlayarak eğlendiğimi anladım ve banyoya giderek kustum.’ diye konuştu.
Risk almak ve kazanmak konusunda obsesif bir tavır takındığının altını çizen Kerviel ‘Yaptığım atari oynamak gibi bir şeydi. Normal bir işlemci için günde 30 bin Euro’luk bir kazanç iyi bir gün geçirmiş olduğunun göstergesidir. Benim içinse 1 milyon Euro’luk kazanç iyi bir gündü. 2007 sonuna kadar 1.7 milyar Euro’luk kár sağladım’ dedi. Kerviel’in bu kazancıyla Societe Generale’in o dönemdeki zararların üstünün örtüldüğü iddia edilmişti. Birlikte çalıştığı kişilerin hiçbir şey bilmediklerini söylemeleriyle aslında ne kadar iki yüzlü bir ortamda yaşadığını anladığını ifade eden Kerviel şöyle devam etti: ‘Piyasalar düşerken ben hariç herkes para kaybediyordu. Üstlerim bana ‘Hey para makinesi, bugün ne kadar kazandın bakalım?’ diye soruyordu. Kimse nasıl kazandığım konusunu sorgulama gereği bile dumuyordu. Şimdi kazançlarımdan haberdar olmadıklarını söylemeleri bana sanki gerçek dışı bir şey yaşıyormuşum hissi veriyor.’
Çok İş Teklifi Aldım
Şu an arkadaşına ait bir bilgisayar firmasında çalışan Kerviel, suçunun ortaya çıkmasının ardından işlemci olarak çalışması için çok sayıda finans kuruluşundan iş teklifi aldığının altını çiziyor. Fransız polisinin hakkında gerçekleştirdiği soruşturmanın kendisinde ‘Societe Generale sponsorluğunda’ hissi yarattığına dikkat çeken Kerviel’in bir fan kulübü, karikatür kitabı ve hakkında çekilmekte olan bir de film bulunuyor.
İşte Societe skandalının satır başları
III. Napolyon tarafından 1864′te kurulan Societe Generale’i sallayan ve acil sermaye artırımı çağrısı yapmasına neden olan skandalın satır başları şöyle:
Banka kurumsal bankacılık bölümünde çalışan ve 30 yaşındaki bir elemanını Avrupa borsaları endekslerinde yaptığı vadeli işlemlerde zarar etmek ve yaptığı zararı saklamakla suçladı. Societe Generale’i 5 milyar avro zarara sokan bankacı yılda 100 bin avronun biraz üzerinde maaş alıyordu.
2000′den beri Societe Generale’de çalışan bankacı kovuldu ve bağlı olduğu bölüm yöneticileri de görevlerinde alındı.
Societe Generale 5.5 milyar avroluk sermaye artırımı gerçekleştirdi.
İcra Kurulu Başkanı Daniel Bouton ve yardımcısı Philippe Citerne’nin istifaları yönetim kurulunca kabul edilmedi. Bouton ve Citerne altı ay süreyle maaş almayacağını açıkladı. İki yönetici ayrıca 2007 yılı jestiyonlarını bankaya bıraktı.
Doç. Dr. Kutlu MERİH, 15 Ocak 2010

