Otobüs neden gecikmiş olabilir?

Ben ve oğlum sabah kahvaltısı müsabakalarından sonra soluğu evimizin balkonundan da görülebilen otobüs durağında alıyoruz. Bu otobüs durağına onun bu şehirdeki ilk aşklarından birisi olan körüklü Neoplan belediye otobüsü geliyor her sabah. Daha sesi bizim sokağın yokuşunu yalamaya başladığında elimden tutan küçük adamın ayaklarını yerlerden kesiliyor, ve sokağı tiz bir çocuk sesi kaplıyor.
 
Tabi otobüs bazen gecikiyor. Adı üstünde, otobüs. Bunca yıl üç ülkede yaşadım, henüz gecikmeyen otobüs yapıldığına şahit olmadım. Zaten ülkeler de otobüsü az gecikmiş ve çok gecikmiş ülkeler olarak sınıflandırılmalı. Medeniyetin en etkili göstergesi. Peki bu kadar olağan olan bir olayın mini yolcular üzerindeki etkisi ne? Benim gözlemlediğim kadarıyla bu durum onlarda aynı soruyu ne yanıt alırlarsa alsınlar onlarca defa sorma sendromuna yol açıyor.
 
 — Otobüsümüz neden hala gelmedi?
 — Gecikmiştir biraz oğlum, trafiğe takılmıştır.
 — …
 — Baba otobüs neden gelmiyor?
 — Geliyordur canım, biraz gecikmiş olabilir.
 -…
 — Baba otobüs geliyor mu?
 — Geliyor.
 — Ben görmüyorum?
 — Daha gelmedi, gelecek oğlum.
 — Neden gelmedi daha?
 
Bu şekilde geçirilen bir kaç dakikanın ardından, neyseki beynimizde çocuğun doğumuyla birlikte oluşan ve bize nice uykusuz günlerde destek olan otomatik pilot kısmı devreye giriyor ve soruları rutin bir şekilde yanıtlamaya devam ediyor. Siz o sırada iş yerindeki projeleri, akşam ki diziyi ya da twitter’da laf oturttuğunuz politikacıyı düşünmeye devam edebilirsiniz.
 
Ama oto pilot “gecikmiştir, saati gelmemiş daha, trafiktedir” diye soruları yanıtlarken bir an durup aşağıya bakarsanız aynı şekilde otomatik pilota bağlamak üzere olan bir çocuk göreceksiniz, kırmızı alarm. Ne yazık ki onun sizin gibi düşünecek başka şeyleri yok. Onun için en önemli şey otobüs gelmesi. Öyleki otobüs gelmezse o çocuk aynı çocuk olmayacak bir daha. Sizin için olağan şeyler onun için yepyeni, gizem dolu, akıl almaz şeyler olabilir. Nasıl olurda ayı hep hikayenin aynı yerinde, aynı balkovanına aynı elini sokar da, bu otobüs biz durağa vardığımızda gelmez?
 
Çok geçmeden oğluma bu basma kalıp cevapları vermeyi bıraktım. Düşününce, doğrudan yapıştırdığım bu cevaplar onun sorusunu değil, benim sorunumu çözmeye yönelikti. Ne kadar çok tekrarlarsam soruyu sormayı bırakacak, uslu uslu otobüsünü bekleyecek.
 
Bu basma kalıp cevaplar yerine artık onu daha çok düşünüp hayal gücünü kullanmaya yönelik bir sohbete çevirmeye çalışıyorum o 5–6 dakikayı. Ona soruyorum, sence otobüs neden gelmiyor olabilir? Genelde arka arkaya “Bilmiyorum, sen söyle?” yanıtını alsam da, yılmıyorum. Bir kaç git-gelden sonra araya biraz ipuçları serpiştiriyorum. “Belki şöför uyuya kalmıştır?”, “Sence göl taşmış yolu kapamış olabilir mi?”. Yemiyor, “Hayır!”. Ama hiç bir çocuk, “otobüs kırmızı ışıkta beklerken gölden kocaman bir mürekkep balığı uzanıp trafik ışıklarını kollarıyla kapamış ve bu yüzden şöför yeşil ışık yandığını görmemiş olabilir mi?” sorusuna kayıtsız kalamaz. Şu ya da bu şekilde diller çözülüyor, ve hiç tanımadığımız zavallı bir otobüs şöförünün başına binbir çoraplar örüyoruz.
 
 Tabi ki her arsız baba gibi, bunu otobüs durağının dışına da taşıyorum. Uçak neden yoldan gitmiyor? Ben bu bardağı düşürürsem ne olur? Erkeklerin bebeği olur mu? Filmde dinozorlar neden kavga ediyor (çok korktu burda yavrucak). Her soru çocukla bir kaç dakika süren bir durum değerlendirmesine dönüyor.

Hep demişimdir, “bir otobüs gecikmesi, bir insan”.

Bunu yapmaya başladığımızda beri sıpa artık kendi teorilerini geliştirmeye başladı. Yaşı da gelmiş olabilir, yani bilmiyorum doğrudan bunun etkisi var mı. Ama ben bu diyaloglar sırasında onun hayal gücünün de nasıl olgunlaştığını ve geliştiğini gözlemliyorum. Evdeki bu uyku-yemek-direnç ünitesinin aslında kendi fikirleri olan, olaylar arasında bağlantılar kurup mantıklı çıkarımlar yapabilen bir birey olduğunu anlıyor, ve onu daha çok tanımaya başlıyorum. Hep demişimdir, bir otobüs gecikmesi, bir insan.


Originally published at www.delibaba.net on August 16, 2016.

A single golf clap? Or a long standing ovation?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.