Selam vermekte zorlananlara, hatırı sorulduğunda cevap veremeyenlere;

Bizler sevmeyi bilmeyenlerdeniz. Bir denizin ne kadar güzel olduğunu bilenlerden, ancak yüzemeyenlerdeniz. Yüzebilen herkes, yüzüyor olduğu şeyin ne olduğunu biliyor değildir. Çoğu, kendisine “yüz!” denildiği için yüzer, birileri arkadından ittiği için yüzer.

Çoğu sevmeyi bilmeyen zavallı, bu arkasından itilmeleri normal gördüğü için, yapılması gereken doğru şey olduğunu düşündüğü için büyük bir memnuniyet ve gururla yaşarlar.

Sevmeyi bilmeyen dostum; rahat ol. Yalan söylemekten vazgeç. Uyduruk numaralardan kurtul. Sen böylesin ve hep böyle kalacaksın.

Biz sevmeyi bilmeyenler için, burada övgü dizmeye ya da bu tip numuneleri daha yukarı çıkarmaya çalışmıyorum. Sadece 20 dakika kestireyim derken, 20 dakikadır düşündüğüm şeyi not etmek istedim.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.