Mühendis Olma Yolunda:)
Herkese Merhaba:)
Bu yazıyı yaklaşık 2–3 yıl önce üniversiteye yeni başladığım zamanlar yazmışım.Okurken çok eğlendim ve sizlerle paylaşmak istedim.Bayağı da uzun yazmışım ama okurken bir çırpıda bitirdim ve çok zevk aldım.Umarım siz de okurken en az benim kadar zevk alırsınız.Neyse çok uzatmiyim :) Hadi alın çayınızı da okumaya başlayın:))
Keyifli okumalar:)

Mühendis Olma Yolunda😊
Öncelikle kendimden örnek vermek isterim.Ben üniversiteye hazırlanırken tek istediğim sağlıkla ilgili bölümlerdi. Fakat bazen her şey istediğiniz gibi gitmiyor.Bazı özel sebepler ve kişiler sorunlar insanın yolunu değiştirmesine sebep olabiliyor.İşte benimde tam böyle oldu.Gitmek istediğim yere değilde kendimi bir anda bambaşka bir yerde buldum.Evet, üniversitedeyim ama Bilgisayar Mühendisliği okuyorum.Düşünün ,ben yani bu yaşa kadar doğru düzgün hiç eline bir bilgisayar almamış biri olarak.:)
Arkadaşlarımın çoğu bu konuda önceden tecrübeliydiler.Bu durum arkadaşlar arası rekabet olduğunda benim için büyük bir dezavantaj oluyordu.Hazırlık okumadım.Birinci sınıfı bir bilgisayara sahip olmadan bitirdim.Bana gelen burslardan yararlanarak zor da olsa bir bilgisayar aldım.Sayısal derslerim gayet iyiydi.Fakat bilgisayar içerikli dersler ve özellikle korkulu rüyam olan algoritma dersim pek iyi sayılmazdı.Mühendislik okuyanlar beni daha iyi anlayacaktır.
İkinci sınıfın zorunlu staj döneminde geliştirmeye başladım kendimi.”Aslında çok zor değilmiş ya ” demeye başladım. Gerçekten staj ne kadar önemliymiş onu anladım.Siz siz olun zorunlu olsun ya da olmasın bir yerlerde gönüllü olarak staj yapın.Bu gerçekten ilerki iş hayatınız için büyük bir deneyim olacaktır. Ben bu staj döneminden sonra bu işi sevmeye başladım.Aslında bir yerlerde saklı olan yeteneğimi ortaya çıkardı diyebilirim.Şimdiyse büyük bir zevkle yapıyorum.Sağlıkla ilgili düşüncelerine ne oldu ? diyeceksiniz. Hastahane ortamlarında da çok bulundum.Ve o işin dışardan görüldüğü gibi olmadığını daha iyi anladım.Eğer soğukkanlı biri değilseniz bu işi asla yapamazsınız.Acile gelen kaza geçirmiş;kolu,bacağı kopmuş insanlar ve feryat içindeki ailelere karşı kötü olmuyor,dayanabiliyorsanız size bir şey diyemem.Ama ben o kadar dayanıklı biri değildim.Ve kader bana ben bilmeden güzel bir yol çizmişti.Her insan bu kadar şanslı olmayabilir.Bu yüzden ikinci tavsiyem üniversiteye hazırlanırken ilgi alanlarınızı iyi öğrenin ve gitmek istediğiniz bölümü iyi araştırın.Ayrıca o meslekle alakalı bir ortamda mutlaka bulunun.Düşünsenize sevmediğiniz,ilgi duymadığınız ve işi yaparken bile çok mutsuz olduğunuz bir mesleği.Düşüncesi bile insana kötü hissettiriyor.
Üçüncü olarak söylemek istediğim İngilizce mutlaka öğrenin.Özellikle mühendislik alanındaki kaynakların neredeyse tümü ingilizcedir.Bu yüzden ingilizce bilmeyen biri için çokta ilgi çekici bir hal almıyor.Üniversitelerin hazırlık bölümlerini okuyun.Erasmus yapın.Bu eğitim hem çok eğlenceli hem de kendinizi geliştirmek açısından çok yaralı olacaktır.
Gelelim geleceğin Mühendisi olmak isteyenlere.
Çoğu mühendislik okuyan öğrenci kendini geliştirmek ister.Fakat bunu nasıl yapacağını bilemez.Burda onlar için birkaç şey söylemek istiyorum.
-Öncelikle okuduğunuz bölümün yanı sıra kendinize mutlaka bir hobi edinin.(Ebru sanatı;gitar,bağlama,spor,resim,müzik vs. )
-Mutlaka yabancı dil öğrenin.(özellikle ingilizce)
-Sertifikalı kurslara gidin.
-Bölümünüz ve ilgi alanlarınızla alakalı seminerlere katılın.Ve konuşmacılarla konuşun,önerilerini alın.
-İmkanınız varsa yurt dışına gidin.(Erasmus yapabirsiniz)
-Zorunlu olsa da olmasa da sektörünüzle ilgili yerlerde gönüllü olarak mutlaka staj yapın.
-Zaman sizin için çok önemli bir etken haline gelmeli.O halede en ufak boş anınızı kendiniz için avantaj haline getirebilirsiniz.
-Saçma sapan film ve diziler yerine daha felsefik, beyin fırtınası yaptıran bilim kurgu içerikli filmler izlemelisiniz.
-Her yerde söylendiği için biraz klasik bir söz haline gelebilir ama bol bol kitap okumalısınız.Ama öyle basit anlamsız ve bitirdiğinizde sizde belli etkiler yaratmayan kitapları değil.Aynı filmler gibi sizde izler bırakacak ,zihin yoracak ,beyin fırtınaları oluşturacak kitaplar okuyun.
-Bölümunüz veya üniversite içinde bulunan grup ya da kulüplere üye olun.Ordan görevler edinin.Bu ilerki iş hayatınızda iş arkadaşlarınızla olan iletişiminiz ve iş bölümünüz için çok yaralı olacaktır.
-Sürekli sizin işinizi küçümseyen ya da zorluğundan bahsedip yapamayacağınızı dile getiren insanlardan uzak durun.Çünkü; siz istediğinize tam ulaşacak ve onu başaracakken büyük bir motivasyon düşüklüğü yaratıp sizi yolundan döndürecek tipte insanlardır.Onları takmayın.
-Önemli bir diğer konu ise utangaçlara gelsin😊
Genellikle utangaç,çekingen ve içine kapanık insanlar kendini geliştirme konusunda biraz zayıf kalırlar.Eğer böyle bir durumunuz varsa onu mutlaka yenmeniz gerekir.Üzülerek söylemek gerekirse ,iş görüşmelerinde mülakat esnasında titreyen,terleyen ve kızaran birini kimse işe almak istemez.Bu sebeple elinizden geldiğince sinifta sunum yapın,herhangi bir organizasyonda sunuculuk yapın yada en basitinden iyi olduğunuz dersle ilgili sinif arkadaşlarınıza toplu olarak ders anlatın.Utangaç yapınızı bu gibi şeyler bir süre sonra giderecektir.Ve ilerki zamanlarda çekinmeden daha özgüvenli ve rahat bir şekilde toplum önüne çıkacabileceksiniz.
-En önemli tavsiyem her şeyi dozajında yapın.Ders de çalışın arkadaşlarınızla da gezin.Sürekli ders çalışmak da sürekli gezip tozmak da doğru bir tutum olmaz.Her şey dozajında olunca mutlu olursunuz ve yaptığınız işten daha çok zevk almaya başlarsınız.
Heyy Mühendis ya da Mühendis adayları daha ne duruyorsunuz.Sizce de artık işe bir yerlerden başlamanın zamanı gelmedi mi?
Bu dediklerimi teker teker hayatınıza uygulamaya çalışmanız ayrıca bir tavsiyemdir size.Çünkü hemen hepsini birden hayata geçirmeniz size şok etkisi yaratabilir.Önceden daha sade ve monoton bir hayatınız varsa bu durum sizi yorar ve başlamadan pes ettirebilir.
O halde işe başlayalım.Kolay gelsin 😉
Esra DEMİR
