Slacktivism (Dijital Aktivizm) Nedir?
Slacktivism internet üzerinden gerçekleştirilen gayri resmi eylemlere katılmak veya politik, sosyal bir duruma destek vermek diye tanımlanabilir. Örneğin, bir online dilekçeyi imzalama veya bir sosyal medya web sitesinde bir kampanya grubuna katılma, retweet etme, hashtag oluşturma gibi. Terimin “internet aktivizmi”, “e-aktivizm”, “siber aktivizm” gibi farklı kullanımları da var ama dijital aktivizm yerleşmiş görünüyor.
Slacktivism Neden Küçümseniyor?
Tweet atma veya beğenme gibi sosyal medya eylemlerini gerçekleştiren insanlar yani dijital aktivistler, gerçek kamusal alanda bir şey yapmadan bir duruma sosyal ağlardan katkıda bulunarak kendilerini rahatlatmak istemeleri yüzünden eleştirilirler. Aslında, bu tür katılımlar inanılmaz derecede değerlidir. Peki bu eleştiriler ne üstüne? Slacktivism’in politik ve sosyal bir etkiye sahip olmadığını, sadece bireylerin kendilerini iyi hissetmesi için yapılan “çevrimiçi aktivistlik” olduğunu öne süren bazı eleştiriler mevcut. Eleştirinin bir diğer hattı da daha kararlı protesto versiyonlarından vazgeçme olanağı vermesidir. Bu doğru olabilir. Ancak sosyal ağlarda protesto gerçekleştirmek insanların kendilerini kanıtlamasını sağlar. Ayrıca tepkilerin daha kararlı biçimlerde yayılmalarıyla sonuçlanır. Facebook beğenileri, durum güncellemeleri veya sosyal değişim için retweet’ler gibi küçük eylemlerin kümülatif etkisini küçümsememek gerekir. Yeni sosyal araştırmalar, bu mikro mesajların, alıcıları üzerinde güçlü bir duygusal ve psikolojik etkiye sahip olabileceğini ve zamanla sosyal hareketlerin başarısı ve kalıcılığı için anahtar olabileceğini göstermektedir. Georgetown Üniversitesi ve Ogilvy Worldwide tarafından yapılan bir 2010 araştırmaya göre, sosyal aktivitelere sıklıkla katılan kişilerin gönüllü olma, yardım etkinliklerine katılma, sosyal olarak sorumlu ürünler satın alma ve bir sebepten dolayı bağış talep etme olasılığı daha yüksek. Ve başkalarını bir dilekçeyi imzalamaya ya da siyasi temsilcilerle temasa geçmeye teşvik etmeleri sosyal medya destekçisi olmayanlara göre (non-social media promoters) dört kat daha fazla. Ayrıca, slacktivistlerin üstlenmeyi seçtiği faaliyetlerin başkalarını etkileme potansiyeli daha yüksektir. Slacktivistleri stereotipleştirerek yanlış bir yolda olduğumuzu düşünüyorum. İnsanların çevrimiçi harekete geçmesi, gerçek kamusal alanda bir şey yapmayacakları anlamına gelmemektedir.
Lotus MarketPlace: Households — Nisan, 1990
İlk slacktivism örneğine bakacak olursak Lotus Development Corporation’ı görürüz. 1990 yılında Lotus MarketPlace: Households. adlı bir ürün, pazarlama listesi endüstrisine başarılı giriş yapmayı planlıyorlardı. Yazılım şirketi Lotus ve kredi bürosu Equifax birleşerek 120 milyon ABD’li tüketicinin isimlerini, adreslerini, demografik ve önceki satın alma davranış verilerini sunarak liste endüstrisinde devrim yaratmayı amaçlıyorlardı. Ürün, ülkenin en büyük kredi bürolarından biri olan Equifax ile bilgisayar yazılımı endüstrisinde önemli bir oyuncu olan Lotus arasında bir ortak girişimdi. Lotus, Macintosh masaüstü bilgisayarı için yazılım geliştirirken, Equifax, Tüketici Pazarlama Veri Tabanı’ndan veri sağladı. Fakat tüketici mahremiyeti söz konusu olunca birçok yer endişelerini dile getirdi ve halkın harekete geçmesini sağladı. Sonuç olarak ilgili tüketiciler e-posta ve mesaj aracılığıyla Lotus’la iletişim kurdu ve listeyi devre dışı bırakmayı başardılar. Yaklaşık 30.000 kişi ile gerçekleştirilen dijital aktivistlik örneği başarıyla sonuçlanmış oldu ve tarihe de ilk slacktivism örneği olarak geçti.
MoveOn.Org — 15 Eylül 1998
MoveOn.org, Silikon Vadisi girişimcileri Joan Blades ve Wes Boyd tarafından 1998'de Başkan Bill Clinton’a yöneltilen görevi kötüye kullanım suçlamasından doğan gerilim nedeniyle kurmuşlardır. MoveOn.org adlı basit bir online dilekçe sitesidir. Başlangıçta yaklaşık 100 aile üyesi ve arkadaşlarına gönderen ikili bir hafta içinde 100.000 imza topladı. Sonunda dilekçe yarım milyon kişi tarafından imzalandı. MoveOn.org, şu an katılımcıların politik değişim için fikirler önermelerine izin veren 5 milyon üyeli bir sitedir.
Malavi Projesi
Bir diğer güzel örnek ise Malavi Projesi. Bu proje bir Afrika ülkesi olan Malavi’ye reçeteli ilaç bağışlama projesidir. Dick ve Suzi Stephen tarafından kurulan bu yardım örgütü yardım için bir kanal oluşturdu. Mart 2015’te Facebook’ta ilk kez duyurulduğunda, 80.000’den fazla kişi tarafından paylaşıldı ve beş milyon insana ulaştı. Sekiz ay içinde Malavi halkına iki milyondan fazla reçeteli ilaç şişesi bağışlandı. Proje o kadar başarılı oldu ki, gerekenden fazla ilaç bağışı yapıldı.

Online dilekçeler, bireylerin ellerinde bulundurdukları dijital silahların bir parçasıdır. Bir dilekçeyi imzalamak doğrudan değişimi gerçekleştirmese de gerçekleşmesi yolunda bir ivme kazandırabilir. Büyük miktarlarda imza toplamak sadece bir politikanın popülerliğini değil, bir hareketin temeli haline gelebilir. Tabii ki, bir Twitter, Change.org benzeri gerçek kamusal alana katılmakla aynı şey değil. Ancak sanal protestosunu ifade eden on binlerce insanın güçlü bir psikolojik ve duygusal etkiye sahip olabileceğini görüyoruz. Yol engebeli olsa da, çevrimiçi aktivizm kesinlikle daha parlak bir geleceğe doğru yol izliyor. Ve bu hızlı değişim, dünya çapında çeşitli gruplar için büyük bir baskı ve marjinalleşme hissi yaratırken, uzun vadede, bu bağlantı hissinin insanları dünyanın dört bir yanından daha yakına getirmesi ve paylaşılan değerler duygusunu arttırması muhtemeldir. Ek olarak, insanlar slacktivism yoluyla gücünü tam olarak kavradıkça, gücü elinde tutmak için kolektif kudretini kullanacaklardır. Her zaman iyi olmayacaktır ve her zaman ilerici olmayacaktır, ama uzun vadede kaçınılmaz olarak daha adil, ve kapsayıcı bir topluma doğru yol alacağını düşünüyorum.
