Bitcoin’in Çekim Yasası

Fikir-değer geri bildirim döngüsü insanları nasıl içine çekiyor?

Deniz Özgür
May 3 · 13 min read

Bitcoin farklı insanlar için farklı anlamlara sahiptir. Sizin için anlamı ne olursa olsun, hiç şüphesiz toplulukta tartışılan ve kutuplaşan bir olgu olma özelliğini sürdürmektedir. Bitcoin’in özüne gömülü bazı fikirler vardır ve bazıları tarafından ya da hepsinden etkilenebilirsiniz.

Bitcoin’in icadı ve altında yatan değerler çoğunluk tarafından farklı açılardan ele alınmış olup beklenmedik çözümler, projelerin ve ağların üretilmesine yol açmıştır. Bu ağların bazıları doğrudan rekabet içindedir; bu da bitmeyen çatışmalara ve çok fazla tartışmaya neden olmuştur. Bu çatışmaların kökü ideolojik insan doğasından kaynaklanır: dünyanın nasıl olduğu ve nasıl olması gerektiği konusundaki anlaşmazlık gibi bu sanal dünyanın da nedeni ve nasılı bitmeyen tartışmalara ev sahipliği yapacaktır.

Bu makalede, bu kutuplaşmanın arkasındaki nedenlerden bazılarını açıklamak, altta yatan dinamikleri daha ayrıntılı bir şekilde anlamak ve neden artan sayıda insanın Bitcoin’e neden yöneldiğini tartışacağız.

“Dünyayı gördüğümüz perspektifte bazı tuhaflıklar var. 90 milyon mil uzakta bulunan bir nükleer ateş topu etrafında dönen gaz kaplı bir gezegenin yüzeyinde derin bir yerçekiminin dibinde yaşadığımız ve bunun normal olduğunu düşündüğümüz gerçeği, bakış açımızın nasıl çarpıldığının bir göstergesi. ancak bazı yanlış anlamaları düzeltmek için entelektüel tarih üzerinden çeşitli çıkarımlar yapıyoruz. ”
- Douglas Adams


Bazı Fikirler Üzerinde Uzlaşma

Bitcoin ağının amacı, sistemin durumu hakkında genel bir anlaşma içeren bir fikir birliğine (consensusa) ulaşmaktır. Bitcoin’in çığır açan yeniliği, merkezi bir otoriteye güvenmeksizin küresel uzlaşmaya varmak için zorlayıcı maliyetlere sebep olmayan yapısından yararlanıyordu.

Bitcoin, herkesin katılabileceği bir oyun olarak algılanabilir. Tüm oyunlarda olduğu gibi, yalnızca kuralları ve dahili olarak tutarlı olan belirli temelleri varsa oynanabilir. Aksi takdirde, bir oyun değil; kaos olurdu.

“Herhangi bir oyun oynanmadan önce kuralların belirlenmesi gerekir; Oyun değiştirilmeden önce kuralların açıkça ortaya konması gerekiyor. […] Kuralları bilen ve kabul eden ve oyunun kuralları üzerinde mücadele etmeden herkes oyunu oynayabilir. Bu, barış, istikrar ve potansiyel refah ortamı bir oyunu iyileştiren bileşenlerdir. İyi olan, daha iyisinin düşmanıdır; daha zorlayıcı bir oyun her zaman var olabilir. ”
- Anlam Haritaları

Bitcoin’in fikir birliği kuralları şu şekilde özetlenebilir: ağdaki düğümler tarafından uygulanan doğrulama kurallarına göre kodlanmış bir dizi fikir. Bu temel fikir kümesini değiştirmek, Bitcoin’in ne olduğunu değiştirmek demektir ancak ağın merkezi olmayan doğası onları değiştirmeyi çok zorlaştırır. Değişiklikleri dikte etmek ve yeni bir fikir kümesini oybirliği ile kabul etmek neredeyse imkansız hale getiren sistemde merkezi bir otorite yoktur. Kuralları değiştiren herkes, böyle bir değişikliğin daha iyi olacağını düşünüyor olsa bile, yalnızca kendisine katılanlarla farklı bir oyun oynamaya başlayacaktır.

Bitcoin’in yaratıcısının ünlü sözündeki gibi: “Bitcoin’in doğası öyle dizayn edilmiştir ki, ilk sürüm piyasaya sürüldüğünde bu sürüm varoluşunun sonuna kadar bir sağlam bir taş gibi sistemde varolmaya devam edecektir.”

Kuşkusuz, Bitcoin’i yaratırken Satoshi’nin aklında belirli fikirler vardı. Bu fikirlerin birçoğu yazısında ve hatta üretim bloğunda açıklanmaktadır. Ancak en önemlisi, temel fikirleri Bitcoin’in fikir birliği kurallarında kodlanmıştır:

  • Sınırlı para arzı
  • Merkeziyetsiz
  • El koyma veya sansür riski yok
  • Her şey her zaman herkes tarafından doğrulanabilir

Bu fikir grubu ağın kurallarına yerleştirilmiştir ve katılmak için onları benimsemeniz gerekir. Temelde, Bitcoin gibi bir ağ, yazılımındaki sosyal bir sözleşmeyi kodlar: ağdaki herkes tarafından paylaşılan fikirler.

Fikir Yaymak

Tüm harika şeyler küçük başlar. Bitcoin de bu konuda bir istisna değildi. Başlangıçta bir düğüm, bir yazılım parçası, bir kişi ve bir fikir vardı. 31 Ekim 2008'de Bitcoin whitepaperı yayınlandı. İki ay sonra, 3 Ocak 2009'da, genesis blok ile zincirin ilk adımı atılmış oldu.

“The Times 03 / Ocak / 2009 Şansölye, bankalar için ikinci kurtarmanın eşiğine geldi.”
- Bitcoin Genesis Block

Bu tarihten sonra Bitcoin’in ikinci bir kişinin ağa katılması için yeterince merak uyandırılması sadece iki gün sürdü. Hal Finney, yazılımı Satoshi’nin düğümüne bağlı olarak çalıştırdı ve Bitcoin ağı doğdu. Kısa bir süre sonra, başkaları fikri kavradı, yazılımı kullandı ve ağa katılmak için düğümlerini kurdular. Sonrası ise malum.

Bitcoin ağı karmaşık bir makine gibi çalışır. Ağın bileşenleri — kısmen teknoloji, kısmen biyoloji —geniş kapsamda ve farklı alanlardan bir araya geldiğinden tanımlanması ve anlaşılması doğal olarak zorlaşmaktadır. Aşağıdakiler herhangi bir şekilde sistemin tam bir açıklaması olmasa da, bazı bileşenlere daha ayrıntılı bir şekilde odaklanmanın faydalı olacağını düşünüyorum. Özellikle şu dört konuya odaklanmak istiyorum: fikirler, insanlar, kodlar ve düğümler.

Bitcoin’in bileşenleri: iki parça software iki hardware.

Fiziksel katmanda, ağ birbirine bağlanan düğümlerden oluşur. Bitcoin’in fikir birliği kuralları, yazılımında, yani düğümlerinde çalışan kodda yer almaktadır. Sonuçta, insanlar hangi yazılımı çalıştırmayı seçtiklerini, sahip oldukları fikir kümesi tarafından şekillendirilmiş bir kararı seçerler.

Kendi kendine egemen düğümleri çalıştırma olasılığının düşük olması, Bitcoin’in fikir birliği kurallarının değişmesinin bu kadar zor olmasının bir nedenidir. Yukarıda belirtildiği gibi, merkezi bir otorite, güvenecek bir varlık yoktur. Değişiklikler gönüllü olarak herkes tarafından kabul edilmelidir. İnsanlar yazılımın herhangi bir versiyonunu çalıştırmakta özgürdür, mahkumiyet, tembellik veya saygısızlıktan arınmış özgür bir yazılım önerilmiştir.

Bitcoin, whitepaperında değinildiği gibi, “güven yerine kriptografik kanıtı temel alan” bir sistemdir. Sonuç olarak, otorite sizsiniz ve kendiniz için her şeyi sıfırdan doğrulamanız gerekiyor. Bundan, fikir birliği ortaya çıkar.

“Özgürlük, insanları kendi serbest eylemleri için kendi kişisel sorumlulukları ile karşı karşıya kaldıklarında sorumluluk almaya iter.”
- Frank Meyer, Özgürlük Savunmasında

Ağ üzerinde fikir birliğine varılır ulaşılmaz, önerilen değer dikkate alınır. Bu değer bir bitcoin— ya da herhangi bir para — fikir veya ağın geleceği olabilir.

Bitcoin için bu işlem yaklaşık 500 gün sürdü. Ağ başlangıç ​​aşamasındayken, bitcoin’lerin hiçbir değeri yoktu. Meraklı birtakım öncüler arasında ileri geri gönderildiler. Bununla birlikte, Laszlo iki pizza için 10.000 BTC alışverişinde bulunduğunda, Bitcoin sıfırdan bire değer kazandı. Bir anda, ağ somut bir şekilde değerli oldu.

Yine bu anda, aşağıdaki fikir-değer geribildirim döngüsü gündeme geldi:

  1. Bitcoin’in fikirleri — değer önerisi — insanları kendine çekiyor.
  2. Bu insanlar serbestçe hangi kodun çalıştırılacağını seçebiliyorlar.
  3. Seçilen kod, davranışlarını dikte ederek, ayrı ayrı düğümlerde çalışabiliyor.
  4. Düğümler ağa katılarak fikirlerini paylaşan akranlara bağlanıyorlar.
  5. Ağ, kimin neye sahip olduğuna dair anlaşma sağlayarak fikir birliğine varıyor.
  6. Değer, fikir birliği kuralları ile tanımlanan fikir dizisini güçlendiriyor: değer önerisinin somutlaştırılması evresine geçiliyor.
Fikir-değer geri bildirimi döngüsü.

Bu fikir-değer geribildirim döngüsü, fikirlerin değer yaratma yoluyla yeniden uygulanması, Bitcoin’in çekiminin ardındaki mekanizmadır. Bu döngüdeki her şey her şeyi etkiler — yazılım, donanım veya topluluk. Bu döngü insanları yakalayan asıl şeydir ve Bitcoin’in temel fikir dizisi neredeyse sabitlendiğinden, insanların sahip olduğu fikir dizileri üzerinde bazı şaşırtıcı etkileri sahiptir.

Bitcoin’in Çekim Alanı

Yukarıda gördüğümüz gibi, Bitcoin, düşünülmüş bir ağ oluşturan, düşünülmüş bir yazılım parçasıdır. Bu eşsiz mekanizmanın bir sonucu olarak toplulukta bir çekim alanı yaratmayı başarmıştır.

Muhtemelen, çoğu erken dönemdeki Bitcoin kullananlar temel fikirde birleşiyorlardı. Dan Held Planting Bitcoin’de işaret ettiği gibi Satoshi, ilk insan grubunu dikkatlice seçmişti: Bitcoin’in teknik bileşenlerini anlayan kriptograflar ve cypherpunk üyeleri harika bir başlangıçtı.

Bizi Bitcoin’in çekim kuvvetini kavramaya yaklaştıracak birçok yol var: şifreleme, bilgi güvenliği veya finansal teknolojilerle ilgileniyor olabiliriz. Bazı politik veya ekonomik inançlara sahip olabiliriz. Altın madencisi, özgür konuşma savunucusu veya spekülatör olabiliriz. Denemek için Bitcoin kullanmak isteyebiliriz. Bitcoin ile ilk temasınızın sebebi ne olursa olsun, içeri çekilme ihtimaliniz çok fazladır. Satoshi, bu çok boyutlu çekiciliğe, e-postalarından birisinde kriptografi posta listesine atıfta bulundu.

“Düzgün bir şekilde açıklayabilirsek, özgürlükçü bakış açısına sahip olanlarımız için harika önermeler içeriyor. Ancak benim kodla olan aram bunları kelimelere dökmekten çok daha iyi.”
- Satoshi Nakamoto

Bunu göstermenin bir yoluda bu fikir manzarasını görselleştirmektir. Tüm olası fikirlerin sayısı temelde sonsuz olduğundan, küçük bir altkümeye odaklanmak zorunda kalacağız. Ve Bitcoin hakkında konuştuğumuzdan, Bitcoin’in ne olduğu sorusunu sorarak fikirlerin evrenine odaklanacağız.

“Bitcoin Nedir?”

Üç yabancıya Bitcoin’in ne olduğunu sorun. Muhtemelen üç çok farklı cevap alacaksınız. Herhangi bir cevap mutlaka geçmiş deneyimlerden, politik ve ekonomik inançlardan ve dünya hakkında bireysel bir anlayıştan etkilenir. Kişisel düşünceleriniz, dünya görüşünüz, fikirlerin neresinde bulunduğunuzu tanımlar.

Tüm dünyada ise bir araya gelen fikirler dizileri görüyoruz: Bitcoin’in ne olduğunu açıklamaya yardımcı olan anlatılar. Bir kişi Bitcoin’i esas olarak dijital altın olarak düşünebilir, Bitcoin değerinin deposuna odaklanır. Başka bir kişi Bitcoin’i, Bitcoin’in takas yönüne odaklanarak bir ödeme sistemi olarak düşünebilir. Yine başka bir kişi Bitcoin’i daha karmaşık sosyal yapıları otomatikleştirmenin, sözleşmelerin ve benzeri fikirlerin otomasyonuna odaklanmanın bir yolu olarak düşünebilir.

“Kimse her şeyi bilemez. Toplumun karmaşıklığı indirgenemez. Belirli bir fenomeni anlama konusundaki susuzluğumuzu tatmin eden zihinsel modellere bağlıyız ve benzer anlatılarla özdeşleşen gruplara bağlı kalıyoruz. ”
- Dan Held

Bu anlatılar, bu fikir kümeleri, hem Bitcoin’in gerçekte ne olduğunu — en azından kısmen — hem de insanların ne düşündüğünü anlatıyor. Bu anlatılar, sistemi ve sistemin kendisini geliştirdikçe, zaman içinde mutlaka gelişecektir. Ne fikirler, ne insanlar, ne Bitcoin, ne de geniş dünya statik değil. Bitcoin vizyonumuz değişti ve gelecekte de değişmeye devam edecek.

Bitcoin her ne ise, bu fikir dünyasında yerçekimi görevi görüyor. Fikir kümeniz Bitcoin tarafından somutlaştırılanlarla örtüşüyorsa, yerçekimine yakınsınız ve teknolojiyi kolayca kavrarsınız. Fikirleriniz Bitcoin’in karşıtıysa, çekim gücünden çok uzaktasınız ve dikkatinizi çekmeme olasılığı epey fazla.

Bitcoin’in Çekimi

Sonuç olarak, Bitcoin belirli fikirleri ve idealleri paylaşan insanları kendine çekiyor. Bitcoin’in çevresine akın edenler ve sonradan adapte olanlarla dolu bir evrende merkeze bu yeni düşüncenin alındığı bir inovasyon ile karşı karşıyayız.

Ancak, şaşırtıcı olan, tartışılan bir ağın yan etkileridir: insanları etkileyen asıl onlardır. Bitcoin tarafından somutlaşan fikirler dizisi sabit olduğu için, tersi değil hizalaması gereken insanlar tarafından tutulan fikirler dizisidir. Son on yıl Bitcoin’in zihinleri değiştirmede çok etkili olduğunu göstermiştir. Şimdiye kadar, hiçbir zihin onu değiştirmede etkili olamadı.

“Yani evren düşündüğümüz gibi değil. İnançlarımızı yeniden düzenlemeliyiz. Çünkü kesinlikle evreni yeniden düzenleyemeyeceğiz. ”
- Isaac asimov

Bitcoin bizi, bizim onu değiştireceğimizden daha fazla değiştirecek.

Cazibe ve İtme

Peki, fikirlerimi Bitcoin’le örtüşmüyorsa ne olur? Ya Bitcoin’in fikirlerini, bu çabanın boşuna olduğuna ikna olmamak üzere değiştirmek isterseniz? Ya fikirlerinden bazıları tarafından düpedüz itildiğinizi hissediyorsanız?

“Burada bahsettiğim fizik mucizesi, Einstein’ın genel görelilik döneminden bu yana bilinen bir şey; bu yerçekimi her zaman çekici değildir. Yerçekimi itici de davranabilir. ”
- Alan Guth

Bitcoin’in fikirlerini temelden değiştirmek isterseniz, başka bir çekim merkezi yaratmaya başlamanız gerekebilir. Bu, Bitcoin’in açıklığı nedeniyle kolayca mümkündür. Açık kaynak kodu, izinsiz ağ yapısı ve herhangi bir tür resmi organizasyonun bulunmaması, herhangi bir izin istemeden kodu kopyalamasına, değiştirmesine ve çalıştırmasına izin verir.

Yukarıda belirtildiği gibi, Bitcoin’in ana kurallarını değiştirmek, yeni bir oyuna yol açar — herkesin oynadığı oyundan farklı bir oyun. Yalnız oynamamak için diğer insanları sizinle oynamaya ikna etmeniz gerekir. Oynamak için aynı sayıda insana sahip olmak istiyorsanız, ağdaki herkesi fikir grubunuzun herkes tarafından tutulandan daha iyi olduğuna ikna etmeniz gerekir. Bu çoğunlukla finansal bir oyundur ve güçlü ağ etkileri çok faydalıdır; herkesi ikna etmek sizin yararınızadır.

Bunu yapma özgürlüğü rekabetçi bir sistem yaratacaktır; yeni bir ağ oluşturarak veya mevcut Bitcoin ağından ayrılarak yaratılan ağların hangisi en iyidir? Tüm yeni projeler Bitcoin’den ilham aldığından, bir dizi fikir büyük oranda örtüşüyor; bazen neredeyse tam olarak aynı bile olabiliyorlar.

Yeni çekim merkezlerinin yaratılması (a) mümkün ve (b) yapılması nispeten kolay olduğu için (Bitcoin kodunu kopyala, birkaç parametreyi değiştir, birkaç arkadaşla yeni ağı başlat) son birkaç yılda kripto para patlaması oldu. Bu altcoinlerin çoğu düpedüz dolandırıcılık olsa da, bazıları yeni veya değiştirilmiş fikirleri paylaşan insanları kendine çeken bir niş bulmaya çalışmaktadır.

Farklı çekim merkezleri yaratan farklı fikirler

Bu çekim merkezlerinden birine ve dolayısıyla bir fikir-değer döngüsüne çekilmek, Bitcoin’de ve başka yerlerde gördüğümüz toksisitenin çoğu ile aynı nedenden kaynaklanır. Tutma inançları (fikirleri) ve varlıkları (değer) tutma arasındaki doğrudan bağlantı, daha derin bir yapılanmaya neden olabilecek çarpıcı bir faktördür.

“Günümüzde herkes, insanların“ birtakım komplekslere sahip olduğunu ”biliyor. Teorik olarak çok daha önemli olmasına rağmen, o kadar iyi bilinmeyen, komplekslerin bize sahip olabileceği.”
- Carl Jung

Biri, Carl Jung’un komplekslerle ilişki içinde olduğu gibi, blockchainlerin insanlara sahip olduğunu iddia edebilir. Her çekim merkezinin temelinde, bir dizi fikir ve onlar tarafından sahip olunan bir grup insan bulunur.

Bir kere yakalandığında, tekniklerdeki bir fark kolayca ideolojilerde bir fark yaratabilir — veya tersi. Her halükarda fikirlerden vazgeçmek zor, ama net değeriniz bu fikirleri kesin olarak birbirine bağlamazsa, daha da zorlaşır.

Yörüngeler ve Çarpışmalar

Herhangi bir çekim merkezinin oluşumu kolaylıkla gerçekleşmez. Tıpkı yıldız ve gezegen oluşumunun zaman zaman şiddetli olması gibi — güneş gezegenleri yutuyor, gezegenleri birbirine çarpıyor ve aylara parçalanıyor — Bitcoin’in çekiminin oluşumu da bazı şiddetli olaylara yol açtı.

Gelecekte bu olaylara detaylı olarak değinmeyi planlıyorum, ancak şimdilik Bitcoin’i çevreleyen başka projeler olduğunu ve geçmişte çeşitli mücadelelerde bulunduğunu kabul edelim.

Bir sanatçının gözünden Bitcoin ve uyduları. Kaynak: KQED Science

Diğer tüm projelerin Bitcoin tarafından yutulması veya kendi başına ölmesi ya da kendi yörüngelerini oluşturduğuna sık sık şahit olduk. Ancak bugün gözlemlenebilecek olan şey, çoğu ağın rekabetçi olmasıdır. Bu noktada Eric Hoffer’ın sözüne atıf yapmak gerekir: “Yarışanlardan birinin kazanması diğerlerinin kaybetmesi demektir”.

Aynı zamanda, son birkaç yıl içinde defalarca gerçekleştiği üzere, değer önerilerini yerine getiremeyen projelerin, taraftarlarının çoğunu ve değerlerini hızlı bir şekilde kaybediyor olması — ki bu hayal kırıklığı nedeniyle yeni projelere olan itibar azalmıştır. Varolan ve gelecekteki değer üzerine spekülasyon, fikir-değer döngüsünün ayrılmaz bir parçasıdır. Fikirler somutlaşmazsa veya başarısız olursa, gerçek (ve spekülatif) değer kaybedilir, bu da bu fikirleri ve onları içine alan ağları etkili bir şekilde sonlandırır.

Ancak, insanlar farklı fikir gruplarına sahip olduğu ve Bitcoin’in yörüngesindeki bir proje bu fikir kümesini içerdiği sürece, insanlar buna akın edecektir. Bu fikirlerin haklı olup olmadığına zaman, açık piyasa ve nihayetinde gerçeklik karar verilecek. Korkunç fikirler hiç işe yaramaz, uzun zamandır kötü olmayan fikirler ve statükodan önemli ölçüde daha iyi olmayan çözümler, serbest bir piyasada başarılı olmaz.

Bununla birlikte, en iyi fikirler, en büyük ağlar tarafından keşfedilebilir ve eğer mümkünse asimile edilir. Bitcoin onu domine edebilecekse eder.

Fikirlerden Beslenmek

Yukarıda bahsedildiği gibi, Bitcoin’in temel fikirleri ilk günden itibaren sabitlenmiştir. Ancak, bu Bitcoin’in geliştirilemeyeceği anlamına gelmez. Geliştirilebilir ve geliştirilmelidir, ancak Bitcoin’in özünü yok etmeyecek şekilde iyileştirilmesi gerekir. Bu gibi gelişmeler her zaman gerçekleşmektedir, bu nedenle senaryo script hashlerine ödeme gönderebilir, ayrık tanıklara sahip olabilir ve lightning şebekesinde hızlı ve ucuz bir şekilde küçük miktarlarda ödeme yapabiliriz.

Bitcoin’in geliştirilmesinin teknik özellikleri —mesela soft ve hard bir çatallanma arasındaki önemli fark — üzerine konuşmaya değer, ancak bu makalenin kapsamı dışında. Bu gelişmelerin doğası ile ilgili daha fazla ayrıntıya girmeden, Bitcoin kuşkusuz geliştiğine ve özellik setinin değiştiğine dikkat çekelim.

Çekim yasası açısından, bu Bitcoin’in kütle kazandığı anlamına gelir. Bitcoin’i tanımlayan fikirler kümesi, potansiyel seti ile birlikte genişliyor, potansiyel olarak daha fazla insanı yakalıyor ve süreçteki rakip projeleri ve fikirleri yutuyor.

Örneğin, ucuz ödemeler fikri, lightning şebekesindeki ödeme kanalları sayesinde yeniden ortaya çıkmıştır. Hala erken aşamada iken, lightning ağı büyük ölçüde başarılı olursa, bu fikir üzerine inşa edilen diğer projeler haklarını kaybetmeye başlayacaktır

Gizlilik, rekabet halindeki birçok projenin temelinde yatan bir başka bir fikirdir. Bitcoin’deki gelecekteki gizlilik iyileştirmeleri başarılı olmuşsa (Schnorr imzaları, lightning, whirlpool, CoinJoins’i destekleyen cüzdanlar), bu projeler de Bitcoin tarafından yutulabilir.

“Ve dünya ağzını açtı ve onları, evlerini ve Korah’a başvuran tüm insanları ve tüm mallarını yuttu. Onlar ve kendilerine gelen her şey, çukurun dibine canlı düştü ve dünya üzerlerine kapandı: ve cemaatin içinden öldüler. ”
- Book Of Numbers

Diğer tüm projelerin mutlaka yok olacağını söylemiyorum. Ancak ağlar ağ etkileri nedeniyle gelişir: hepsi olmasa da, kazanan azı yarışı kazanır.

İnancın Değeri

Ne zaman insanlar fikirleri tartışsa işin sonunda mutlaka farklı radikal gruplaşmalar olur. Politika, spor, iPhone vs Android veya pizzada ananas olsun, insanlar fikirlerine ve ideallerine en yakın olan fikirle özdeşleşiyorlar.

Fikirlerin geçerliliğini ölçmek bazen zor olsa da, ya sonuçları çok dolaylı (politika) ya da öznel şeyler için gerçekten sonuçlayıcı olmadığından (pizzada ananas) tam anlamıyla sonuçlanmadığından, Bitcoin gibi ağlar doğrudan bir ölçümle gelir: değer.

Bu değer hem manipülasyon hem de spekülasyon tarafından bozulabilirken, fikirlerin hem inancının hem de geçerliliğinin güvenilir ve (neredeyse) doğrudan bir göstergesidir. Bir ağın fikirleri ile daha fazla kişi ikna edilirse, daha fazla kişi o ağa ait coini elinde tutma eğilimi gösterir. Ve bu fikirler gerçeklikle ne kadar uyumlu olursa, ağ tarafından o kadar fazla gerçek değer üretilir, daha fazla insanı ikna eder ve zaten ikna olmuş kişilerin inançlarını derinleştirir.

Bitcoin bir nedenden ötürü en büyük ağırlığa sahip: ilk günden beri çalışıyor, gerçek insanlar için gerçek problemleri çözüyor, gerçek değeri üretiyor. İşe yarıyor, çünkü fikir dizisi gerçeklikle aynı hizada. Bu değerlidir çünkü insanlar değer önerisine inanırlar ve iyi olduğu sebebiyle ağda kalmak isterler. Bitcoin bugüne kadar izinsiz ve dijital değer aktarımı için en büyük, en güvenli, en güçlü ağdır. Ve büyümeye devam eder.

Bitcoin’in fikirlerine ikna olmuş olsanız da veya onlara tamamen karşı çıksanız da, Bitcoin fark yaratmaya devam edecektir. Çekim merkezi; süreç içindeki fikirleri, insanları, kuralları ve düğümleri yutmaya devam edecektir.

Sonuç

Bitcoin’in, fikir birliği kurallarında ve genel mimaride belirli bir dizi fikir içerdiğini biliyoruz. Bitcoin’in ana fikir kümesini değiştirmek neredeyse imkansız, bu yüzden de çekirdek tasarımı ilk günden beri “taş (stone)” olarak belirlenmiştir.

Fikir-değer döngüsü, Bitcoin’in çekimini yaratan şeydir. Bu geri bildirim döngüsüne yaklaşan kişilerin, kendilerini kendi fikir kümelerini Bitcoin’lerle veya “çatallarla” hizalamaya zorlayan belirli bir yakalanma olasılığı vardır.

Değişmeyen bir sistemin katılımcılarını değiştireceğini anlamak, Bitcoin’in hem çekiciliğini hem de iticiliğini anlamada yardımcı olur. Çekirdek fikir kümesini değiştirmek bir seçenek olmadığından, süreçte yeni çekim merkezler yaratarak yeni fikir kümelerini içeren yeni projeler başlatılır.

Farklı bir fikir değeri geri besleme döngüsü, her çekim merkezi için temel oluşturur. Aşiretçilik ve kayıptan kaçınma, rekabet eden projeler ve topluluklar arasındaki toksisitenin kısmen açıklanmasına yardımcı oluyor, çünkü herhangi bir geri bildirim döngüsüne düşmek, yakaladığı herkesin dünya görüşünü değiştirebilir.

“Biri, neden bir fikre sahip olduklarını içselleştirmemişse, mağdur olabilir. Kişi bir kez kendi kendine sormalı: Bu fikir niye bana sahip oldu? Aynı şekilde benim bu fikre sahip olmamı sağlayan şey ne?”
- Carl Jung

Hem dünya hem de Bitcoin dinamik şeylerdir ve şu anda ikisi için de kalıcı ve yerleşmiş bie fikre sahip olmak için çok erken. Bitcoin, özü neredeyse değiştirilemez olsa bile değişebilir ve değişmelidir. Bireysel inançlarımız ne olursa olsun, herhangi bir anlatıya veya herhangi bir fikre bağlı kalmamalıyız.

Bitcoin’in baskınlığı tesadüf değil. Fikirleri, en büyük insan grubunu ikna etmeyi başardı ve sırayla en çok değeri üretti. Bununla birlikte, eğer gerçekten takip edilirse, diğer fikirleri araştırmak iyi ve sağlıklı bir şey olabilir. Zaman ve serbest piyasa, hangi fikirlerin gerçeğe uygun olduğuna karar verecek. Kötü fikirler ortadan kalkacak ve iyi fikirler benimsenecektir.

İnsanların fikirlerin ve değerli varlıkların bir arada olduğu bir dünyada, her ikisini birbirine bağlayan ve güçlendiren bir geri besleme döngüsü güçlü bir çekim gücü arzeder. Bitcoin’in nazik çekiciliğini hissetmeye başladınız veya yakın yörüngede hodlonaut olsanız da, Bitcoin’in çekimi artmaya devam edecek. Bu fikre ben ikna oldum ve umarım sizlere de bir inanç tohumu ekmişimdir.

İleri Okumalar

Kaynak: https://medium.com/@dergigi/bitcoins-gravity-e1674ad9f8e4

Çeviren: Deniz Özgür

Twitter: https://twitter.com/deniz_zgur