
Tutsaklık
Karıştırıyorlar bu insanlar sapla samanı.
Sevmeyi, aşkı, tutsaklık sanıyorlar.
Bağlıyorlar görünmez iplerle, sonra hadi özgürsün işte gökyüzü deyip, salıyorlar semaya.
Tam yükselmişken göğe, çekiyorlar ipin ucundan. Diyorlar hey sen, dur daha gitme!
Ne anladık, bu özgürlükten…
Sevmek yeri geldiğinde bırakmak değil mi, gitsin diye ve eğer gelecekse zaten hiç gitmemiştir ki bir yere…
Gönülde saf temiz yere konmuş olan, uzağa gitse de yine hep değil mi içinde, en kuytu köşelerinde…
Saf sevgi, hangi sebeple verilebilirdi ki? Elinde miydi sevmek ve seçmek?
Ne demiş şair, kalp seçmez, severmiş demek!
Bırak gidecek gitsin, gelecekse gelecek,
Gelmeyecek ise zaten hiç gelmemiş ki O. Onunla nasıl düşlenir bir gelecek?
Ve Tanrı, seni neye, kime seçtiyse kalbin de yalnızca onu sevecek ve bekleyecek…
28.08.2018
Istanbul, Topkapı Sarayı
Photo by Deniz Sevi_yesi
