
Zamanların Efendisi
Çözüm önerileriyle zaman sorununu ele alıyorum. Kimsenin yapamadığını yaptım, zaman üretmeyi başardım!
Teknoloji ilerledikçe insanoğlu kıtlığını çektiği bir çok şeyi ya da muadilini üretebiliyor.
Hele ki 3D yazıcılarla yapay organ bile yapıldığını düşünürsek gerçekten enteresan bir yolda ilerliyoruz.
İnsanın hala üretemediği ve üretmesi çok zor görünen tek şey “ZAMAN”
1 gün 24 saat işte. Üstten de baksan alttan da 24 saat. Ne uzuyor ne kısalıyor.
Peki, üretemiyoruz ama her gün ona olan ihtiyacımız da artıyor.
Ne yapacağız?
Üretemiyorsak cevap çok basit yöneteceğiz!
Yönetmek üretmenin muadili.
Nasıl mı ?
Durun önce bir durum tespiti yapalım.
İstanbul’da bir iş günü. (Genellemeler içerir)
06:00 kalkış,hazırlıklar vs (kahvaltı dahil değil, o ekstra)
En geç 07:30 evden çıkış. Köprü geçiyorsan bu saatleri ortalama 1 saat geriye çekebilirsin.
09:00 işyerine varış. Arabada bir poğaça ve meyve suyuyla kahvaltı etmediysen ofiste bir şeyler yiyip içme zamanı. En iyi ihtimal 15 dakika beslenme süresi.
Saat oldu 09:15, gitti 3 saat 15 dakika!
Kendine, ailene ve işine ayıramadığın bir zaman dilimi.
Gel buna 1. zaman dilimi diyelim.
Burayı nasıl yönetebilirsin ileride tavsiyelerimi paylaşacağım.
09:15-en iyi ihtimalle 18:00. Beynini satıp para kazanacağın 7 saat 45 dakika…
Klasik bir bakış açısına sahip ve saat 18:00'da çıktığında rahatsız edici gözlerle sana bakan ya da sırf çıkma diye son dakikada sana bir iş ittiren ve o çıkmadan çıkarsan hoşuna gitmeyen bir yöneticin varsa ya da daha da kötüsü işlerini yetiştiremiyorsan bu süre tabii ki uzayacaktır.
19:00–19:30 son derece olası.
Genelleyelim ve çıkış saati 19:00 diyelim. Eve varış iyi ihtimal ve yine bir genellemeyle 20:00.
Gel buna da 2. zaman dilimi diyelim.
1.ve 2. zaman dilimini toplarsak gitti 13 saat!
Kaldı 11 saat!
Direkt 4. zaman dilimine bakalım. Uyku tabii ki. Hadi ona da 7 saat diyelim.
3. zaman dilimine kaldı 4 saat!
Panik başladı di mi? Aslında bütün gün uğruna çalıştığın en çok birlikte zaman geçirmek istediğin insanlara ya da yapmak istediklerine kaldı sadece 4 saat!
Eşinle mi sohbet edeceksin, çocukla mı oynayacaksın yoksa bütün günün yorgunluğunu atmak için kendine mi vakit ayıracaksın ???
Gerçekten sen ne yapacaksın ?
İşin zor!
Üretemiyorsan zamanı yöneteceksin zamanı.
Ben nasıl yapacağını biliyorum. Gelin bakalım.
1.Zaman Dilimini Yönetmek
Hazırlıklarından vazgeçemezsin, trafik sorununu da çözemezsin. İşe yakın bir yere taşın demeyeceğim biliyorum bir çok nedenin var taşınmamak için.
Tuhaf gelecek sana belki ama trafikte geçirdiğin zamanı günün en kaliteli zamanı haline getirebilirsin.
Ama sen napıyorsun?
Emaillerine bakıyorsun, kaza yapma pahasına. Sabahın köründe yeni gelen bir şey yok. Dünküleri okuyorsun, özellikle sinir olduklarını. Sonra kafanda planlar yapıyorsun bu maile nasıl cevap versem yani iş yeri argosuyla “nasıl geçirsem?” diye…
Sinirler daha işe gitmeden bozuldu di mi ?
Gülme, yapıyorsun!
Peki ne yapabilirsin ?
Servisle ya da toplu taşımayla gidiyorsan oku, aç bir kitap oku. Bırak mailleri ya da Facebook’ta kim neyi post etmiş. Okumayı sevmiyorsan aç ilgini çeken bir video izle ne bileyim müzik dinle.
Sakın uyuma. Sersem gibi başlama işe. Onun yerine gece iyi uyu sabah kaçta kalkıyorsan zinde kalk.
Arabayla gidiyorsan okuyamazsın ya da izleyemezsin (yapanlar var biliyorum ama sen yapma sakın)
Trafik zaten tıngır mıngır. O zaman aç bir kitap dinle. Bir dolu podcast var ya da koy bir kitap cd si…
Sakın çalışmaya başlama daha işe gitmeden.
Bütün gün kendinle baş başa kalabileceğin en iyi zaman dilimi 1. dilimdir, unutma.
2. Zaman Dilimini Yönetmek
En kritik bölüm bu. Bu dilim senin değil. Satıyorsun bu dilimi ve karşılığında para alıyorsun.
Profesyonel düşünmen lazım. Unutma 7 saat 45 dakikan var , 1 saat yemek onu çık.
Nasıl yöneteceksin bu zamanı?
İşkoliksen işime nasıl daha fazla katkı yaparım, değilsen sevdiklerime nasıl daha fazla zaman ayırırım diye bu dilimi çok iyi yönetmen lazım.
Teorik olarak çok basit:
Sınırları belirle, konsantre ol ve verimli çalış!
Oldu canım, nasıl yapacağım bunu dedin di mi ?
Gel beraber bakalım…
Muhtemelen açık ofiste çalışıyorsun. Her yerden bir ses çıkıyor. Bunu duymamayı öğrensen bile bir arkadaşın gelip bir şey soruyor.
Mailler yağıyor. Tam bir şey yaparken sağ alt köşede “yeni mailin var” kutucuğunu görüyorsun.
Hooop açıyorsun o maili, gitti konsantrasyon. Belki de birine “geçirmek” gerekiyor.
Neyse hallettin. Tekrar toparlıyorsun dikkatini.
“BİNG” whatsaap geldi. Kim acaba ?
Onu da atlattın. Bu sefer patron çağırıyor, kalk yanına git bakalım son anda aklına ne geldi?
Kesin en önemli ve dünyayı kurtaracak bir şeydir. Her şeye değer!
Oofff bu da her aklına geleni istiyor, çocuk gibi, 1 dakika bekleyemez.
Tamam tekrar yerime geri geldim. Çalışayım artık.
Bu sefer iş arkadaşın ya da yine patronun “hadi şu toplantıya sen de gel” diyor.
Ama benim ajandada yoktu? Ben plan program falan filan yapmıştım?
Neyse şimdi gitmemek olmaz sonra devam ederim.
Tanıdık geldi mi?
Harala gürele geçti gün. Senin işler kaldı, toparlaman lazım. Yarın patron sorar bitti mi diye.
Zaten patron da çıkmadı şimdi ayıp olur. Bari ben biraz daha kalayım şu işleri toparlayayım hem trafik de biraz rahatlar.
Ama o patron değil miydi senin zamanına saygı duymayan. Aklına esince seni çağıran senden bir şey isteyen?
Unutma, sen kendi zamanına saygı duymazsan kimse senin zamanına saygı duymaz.
Anlatacağım birazdan kendi zamanına nasıl saygı duyacağını.
Bu arada dikkat! Sevdiklerine ayırdığın 4 saate sarkıyorsun! Ama hani sen onlar için çalışıyordun?
Onları göremedikten, istediklerini yapamadıktan sonra çalışmanın anlamı ne?
İşte bütün bu paradoksu çözmek için size çok basit bir yöntem.
Domates Yöntemi (Pomodore technic)
Neymiş bu ?
İtalyan bir gencin ders çalışabilmek için 1980' de bulduğu bir yöntem. Domates şeklinde bir zamanlayıcı kullandığı için adı “Domates Yöntemi” olmuş.
Kesinlikle başarılı ve işe yarayan bir yöntem.
Basitçe bakalım.
1- Çalışmalarını 25 dakikalık bölümlere ayır, her 25 dakikada 5 dakika mola ver. Bunun için bir zamanlayıcıdan faydalan.
2-Bu 25 dakika için sadece tek bir iş seç. Birden fazla işle sakın uğraşma.
3- Bu 25 dakikada başka hiç bir şey yapma. Kahve, çay, Email, telefon, Facebook, whatsaap her şey yasak. Sadece yaptığın işe odaklan!
4- Beş dakikalık molanda da işle ilgili hiç bir şey yapma, düşünme. Face, çay, kahve, whatsaap serbest.
5- Sabah 5 dakika gününü planla. Domatesi böl. Her 30 dakika bir domates.
6- Çalışma yoğunluğuna göre günde 8–16 domates ideal. Yani molalar dahil 4–8 saat. İş yerinde 12 domatesle yani 6 saatte harikalar yaratabilirsin ve kafanı dinç tutabilirsin.
7- Biliyorum sen elinden geleni yapsan da çalışman bölünecek. Her çalışman bölündüğünde iş planına bir işaret koy. İki tip işaretin olsun. Senin yüzünden bölünenler, başkaları yüzünden bölünenler. Hafta bitince bunlara bir bak ve nasıl önüne geçeceğini düşün.
8- Patronun dahil bu şekilde çalışacağını herkese söyle. Bilsinler. Unutma ast da üstü yönetebilir.
Kurallarını koy, unutma herkes senden sadece iyi iş sonuçları bekliyor.
Bunu uygularken faydalanabileceğin aplikasyonlar bile var. Pomotodo bunlardan biri. İstersen faydalan.
Sonra saat 18:00' da çık, nereye istiyorsan oraya git. Sevdiklerine sevdiğin şeylere zaman ayır.
Ama patron ne der falan geç onları. Patronlar iş sonuçların iyiyse hiç bir şey demez, diyemez.
3. Zaman Dilimini Yönetmek
Eveeet, en keyifli ve en hoş yönetmen gereken dilim. Sevdiklerinlesin.
Saçmalama, bırak o elindekini. Bak hala mail bakıyorsun. Saatlerce boşuna mı yazım ben burada.
Bağımlıysan sana önerim 2 telefonun olsun. İşle ilgili olanı eşine ver eve girince ve krize girsen bile sana geri vermemesini söyle.
İkinizde çalışıyorsanız karşılıklı yapın bunu.
Yapamazsanız sen, eşin ve iPad li çocuğun muhteşem bir aile! olursunuz.
Sattın zamanını kazandın paranı şimdi harcama zamanı.
Neyi seviyorsan onu yap unutma sadece 4 saatin var!
4. Zaman Dilimini Yönetmek
Tamam tamam yatağa gelmeyeceğim senle. Sarıl sevdiğine güzel bir uyku çek şimdi.
İyi geceler…
Devrim Ziya Tavil
Ankara, 2.1.2016