GECMIS

Insanlik… Neleri unuttu, neleri hatirladi, neleri yazdi, birde neleri yazmadi, iste bütün bunlar bizleri yaratan seyler. Biz insanlik, bu dünyada felsefe ve bilimde en gelismis tür. Ancak hala bin yol sonrasina bir eser birakmakta zorlaniyoruz. Suanin teknolojisiyle yapamadiklarimizi insanlar tasa yazarak yapmis. Insanligin ilk yazi yazdigi, ilk yasalari yazdigi, ilk sehirlerini kurdugu, ilk devletlerini kurdugu, tüm hayvanlari evcillestirdigimiz, belkide ilk dinin ciktigi topraklar. Bu topraklar onbin yildir kana doymayan topraklar. Bir onbinyil daha kana doyacak gibide durmuyorlar. Ancak tarihide böyle yazmadikmi? Insanlik… Katleden ve katledilenlerin tarihi. Peki katledenlerin tarihini kaldirsak, o katledilenlerin tarihini görebilsek, gözlerimizon gördügüne gercekten inanabilecekmiyiz yada bunu midemiz kaldirabolecek mi? Katledilen aileler, ülkeler, kültürler. Bir gecede yok olanlar konusabilse kulaklarimiza neler fisildardilar. Peki ya o atombombanin yok ettigi sehirler, ya o kapisi kirmizi hacla isaretlenen insanlar, is yerleri yagmalanan, kadinlarina tecavüze edilen yunanlilar, bunlar konusabilse neler anlatirlardi? Gercek tarih varmidir, varsa nerede? Kim yazdi? Gercekten merak icindeyim. Peki ya bize olanlar? Yok edilenlere, ezilenlere, katledilenlere olanlar, bunlari kim yazacak? Iste bunlar gercekten zor sorular. Belkide hic bir zaman cevabini bulamayacagiz bunlarin. Tarihi Hitler kazansaydi veya SSCB o zaman nasil bir tarih olurdu okudugumuz tarih… Insanlik daha uzun zaman kalacak gibi, peki ya tarihin tarafsizligi, buda daha uzun zaman olacak gibi degil. Katledilenler ve katledenler oldugu sürece bu böyle devam edecek.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.