Gelincik Tava

Gelincik hafif morumtrak rengi, yumuşak derisi ve tipsiz görünümü ile ilk başta çok umut vermese de ilk lokmayı ağzına attığında eti ağzınızda dağılacak ve gelincik sayıklamaya başlayacaksınız.

Gelincik, ızgarasını beğenmediğim balıklardan. Tavası ise bir harika. Fırında güzel olduğu söyleniyor ama denemedim.

Balıkçının temizliği üzerine balığın içini yine de bir kontrol etmenizde yarar var. Siyah kısımlar yerken tadını bozar etin. Kaldıysa onları temizlemeye özen gösterin. “Anten”leri :) kaldıysa, onları da kesebilirsiniz.

Eğer gelincik büyükse, filetosunu çıkartarak pişecek parçaları inceltmeniz gerekir. Yoksa tavada pişirirken içleri çiğ kalacaktır. Tavaya sığması için enine ikiye kesmeniz de gerekebilir.

Gelinciği (ya da parçalarını) tuzlayıp, mısır ununa bulayıp sonra da zeytinyağında kızartıyoruz. Çok fazla zeytinyağı koymanıza gerek yok, unladığınız bir yüzeyi kaplayacak kadar olması yeterli. Bir taraf piştiğinde diğer tarafı da pişirip tavadan alıyoruz.

Ben genelde kağıt havlu ile üzerinde kalan yağları emdirmeyi de tercih ediyorum. Kızartma zaten yeterince ağır oluyor. Kızartırken yağın yanmaması önemli. Gelinciği, onu buladığım unun kararmamasına dikkat ederek kızartıyorum.

Gelincik tezgahlarda çok bulunan bir balık değil. Ben genelde buldum mu (çok küçük değilse) bulduğum kadarını alıp derin dondurucuya atarak stokluyorum.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.