
Daha İyi Hissediyorum. Nasıl mı?
Okuyacağınız bu yazıda kendi yaşamımda uyguladığım ve sonuçlarından mutluluk duyduğum bir şeyden bahsedeceğim. Bu şey hiçbir şekilde herhangi bir uzmanlık alanına bağlı olarak paylaşılmayacak olup uygulamanız sonucunda nasıl bir duygu seli içinde olacağınız konusunda garanti veremem. :)
Bazılarınız bilir 2012’de talihsiz bir yamaç paraşütü kazası geçirmiş ve T12 Vertebra Fraktürü tanısıyla (omur kırığı demek oluyor) bir ameliyat geçirmiştim. Bunun sonucunda da 2.5 ay evde dinlenmek etmek zorunda kalmıştım. O dönemde inanılmaz sağlıksız besleniyordum ve kilo almıştım. Ameliyat sonrasında da o kiloyu başarılı bir şekilde korumuş hatta üzerine ufak ufak eklemeler yapmıştım. Oh mis! Ameliyat öncesinde bir takım spor denemelerim olmuştu tabii 1–2 kez. Mesela evimin dibinde bir koru vardı birkaç kez gitmişliğim var. :) Çok yokuşlu olduğu için zor geliyordu. Bir de çam iğneleri düştüğü için ayağım kayacak diye korkuyordum. Ameliyat sonrasında bir ara yüzmeye başlamıştım hatta yüzerken müzik dinlemek için annem sony walkman hediye etmişti. Ona rağmen 6–7 ay gittim ve sıkıldım. Kilo da veremedim. Form kazanmak ve korumak için yüzmek bana göre değilmiş onu öğrenmiş oldum. Sonra bir spor salonuna kaydoldum. Bir süre güzel gitti ama motive olamadım o salonda. Esneklik çalışmalarımda antrenörümün çok desteği oldu ve vücudumu biraz esnetebildim tabii ama asıl yapmam gereken sporu yapabileceğim motivasyonum kayboldu. 2014 yılında dansa başladım ve hâlâ devam ediyorum. Saatlerce dans etmek kardiyovasküler açıdan faydalı görünebilir ama zumba yapmıyorsanız kilo vermek için yine yeterli değil. Spor yine şarttı…
Bu anlattıklarım çok kısa süreli değil bu arada 2–3 seneye tekabül ediyor. Derken, artık güzel bir spor kompleksi bulup kendimi çeşitlilik zengini bir spor dünyasına atayım istedim ve araştırmaya başladım. Evime yakın güzel bir yer yok. Araç şart. Metroyla hayatta gitmezdim. (Biraz tembelimdir o konuda.) Zaten metroyla gideceksem minimum 2 vesaite çıkıyor benim için her yer. Bunun kışı da var sonuçta. Bir de akşam sporunu çok sevmem. Akşamları iş sonrası insan yorgun oluyor. Ekstra işlerim çıkabiliyor. Aile ya da arkadaşlarla planlar olabiliyor. Bu sebeplerden dolayı akşam sporuna odaklanmak hoşuma gitmiyor. Benim için her zaman akşam bir alternatiftir bu yüzden. Asıl sporum sabah olmalıdır. Bu şartlara uyan çok fazla yer de yok açıkçası. Salonlar genelde 8'den sonra açılıyor. Hatta bu 9–10'a kadar da ilerleyebiliyor. En güzeli 6'da açılan bir yer olması. Genelde spor kompleksleri 6–6:30 gibi açılıyor. İş yerim ve evim arasında olan bir yer bulursam işe giderken ya da eve giderken uğrayabilirim diye düşündüm ve güzel bir spor kompleksi buldum. Burası artık favorim. Aralık 2017'den beri gidiyorum. Son derece motiveyim ve 8 kilo verdim. Hâlâ hedefimde değilim ama bu bile harika bir şey bence! Bu 8 rakamı Aralık’tan bu yana olan kısım. Kazadan bu yana toplamda 13 kilo verdim. Güzel bir sonuç. Haydi sayısal verileri bir kenara koyup görüntüye bakalım:

Gördüğünüz gibi çok ciddi bir değişim geçirmişim. En önemlisi de kilo kaybederken kas kütlemi koruyor olmam. Yakında baklavalarım da çıkabilir. Olur mu, olmaz mı bilemem ama şimdi daha iyi hissediyorum. Dilerim sizler de bu motivasyonu kazanabilirsiniz ve hep korursunuz. Sormak istediğiniz sorularınız olursa ben her zaman buradayım ve size destek olmak beni mutlu eder.
Sevgiler.
